Kirvelik evliliğe engel midir?

      İslam dininde kirvelik diye bir akrabalık bağı yoktur. Kirvelik baba, oğul, ana kız, dayı, yeğen gibi akrabalık olmadığından kirve çocuklarının evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur.  

       Toplumumuzdaki kirvelik bağı daha çok örfi bir bağdır. Örfi anlayışa göre kirve çocukları öz çocuklar gibi kabul edilmekte. Öz çocuk gibi kabul edildiklerinden bu çocukların birbiri ile evlenmesi uygun değildir deniliyor. Oysa abu anlayış ve örfün İslam nazarında bir hakikati yoktur.  

      Dolayısıyla kirve çocuklarının evlenmesinde dinen hiçbir sakınca yoktur.

 

Gayr-i Müslim ülkelerde, Müslüman kimsenin içki satması caiz mi?

            İslam fıkhına göre bir kimsenin herhangi bir malı satabilmesi için, önce o mala sahip olması gerekir. Sahip olunmayan bir şeyin satılabilmesi, şüphesiz söz konusu değildir.

            İslam hukukuna göre, sarhoşluk veren içki ve benzerleri mallar Müslüman’ın sahip olabileceği mütekavvim bir mal değildir. Müslüman bunları satın alamaz, imal edemez ve edinemez.

Bu itibarla, bir Müslüman’ın, müşteriler gayr-ı Müslim bile olsa, içki gibi haram malların ticaretini yapması, dinen caiz değildir

 

Mezarın üzerine su dökmenin İslam’da yeri var mıdır?

        Mezarın üzerine su dökmenin dinen bir sakıncası yoktur. Bilakis mezarın üzerinde bulunan ve ölüye bir faydası olacağı umut edilen bir ağacın ya da çiçeğin sulanması dinen hem caizidir hem de sevaptır.  Sulanan bu ağacın ya da yeşilliğin de ölüye bir faydası olacağı da umulur.

        Nitekim sevgili Peygamberimiz bir mezarlığın yanından geçerken bir inilti sesi duymuş bunun üzerine bir dal istemiş. Getirilen bu dalı o mezarda yatan kimsenin kabrine dikmiş. Ve umulur ki ona bir faydası olur demiştir.

        Dolayısıyla mezarı sulamak ya da üzerine ağaç veya çiçek dikmek, diktiğimiz bu yeşilliği de sulamak dinen caiz ve sevaptır.

 

Geceleyin nafile oruca niyet eden kimse sabah seyahate çıksa orucunu bozabilir mi?

            Dinimiz,  yolculuk hali genellikle sıkıntılı ve meşakkatli olduğu için yolcu olanlara birçok konuda kolaylıklar tanımıştır.

            Yolcu olanlar için namazın terkine değil kısaltılmasına veya ileri vakti bir arada kılma ruhsatı verildiği halde, namaza göre daha yorucu ve yıpratıcı olduğu için orucun da tutulmayıp sonraya bırakılması ruhsatı verilmiştir.

            Bunun için geceden niyetlendiği orucu tutarken gündüz yola çıkmak durumunda kalan kimse Hanefilere göre bu orucunu tamamlasa daha iyi olur, fakat bozması durumunda sonradan bunu kaza etmesi gerekir ancak ayrıca kefaret gerekmez.

Şafii mezhebine göre ise Ramazan ayında geceden niyet edilmiş orucun bile sefer durumunda bozulabileceğini söylemişlerdir. Tabi yolcu dilemesi halinde orucunu da tutabilir. Hatta tutması daha hayırlıdır. Ancak nafile orucu bozması halinde kaza etmesi gerekmez.

 

Günün Ayeti

Şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman tutun. O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.

Fıtır 35/ 6.

 

Günün Hadisi

“el-Hamdü lillâh duası mizanı, sübhânallahi ve’l-hamdü lillâhi zikri ise yer ile göklerin arasını sevap ile doldurur.”  

Müslim, “Tahâret”, 1.

Günün Sözü

Ahlak güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır.

Hz. Ömer

 

Günün Duası
Allah’ım geçmişte işlemiş olduğum günahlardan dolayı beni affet.

 

Bunları biliyor muyuz?

Tilavet Nedir?

Kur’an-ı Kerim’i güzel ve yüksek sesle, usulünce okumaya denir.

 

Günün Nüktesi

En büyük günah…

Ebû Bekre şöyle dedi: Resûlullah;  "En büyük günahı size haber vereyim mi?" buyurdu.

   Biz:

– Evet, yâ Resûlallah, dedik.

   Resûl–i Ekrem:

– "Allah'a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek" buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve "İyi belleyin, bir de yalan söylemek, yalancı şâhitlik yapmaktır" buyurdu.     

    Bu son cümleyi sürekli tekrarladı.

YORUM EKLE