Kalamar yemek caiz mi?

Kalamar yemek caiz mi?

       Kur'an-ı Kerim'de denizden elde edilen yiyeceklerin helal olduğu bildirilmektedir. Nitekim Kur'an-ı Kerim’de mealen şöyle buyrulmaktadır: "Deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı."(Maide, 5/96.) Hz. Peygamber de, "onun suyu temiz, ölüsü helaldir." buyurmuştur.
       İslam fıkıhçıları bu nasslara dayanarak bütün balık türlerini yemeği caiz görmüşlerdir. Bu konuda görüş birliği olmakla beraber balık türleri dışında kalan midye, kalamar, yengeç, karides gibi deniz ürünlerini yemek hususunda ihtilaf etmişlerdir. 
       Hanefi mezhebi fıkıhçılarına göre kalamar,  yengeç, karides yemek haramdır. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise bu deniz ürünlerini yemek helaldir.

 

Cuma hutbesine yetişemeyen kimsenin kıldığı Cuma namazı sahih mi?

Cuma günü okunan hutbe Cuma namazın sahih olmasının şartlarındandır. Bu hutbe okunmadan kılınan Cuma namazı ise geçersizdir.  Bundan dolayı Cuma namazının geçerli olabilmesi için bu hutbeyi okumak ve en az bir kişinin de bu hutbeyi dinlemesi gerekir.

Fakat kişi işinden ya da bir başka gerekçeden dolayı hutbeye yetişememişse ama namaza yetişmişse kıldığı namaz geçerlidir.

 

 

Sehiv secdesi nedir ve yapmayı unutmuşsa kişinin ne yapması gerekir?

 Bu secde, namaz kılarken kişinin yanılması veya unutması ya da dalgınlık gibi bir durumda namazın sonunda yaptığı bir secdedir.

 Kişi namazının kılarken farzı tehir etmişse veya vacibi terk ya da tehir etmişse sehiv secdesini yapması gerekir. Ancak kişi yapması gereken sehiv secdesini yanılarak veya unutarak terk etmişse, şayet selam verdikten konuşmak, gülmek kıbleden dönmek gibi namaza aykırı bir iş yapmışsa bu kimsenin sehiv secdesini yapması gerekmez namazı da kaza etmesine gerek yoktur. Fakat namaz bitiminde namaza aykırı bir iş yapmamışsa ve secde aklına gelirse hemen sehiv secdesini yapması gerekir.

 

Yapılan bir ibadetin ya da işlenen bir günahın imana faydası ya da zararı olur mu?

       İman inanılması gereken hususlar açısından artmaz ve eksilmez. Bir kimse, iman esaslarının tümünü kabul edip de, bir ya da birkaçına inanmazsa, iman etmiş sayılmaz. Bu durumda, iman gerçekleşmediğinden, artması ve eksilmesi söz konusu değildir. Ancak güçlü ve zayıf olmak açısından farklılık gösterir; kiminin imanı kuvvetli, kiminin zayıftır.

       İmanda bu çeşit farklılığın bulunduğuna Kur'an-ı Kerim'de işaret edilmiştir: “Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde) 'bu hanginizin imanını artırdı?' diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır.” (Tevbe 9/124); “O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir.” (Fetih 48/4); “Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların (mü'minlerin) imanlarını artırır.” (Enfal 8/2)

   Buna göre kişi günah işleye işleye imanını zayıflatmaktadır. Aynı şekilde kişi hayır işleye işleye ibadet ede ede de imanı artar.

 

Günün Ayeti

Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

Rûm,  30/12.

 

Günün Hadisi

"Ameller pazartesi ve perşembe günleri Allah´a sunulur. Ben, amelim Allah´a sunulurken oruçlu olmayı istiyorum."
(Tirmizi, “Savm”, 44.)

 

Günün Sözü

En büyük mezar insanın kalbine gömdükleridir.

 

Günün Duası

Allah’ım imanımızı ibadet yaparak güçlendirmeyi güzel ahlak ile de süslemeyi nasip eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Umur-i Zevkiyye Nedir?
Tasavvufta kalp ile tadarak, yaşayarak kavuşulan haller demektir.
 

Günün Nüktesi

Gıybet…

Hz. Peygamber sahabeye sordu:

  “Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?”

 “ Allah ve Resulü daha iyi bilirler” dediler.

Hz. Peygamber, dedi ki:

“Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!”

Bir adam dedi ki:

 “Ya benim söylediğim onda varsa, bu da mı gıybettir?”

“Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun.

Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir.” 

YORUM EKLE