Kişinin fotoğrafa karşı namaz kılması namaza zarar verir mi?

Kişinin fotoğrafa karşı namaz kılması namaza zarar verir mi?

 

 

 

       Fotoğraf asmanın hükmünü ikiye ayırmak gerek. Canlıya ait fotoğraflar, cansıza âit fotoğraflar. Canlıya ait fotoğraflar, ya yaşayacak şekilde boy resmi olur yahut da yaşamayacak şekilde yarım resim olur. Boy resmini Hanefi, Şafi mezhebi başta olmak üzere asmak uygun değildir. Bu fotoğrafların olduğu mekanda namaz kılmak da mekruhtur. Yaşamayacak şekilde yarım resmi asmada bir sakınca yoktur ama o mekânda namaz kılmak ise aynı şekilde mekruhtur.

 

 

 

        Cansızlara ait manzara resimlerini duvara asmada bir sakınca yoktur.  Yani çiçek, göl ve orman manzaraları gibi görüntüler çekilebilir, evlerin belli yerlerine asılabilir.

 

 

 

       Bu itibarla, duvarlarında canlılara ait boy resimleri bulunan odada kılınan namaz mekruh olur. Namaz kılarken mekruh işlenmemesi için böyle resimler ya indirilmeli yahut da üzeri örtülerek namaza durulmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

Beli rahatsız olan bir kimsenin abdestte yardım alması caiz mi?

 

 

 

      Bedenle yapılan ibadetlerde aslolan kişinin tek başına bu ibadeti yapmasıdır.  Bu anlamda

 

 

 

kişinin tek başına abdest alması mümkün ise başkasından yardım alarak abdest alması mekruhtur. Çünkü bunda ibadete aykırı olan bir nevi kibirlenme vardır.

 

 

 

      Ancak kişinin her hangi bir fiziki rahatsızlığı varsa abdest alırken başkasından yardım almasında dini anlamda bir sakınca yoktur.

 

 

 

 

 

 

 

Müslüman kadının Müslüman erkek dışında birisi ile evlenememesinin sebebi nedir?    

 

 

 

     Müslüman erkek Müslüman kadın dışına ehli kitap dediğimiz Yahudi ya da hristiyan bayanla da evlenebilir. Ancak müslüman bir erkeğin; Müslüman, Yahudi veya Hıristiyan bir bayan dışında bir kadınla evlenmesi yasaktır. Nitekim bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin..." (Bakara 221) buyrulmaktadır.

 

 

 

         şrik Allah'ın birliğine inanmayan, ona ortak koşan kimse demektir. Yahudi veya Hıristiyan kadınlarla Müslüman erkek evlenebilir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu konuda şöyle buyrulmaktadır.

 

 

 

"Mümin kadınlardan hür ve iffetli olanlar ile, sizden evvel kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınlar da... size helaldir." (Maide 5)

 

 

 

          Buna karşılık Müslüman bir kadının gayr-i Müslim bir erkekle (isterse bu erkek ehl-i kitap olsun) evlenmesi dinen mümkün değildir. İslam fıkıhçıları Müslüman kadının Müslüman erkek dışında bir erkekle evlenemeyeceğini yukarıdaki bu ayetten ve Mumtehine suresinin 10. ayeti olan şu ayete dayanarak hükme bağlamışlar: "...Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal değildir."

 

 

 

          İslam bilginlerinin bu ayetleri gayri Müslim erkeklerle evlenmeyi yasaklayacak şekilde yorumlamaları başka bir din mensubuyla evlenmenin kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi endişesine dayandırmışlardır.

 

 

 

 

 

 

 

Koca namaz kılmayan eşinden dolayı sorumlu olur mu?

 

 

 

     İslam’a göre herkes yaptıklarından sorumludur. Kimse kimsenin yaptığından sorumlu değildir. Nitekim bu hususta Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurulmaktadır: “Hiç bir günahkar, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)” buyrulur (Fatır, 35/18).

 

 

 

  Aynı şekilde İslam, her insanın bir iradesi ve seçme hürriyeti bulunduğunu ve bunun sonucu olarak yaptıklarından sorumlu olacağını bildirmiştir. “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür” (Zilzal, 99/7-8) mealindeki ayet buna delildir.

 

 

 

   Buna göre kişi ibadetlerini yerine getirmezse bunun hesabını Allah’a verecektir. Diğer Müslümanlara düşen ise ona nasihat etmek ve telkinlerde (emr-i bi’l- ma’ruf) bulunmaktır. İnsanın emr-i bi’l-ma’rufa en yakınlarından, ailesinden başlaması esastır. Nitekim Hz. Peygamber’e de böyle emredilmiştir. Rabbimiz ona tebliği emrederken, “ (Önce) en yakın akrabanı uyar” buyurmuştur (Şuara, 26/214).

 

 

 

    Hadis-i Şerifte de efendimiz: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz sorumlu olduğunuz kişilerden mesulsünüz buyurmaktadır.”

 

 

 

    Buna göre karı koca birbirinin ibadetinden sorumlu değildir. Taraflardan birisi bu ibadeti ihmal ederse diğeri ona nasihat eder. Ancak bundan dolayı bir günahı olmaz.

 

 

 

 

 

 

 

Günün Ayeti

 

 

 

İnsan çok zalim, çok nankördür.

 

 

 

 

 

 

 

Günün Hadisi

 

 

 

Şakada olsa yalan söylemeyin.

 

 

 

Günün Sözü

 

 

 

Kötülüğün İçine Kolayca Girilir, Ama Güçlükle Çıkılır.

 

 

 

Maintenon

 

 

 

 

 

 

 

Günün Duası

 

 

 

Allah’ım kimseyi itibardan etme

 

 

 

 

 

 

 

Bunları Biliyor muyuz?

 

 

 

Abdal Nedir?

 

 

 

Dünya ilgilerinden kurtularak kendisini bütünüyle Allah yoluna adayan ve ricâlü'l-gayb diye adlandırılan veliler topluluğu içinde yer alan "sûfî veya erenler" anlamına kullanılmaktadır

 

 

 

 

 

 

 

Günün Nüktesi

 

 

 

Bozgunculuğun başlangıcı…

 

 

 

Sevgili Peygamberimiz Beni İsrail arasında bozgunculuğun başlangıcını şöyle ifade eder:

 

 

 

“Beni İsrail arasında bozgunculuk şöyle başladı. Onlardan biri günah işleyen bir adama rastladığı zaman: “ Be adam Allah’tan kork, yapmakta olduğun işi bırak; zira o iş sana helal değildir.” der. Ertesi gün yine o adama aynı halde rastlar. Bununla beraber; o adamla yiyip içmekten ve onunla düşüp kalkmaktan çekinmezdi. Sonra, İsrailoğulları içinde kafir olanlar, isyanları ve hududu aşmaları yüzünden, Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lanetlendiler. Onlar yaptıkları günahlardan birbirini men etmeye uğraşmazlardı.” ayetini okudu. (Mâide 5/77)

 

 

 

Arkasından şöyle dedi: “Ya marufu (iyiliği) emreder ve münkerden  (kötülükten) nehyeder, zalimi zulmetmekten men eder, onu hakka çevirir, hak üzerinde durursunuz; yahut Allah kalplerinizi birbirinize benzetir de sonra sizi de beni İsrail’i lanetlediği gibi lanetler. (Ebu Davut, Melahim, 17)

 

YORUM EKLE