Kişi ölmeden malını çocukları arasında paylaştıra bilir mi?

        İslamiyet de ölüm hak, miras helal diye bir söz vardır. Kişi ölmediği sürece malı miras olmaz ve yakınlarına miras olarak intikal etmez. Yaşamakta olan mal sahibi malını, helal ve caiz olmak şartıyla dilediği gibi harcar, tüketir ve -akrabası olsun, olmasın- istediğine verir. Yakınlarının ona "Bizim mirasımızı azaltıyor veya yok ediyorsun" deme hakları yoktur.   

        Mümin, yakınlarına miras bırakmakla yükümlü değildir, ihtiyaç içinde iseler onların nafakaların (geçimlerini) temin etmekle yükümlüdür. Nafaka temin ödevini yerine getirmekte olan bir mümin, geriye kalan malı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.

        Buna göre kişi ölmeden önce malını istediği gibi kullanma hakkına sahiptir. Kişi ölmeden önce ister malını dağıtır, ister yiyer, ister miras bırakır, isterse de çocukları arasında ölmeden dağıtabilir. Bütün bunlar caizdir ve de geçerlidir.

 

Nişanın bozulması halinde takı ve eşyalar kimin olur?

      Nişanın bozulması halinde nişanda takılan takılar iki tarafa da takı takılmışsa takılar ikiye bölünür yarısını erkek tarafı diğer yarısını da kız tarafı alır. Şayet herkes kendisine takılanı biliyorsa herkes kendisine takılanı alır. Yani kız tarafı nişanda kıza takılanı erkek tarafı da erkeğe takılanı alır.

      Ancak taraflardan birisinin rızası yoksa bir tarafın (ister kız ister erkek tarafı olsun) takıların hepsini alması caiz değildir.

 

Eyyâm-ı Bid Nedir?

"Eyyâm-i bîd", kamerî ayların 13., 14. ve 15. günlerine denir. Peygamberimiz, Ramazan orucu farz kılınmadan önce bu günlerde orucu tutmuş. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da bu orucu nafile olarak tutmaya devam etmiş ve "Kim her aydan üç gün oruç tutarsa ömür boyu oruç tutmuş gibi olur" (Tirmizî, Savm, 54, III, 135) sözleriyle bu orucun tutulmasını teşvik etmiştir. Bu itibarla eyyâm-i bîd orucu tutmak müstehaptır.

 

Sadaka-i Câriye Nedir?

      Sürekli sevap kazandıran sadaka anlamına gelir ve herkesin faydalanacağı süreklilik arzeden hayır demektir. Buna “kurumlaşmış hayırlar” da demek mümkündür. Cami ve mescidler, mektep ve medreseler, yollar ve köprüler, çeşmeler ve sebiller, hanlar ve hamamlar, her çeşit hayır vakıfları bunun örneğidir.

       Bunları yapanların, yapımına vesile olanların, katkı sağlayanların amel defteri kapanmaz ve sevabı sürekli olur.

 

Evlatlıkta mahremiyet ölçüsü nedir?

        Evlatlık edinme durumunda çocuk akıl buluğ olduktan itibaren mahremiyet esasları işler. Onun için evlatlık alınan kişi buluğa erdikten sonra kendisini evlat edinen anne ve babaya yabancı kişi gibi kabul edilir.

        Evlatlık alınan kimse yabancılara karşı yani nikâhlanabileceği kişilere karşı nasıl bir tavır ve tesettür takınıyorsa aynı şekilde kendisini evlat edinen aileye karşı da onlarda kendisine karşı aynı tavrı takınmak zorundadır. Zaten bundan hareketle İslam dini evlatlığı yasaklamıştır. Aynı zamanda aile ile evlatlığın birbirine mirasçı olması da dinen yasaklanmıştır. 

 

Günün Ayeti

Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.

 

Günün Hadisi

Temkinli (sabırlı) olmak Allahtan , acele etmek ise şeytandandır.

 

Günün Sözü

Hayat; ileriye bakarak yaşanır, geriye bakarak anlaşılır.

 

Günün Duası

Allah’ım bugün kaybedeceğim bir imtihana beni tabi tutma.

 

Bunları biliyor muyuz?

Rabıta nedir?

     Müridin, şeyhini düşünerek, kalbinden dünya ile ilgili şeyleri çıkarması, şeyhi vasıtasıyla Hz. Peygamber 'e ve Allah'a kalbini bağlaması anlamında bir tasavvufî terimdir.

 

Günün Nüktesi

Müslümanın Müslümanın üzerindeki hakları…

Ebu Hüreyre anlatıyor: "Hz. Peygamber buyurdular ki:

"Müslümanın, müslüman üstündeki hakkı beştir: "Selamını almak, hastandığında ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icâbet etmek, hapşırırca yerhamükallah demek."

Buhari, Cenâiz 2

YORUM EKLE