Kişi adını beğenmiyorsa değiştirmesi caiz olur mu?

Kişi adını beğenmiyorsa değiştirmesi caiz olur mu?

            Yeni doğan çocuğa güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir.

 Hz. Peygamber sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.

            Hz. Peygamber güzel isim koymanın önemini bir sözünde şöyle ifade etmektedir: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel koyun.”

            Bu çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allah’ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah’ın hoşlanmayacağı isimle O’nun karşısına çıkmak istemez. Öyleyse çocuğu rencide edecek isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir.

            İsmin bu ehemmiyetinden dolayıdır ki, Peygamber'imiz kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirmiştir.

            Bu anlamda kişi sahip olduğu isimden memnuniyetsizlik duyuyorsa erginlikten sonra da olsa yeni bir isim almasında bir sakınca yoktur.

            Ancak bunun için ezan okumak, kurban kesmek vs. gibi herhangi bir merasim düzenlemeye gerek yoktur. Peygamberimizin, isimlerini değiştirdiği sahabelere bu tür bir merasim yaptırdığı bilinmemektedir. Ancak yine de ezan okumak isterse ya da kurban keserse de sakıncası yoktur.

 

Çocuğu olmayan bir kimse evlat sahibi olduğunda şükür için mevlid okutmak zorunda mı?

    Kişinin çocuk olduğunda bir şükür anlamında mevlit okutabilir. Ancak bu mevlidi zorunluluk anlamında okutmak zorunda değildir. Bu mevlidi okutmanın da bir vakti yoktur. Yani mevlidi çocuğun doğduğu gün ya da kırkıncı gününde okutmak zorunda değildir. Bu gibi merasimler güzel ve dinen hoş olmakla beraber dini bir vecibe ya da farz değildir. Ama yapılması halinde dinen sevap kazanılan güzel davranışlardır.

     Aynı zamanda anne ve babalar, çocukları dünyaya geldiğinde Allah’a hamd ve şükür maksadıyla isterlerse kurban keser, tatlı ikramı yaparlar. Fıkıh kitaplarında Akika adıyla geçen bu çocuk kurbanını kesme daha çok çocuğun doğumundan sonra ilk yedinci günde kesilmesi tavsiye edilmiştir. Ama daha sonra da kesilebilir. Dinen bir sakıncası yoktur.

      Buna göre Allah’a şükür babından ebeveynler çocukları olduğunda Kur’an veya mevlid okutmalarında bir sakınca yoktur. Bilakis dinen güzel bir davranıştır. Ama illaki bunu yapmak veya şu günde okutmak gerekmez. Birinci gün de olur. 40. gün de 100. günde de olur. Hiçbir fark yoktur.

 

Hind kınası abdest veya gusle engel midir?

       Abdest ve gusülde yıkanması gereken organların tamamının hiç kuru yer kalmadan yıkanması gerekir.

      Abdest alırken, yıkanması gereken organlardan birinde kuru yer kalırsa, abdest sahih/geçerli olmaz.

      Gusülde ise vücutta, suyun ulaşabildiği her yerin yıkanması gerekir.   Bu itibarla, abdest veya gusül alacak kimsenin, yıkanması gereken organlarında, suyun altına ulaşmasına engel olacak bir tabaka bulunmamalıdır.

   Oje ve ruj gibi vücut üzerinde tabaka oluşturup suyun bedene ulaşmasına mani olan maddeler abdest ve gusle engel olur. Bunların abdest veya gusülden önce giderilmesi gerekir. Ancak kına bir tabaka oluşturmadığından abdest ve gusle engel olmaz. 

 

 Boza içmek caiz mi?

       Bilindiği gibi, boza, darı hamurundan yapılan ekşimsi bir içecektir. Tatlılaştırılarak içilmektedir. Bu şekilde yapılan bozanın içine sarhoşluk verici bir şey karıştırılmadığı müddetçe içilmesi haram değildir, helâldir. Bu haliyle meyve suyu gibi meşrubat sınıfına girmektedir.

     Ancak fazla ekşitilir ve kabartılırsa, sarhoşluk verici bir hale geldiği için içilmesi caiz değildir. Buna dikkat edilmelidir. Buna göre  bozanın içilmesi caiz ve helâldir.

 

 

 

 

Günün Ayeti

"Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız"

Nahl, 93.

 

Günün Hadisi

"En hayırlınız, borcunu en iyi ödeyendir!" buyurdu." 

Buhari, “İstikraz,” 7.

 

 Günün Sözü

 En iyi eğitimli kişi, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır.

 Hellen Keller

 

Günün Duası

Allah’ım bu yeni günü ve haftayı  bize, ailemize, ülkemize, İslam ümmetine ve de insanlığa hayırlara vesile eyle.

 

 Bunları biliyor muyuz?

Nâme-i Seâdet Nedir?

Hz. Peygamber’in Mısır (Kıpt) hükümdarı Mukavkıs'ı İslâmiyet'e davet için yazdığı ve deriden olup on iki satır yazısı ve altında mührü şerifi bulunan mektubudur.

 

Günün Nüktesi

Bir öğüt…

Abdullah b. Süfyan şöyle demiştir:

"Peygamberimize:

- Ey Allah'ın Rasûlü! İslâmiyet hakkında bana bir öğüt veriniz ki, sizden sonra artık kimseden bir şey sormaya ihtiyacım kalmasın, dedim.

Bunun üzerine Peygamberimiz:

- Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol," buyurdu.

Müslim, “İman,” 13.

 

YORUM EKLE