Karınca duasının İslam dininde yeri var mı?

Halk ararsında Hz. Süleyman döneminde yaşanan bir kuraklık sırasında bir karıncanın yağmur yağması amacıyla yaptığı dua olarak inanılan ve bu sebeple “karınca duası” denen dua, güvenilir hadis kaynaklarında yer almamaktadır.

Ancak halk arasında yaygın olan bu duanın içeriği, esma-i hünsanın yani Allah’ın bazı isimlerinin sıralanması, Allah Teala’ya yönelik bazı hitaplar ve bereket talebinden ibarettir.   

İçerisinde Allah’ın isimleri ve güzel dualar bulunduğundan ve içeriğinde dine aykırı bir yön bulunmadığından söz konusu duayı okumakta sakınca yoktur. Olamadığı gibi okunması halinde inşallah bir bereket vesilesi olacağına da inanılır.

 

Yeni bir ev ya da araba alındığında kesilen kurban etinden kesen kimse yiyebiliyor mu?    

Ev veya araba almak kan akıtmayı gerektirmez. Yani yeni bir ev ya da araba alındığında kurban kesmek gerekmez. Ancak bu konuda adak yapılmışsa adağın yerine getirilmesi gerekir. Örneğin ev alırsam ya da arabam olursa kan akıtacağım derse ve bunları alırsa, aldığında bu kanı akıtması gerekir. Yani bu kanı akıtması gerekir.

Aynı şekilde kişi adak adamamışsa dilerse bu mala ve nimete nail olduğu için şükür babından bir kurban kesebilir.

Bir diğer husus daha vardır ki o da şudur: “Sadaka belaların define vesile olur” Böyle bir nimetten dolayı kurban kesip tasadduk etmenin muhtemel bir takım kaza ve belaların define vesile olacağı da umulur. Fakat bütün bunların yapılmasında bir adak söz konusu değilse bir vaciplik yoktur.

Yeni bir ev ya da araba alındığında adanmamışsa kesilen kurban etinden kesen kişi ve çocukları yiyebilir. Ancak bu adak olarak adanmış ise kesilen kurban etinden kesen kişi ve ailesi yiyemez.

Kul hakkını affetmedikçe Allah kulun bu günahını affeder mi?

Kul hakkı kâfirlik değildir. Her Müslüman günahkar da olsa cehenneme girse bile cezasını çektikten sonra cennete girer. Cennete yalnız İslam’a inanmayanlar giremez. Ne kadar çok günahkâr olursa olsun, Müslüman, günahlarının cezasını çektikten sonra muhakkak Cennete girer. Kul bu dünyada da ahiret gününde de hakkını helal etmese Allah ahiret gününde kul hakkı suçunu işleyenin sevaplarından alır hakkı olana verir. Sevap yoksa hakkı olanın günahlarını alır hak gasbedene yazar. Ancak Allah, kul hakkını kul affetmedikçe affetmez.

Nitekim bu hususta sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır: Müflis, şu kimsedir ki, kıyamette, amel defterinde pek çok namaz, oruç ve zekat sevabı bulunur. Fakat, bazılarına çeşitli yönden zararı dokunmuştur. Sevapları, bu hak sahiplerine verilir. Hakları ödenmeden önce sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları, bunun üzerine yükletilip Cehenneme atılır.

       Kişi bir kul hakkı yemişse kul hakkını hemen ödemeli, hak sahibi ile helalleşmeli. Kul borcu ile ölürse ahiret gününde hak sahibi onu affetmese cezasını çeker. Daha sonra tekrar cennete girer. 

       Dolayısıyla kul hakkı ağır bir haktır. Kişi hakkını affetmese cehenneme gitmeye sebep olabilir. Ama cehenneme gidilse bile günahın cezası çekildikten sonra müslümansa cennete girecektir. Tabi cehennemin o şiddetli azabını da göz önünde bulundurmak lazım ve ona göre kul hakkına riayet etmemiz gerekir.

 

Günün Ayeti

Bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.

Kehf, 18/ 28:

 

Günün Hadisi

“Namaz dinîn direğidir, terk eden dinîni yıkmış olur.”

 

Günün Sözü

İnsan her nefesini mezardan uzaklaşmak için alır ama her nefes alışında ömründen bir nefeslik zaman azalır.
Namık Kemal
 

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bir gönül kırmadan ve haram yemeden evimize dönmeyi nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Berâet-i Zimmet Nedir?

Aksine bir delil bulunmadığı müddetçe kişinin suçsuz ve borçsuz olması demektir.

 

Günün Nüktesi

Fakirliğini kimseye söyleme…

Hz. Lokman’ın oğluna nasihat eder:

Ey oğul!

Bir cemaat içinde bulunduğunda onlar ayakta iken sen oturma.

Oturdukları zaman da sen de oturuver.

Ey oğul!

Bıyık ve sakalınla oynama. Elinle sinek kovalamayı terk et.

Ey oğul!

Sükut ve teenni ile hareket et. Az konuş. Çok konuşma yanılmaya sebeptir.

Ey oğul!

Konuşurken sözü fazla dağıtma. Aksi takdirde şerefine zarar gelir.

Konuşurken başkalarını utandırma.

Kaş göz işareti yapma.

Ey oğul!

Güzel ve latif sözleri duymaya çalış. Fazla hayrete düşme.

Sözün tekrarlanmasını isteme. İnsanları güldürecek ve kendini maskara edecek sözlerden sakın.

Ey oğul!

Kimse hakkında ayıp tutma.

Ey oğul!

Senden bir şey istenildiği zaman, elinden geliyorsa vermeye çalış.

Birinden bir şey istediğinde de fazla ısrar etme.

Ey oğul!

Acizliğini ve fakirliğini hiç kimseye, hatta ailene dahi açma ki, onların yanında itibarın düşmesin, sözünü dinlemez olmasınlar.

YORUM EKLE