Kaybedenin hesabı ödediği oyun kumar sayılır mı?

            Kağıt ve benzeri haram olan bir oyunu oynamak kumardır ve haramdır. Bu ister ödetmesine oynansın isterse zevkine her ikisi de haramdır. Tabi bu oyun ödetmesine oynandığı zaman günah daha da büyük olur.

            Ancak dama, futbol ve benzeri helal olan oyunları oynamakta bir sakınca yoktur. Fakat caiz olan bu oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyundan bir menfaat elde etmemesi gerekir. Kaybeden de maddi bir zarara girmemesi gerekir.

Bu bağlamda oynanan oyun neticesinde bir taraf maddi bir zarara uğruyorsa bu oyun kumar sayılır dinen de caiz değildir.

 

Yaptığımız iyiliklerin ya da kötülüklerin kader ile bir ilgisi var mı?

       Kader ve kazaya inanmak iman altı esasından birisidir. Hayatta başımıza gelen her şey amma iyi amma kötü amma hayır amma şer her şey bir kader içerisinde tecelli etmektedir. Ancak kişi başına gelen herhangi bir olayda kaderi bahane ederek, kendisini sorumluluktan kurtarmaya çalışmamalıdır.

      Kişi, “Allah böyle yazmış, alın yazım buymuş, bu şekilde takdir edilmiş, ben ne yapayım? “ diyerek, günah işledikten sonra ya da yanlış yapıp suç işledikten sonra da kendisini suçsuz gösteremez, kaderi mazeret olarak ileri süremez. Çünkü bu fiiller, insanlar böyle tercih ettikleri için, bu seçime uygun olarak Allah tarafından yaratılmışlardır.

       Burada dileyen, tercih eden, isteyen kuldur; yaratan da Allah’tır. Kul sorumluluk doğuran fiilleri irade edendir ama yaratan değildir; zira yaratmak Allah’a mahsustur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Allah her şeyin yaratıcısıdır.” (En’am, 6/102) buyrulmaktadır.

       Her şeyin yaratıcısının Allah olması bizim kötü ve yanlış işleri, sorumluluktan kaçarak Allah’a havale etmemize yol açmamalıdır. Bu kaderi istismar etmek olur. Ayrıca kader ve kazâya güvenip çalışmayı bırakmak, olumlu sonucun sağlanması ya da olumsuz sonuçların önlenmesi için gerekli sebeplere sarılmamak ve tedbirleri almamak, İslâm’ın kader anlayışı ile bağdaşmaz. Allah her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bu sebepleri yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da bir ilâhî kanundur ve bir kaderdir.

      Dolayısıyla kişinin “Ben ne yapayım, kaderim böyle.”  Diyerek günah ya da suç işlemesi ya da işledikten sonra kaderi suçlaması doğru değildir.

 

Allah her yerdedir demek caiz midir?

                Allah vardır ve mekansız olarak vardır. Mekan biz yaratılmış varlıklar için vardır. Ancak bütün varlıkları yaratan Allah mekandan münezzehtir. Dolayısıyla bu sözü söyleyenin hangi manada söylediği önemlidir. Şayet bunu "Allah her yerdedir." diyerek Allah’ın zatıyla her yerde, mekanda olduğuna inanırsa imanı zarar görür. Çünkü burada Allah’a bir mekan izafe etmektedir.  Oysa Allah mekandan münezzehtir. 

            Fakat böyle söyleyen kimse, Allah’ın kudreti ve azameti her yerde olduğunu kastederse bir sakıncası yoktur ki bugün ülkemizde bu cümle bu manada kullanılmaktadır.

 

Günün Ayeti

      İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah indindedir.

Al-i İmran, 3/15.

 

Günün Hadisi

Affedici olun ki Allah da sizi affetsin

 

Günün Sözü

"Bazen arkasına dönüp bakması gerekir insanın; Nerden geldiğini unutmaması için."

Şems-i Tebrizi

 

Günün Duası

Allah’ım güne hayırla başlamayı ve hayırla bitirmeyi nasip eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Rahimehullah ne demek?

Daha çok sahabeden başka İslâm büyüklerinden birisinin ismi anıldığı veya yazıldığında, söylenen ve yazılan, Allah Teala ona rahmet eylesin mânâsına gelen duâ, hürmet ve saygı ifâde eden kavramdır.

 

Günün Nüktesi

Bizi aldatan bizden değildir…

 Hz. Peygamber bir gün  pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya:

 – “Ey zâhîreci! Bu ıslaklık nedir?” buyurdu.

 Adam:

 – Ey Allah’ın Resûlü! Yağmur ıslattı, dedi.

 Resûl-i Ekrem:

 – “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya!

  Kim bizi aldatırsa, bizden değildir” buyurdu.

 Müslim, “Îmân”, 164.

YORUM EKLE