banner6

Kişinin fotoğrafa karşı namaz kılması namaza zarar verir mi?

       Fotoğraf asmanın hükmünü ikiye ayırmak gerek. Canlıya ait fotoğraflar, cansıza âit fotoğraflar. Canlıya ait fotoğraflar, ya yaşayacak şekilde boy resmi olur yahut da yaşamayacak şekilde yarım resim olur. Boy resmini Hanefi, Şafi mezhebi başta olmak üzere asmak uygun değildir. Bu fotoğrafların olduğu mekanda namaz kılmak da mekruhtur. Yaşamayacak şekilde yarım resmi asmada bir sakınca yoktur ama o mekânda namaz kılmak ise aynı şekilde mekruhtur.

        Cansızlara ait manzara resimlerini duvara asmada bir sakınca yoktur.  Yani çiçek, göl ve orman manzaraları gibi görüntüler çekilebilir, evlerin belli yerlerine asılabilir.

       Bu itibarla, duvarlarında canlılara ait boy resimleri bulunan odada kılınan namaz mekruh olur. Namaz kılarken mekruh işlenmemesi için böyle resimler ya indirilmeli yahut da üzeri örtülerek namaza durulmalıdır.

 

Peygamberlerin Fetânet sıfatının anlamı nedir?

        Peygamberlerin zeki ve dikkatli olduklarını belirten bir sıfattır. Yüce Allah gönderdiği bütün Peygamberlerine üstün bir zeka, büyük bir dikkat ve olgunlaşmış bir akıl ihsan etmiştir. Hiçbir peygamber haşa noksan bir zekaya ya da akla sahip değildir.

 

Ezan okunmadan kılınan namaz geçerli olur mu?

Namaz kılmada esas olan ezanın okunması değil namaz vaktinin girmiş olmasıdır. Yani bir namaz vakti girmişse ezan okunmamış olsa dahi o namaz kılınabilir.

      Aynı şekilde bir namaz vakti girmemişse ezan okunsa dahi kılınmaz. Mesela hoca yanlışlıkla sabah namazı vakti girdi diye ezan okursa ve vakit girmemişse velev ki ezan okunmuş olsa dahi namaz kılınmaz kılınsa da geçersizdir. Çünkü vakit girmemiştir.

     Aynı şekilde namaz vakti girmişse ama gerek elektrik olmayışından, gerekse imamın herhangi bir maruzatından dolayı ezan okunmamışsa bile namaz vakti girmiştir.  Kişi namazını kılabilir.

 

Birinin malına zarar veren kimse malın sahibini bulamıyorsa nasıl tazmin eder?

        İsteyerek veya istemeyerek olsun bir kişinin malına zarar veren bir insan, şayet o kişiyi tanıyor veya bulma imkânı varsa bulmalı ve ona hakkını helal ettirerek zararını tazmin etmelidir. Kişi ölmüşse mirasçılarına hakkı tazmin etmeli ya da onlardan halellik istemelidir.

       Şayet o kişiyi veya ailesini, mirasçılarını bulma imkânı yok ise onun adına bir hayır kuruluşuna veya fakir bir kişiye para yardımı yaparak hayırda bulunmalıdır.

 

Günün Ayeti

Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu.

Bakar, 2/251.

 

Günün Hadisi

Akrabalık bağı rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır."

Ebû Dâvûd, “Edeb”, 58.

Günün Sözü

Az yiyenin hekimle, düz gidenin hâkimle işi olmaz.

Erzurumlu Alvarlı Efe

 

Günün Duası

Allah’ım imanımızı ibadet yaparak güçlendirmeyi güzel ahlak ile de süslemeyi nasip eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Fakr Nedir?

Tasavvufta her zaman ve her işte kişinin kendisini fakir ve Allah’a muhtaç olduğunu bilmek demektir.

 

Günün Nüktesi

Halep oradaysa arşın burada…

      Bir gün bir adam pazaryerinde etrafına topladığı birkaç kişiye hatıralarını aktarırken sözlerinin arasına da olur olmaz şeyler katıyormuş.

     Yine böyle bir günde etrafındakilere ne kadar güçlü, kuvvetli ve yetenekli olduğundan bahsediyormuş.

     Etrafındakilere bir keresinde Halep’teyken altmış arşın atladığını ve tek seferde bunu başardığını anlatıyormuş. Oradan geçen Nasreddin Hoca, olayı duyunca bu kişiye ders vermek istemiş, yanına gitmiş.

      Nasreddin Hoca adam, ya demek Halep’te altmış arşın atlıyorsun, burada da atla görelim demiş.

      Adam kem küm edip o Halep’teyken öyleydi demiş.

      Nasreddin Hoca da ne var canım, “Halep oradaysa, arşın da burada” demiş.

     Adam bu hikmetli söz karşısında yetersizliğini ve cahilliğini anlayıp susmuş.

YORUM EKLE