Kişinin kefenini hazırlamasında bir sakınca var mı?

 

Ölüm her faninin tadacağı yegâne hakikattir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu hususta şöyle buyrulmaktadır: “Bütün nefisler ölümü tadacaktır.”

      Dolayısıyla her fani ölüm gerçeğini düşünerek ölümden sonrası için hem maddi hem de manevi hazırlık yapması gerekir. Ölmeden önce kişinin kefenini alıp hazırlaması da bu türden bir hazırlıktır. Buna göre kişi ölmeden önce kefen alıp hazırlayabilir. Bunun da hiçbir dini sakıncası yoktur.

 

Müslüman kadının Müslüman erkek dışında birisi ile evlenememesinin sebebi nedir?     

     Müslüman erkek Müslüman kadın dışına ehli kitap dediğimiz Yahudi ya da hristiyan bayanla da evlenebilir. Ancak müslüman bir erkeğin; Müslüman, Yahudi veya Hıristiyan bir bayan dışında bir kadınla evlenmesi yasaktır. Nitekim bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin..." (Bakara 221) buyrulmaktadır.

         şrik Allah'ın birliğine inanmayan, ona ortak koşan kimse demektir. Yahudi veya Hıristiyan kadınlarla Müslüman erkek evlenebilir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu konuda şöyle buyrulmaktadır.

"Mümin kadınlardan hür ve iffetli olanlar ile, sizden evvel kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınlar da... size helaldir." (Maide 5)

          Buna karşılık Müslüman bir kadının gayr-i Müslim bir erkekle (isterse bu erkek ehl-i kitap olsun) evlenmesi dinen mümkün değildir. İslam fıkııları Müslüman kadının Müslüman erkek dışında bir erkekle evlenemeyeceğini yukarıdaki bu ayetten ve Mumtehine suresinin 10. ayeti olan şu ayete dayanarak hükme bağlamışlar: "...Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal değildir."

          İslam bilginlerinin bu ayetleri gayri Müslim erkeklerle evlenmeyi yasaklayacak şekilde yorumlamaları başka bir din mensubuyla evlenmenin kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi endişesine dayandırmışlardır.

  

Taziye yerinde veya mezarlıkta abdestsiz Yasin Suresini dinlemede bir sakınca var mı?

     Kur’an-ı Kerim, Allah’ın kelamı olduğu için onu okuduğumuzda ya da dokunduğumuzda bir takım hususlara dikkat etmemiz gerekir. Bu hususlardan birisi de Kur’an okurken abdestli olmak bunlardan birisidir. Nitekim bu hususta kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “o Kuran’a temizlenenlerden başkası el süremez”

     Bu ayetten hareketle İslam alimleri Kuran’a abdestsiz dokunulmaz demişlerdir. Ancak abdestsiz el dokundurmadan kur’an-ı okumada ya da ezber bilen bir insanın ezberinden okumasında bir sakınca yoktur.

     Yasin suresini abdestsiz dinleme de ise herhangi bir sakınca yoktur. Yasin suresini abdestsiz dinlemede bir sakınca olmadığı gibi Kur’an-ı Kerimin başka her hangi suresini de abdestsiz dinlemede bir sakınca yoktur. Abdestli olmak hususu okuyanla ilgilidir, dinleyenle ilgili değildir.   

   

Ancak her zaman abdestli olmak, kur’anın hangi suresi olursa olsun onu da abdestli dinlemek güzeldir ve sevaptır.

 

Abdest bitmeden önce yıkanan organı kurulamak caiz midir?

     Abdest alan kişi, abdest organlarındaki ıslaklığı havlu vb. bir şeyle kurulayabileceği gibi, kurulamadan da bırakabilir. Kurulanmayı abdestin sonuna bırakmak sünnettir. Zira Rasûlüllah ’in abdest aldıktan sonra yüzünü kuruladığı bir havlusunun bulunduğu rivayet edilmektedir (Tirmizî, Taharet, 40).

      Abdest alırken tüm organları ara vermeksizin peş peşe yıkamak (vilâ) da Hanefi mezhebine göre sünnet olduğundan  bir özür olmaksızın abdest bitmeden yıkanan organların kurulanması durumunda, sünnet terk edildiği için mekruh işlenmiş olur. Ancak abdest alan kişi, abdest esnasında bir organını yıkadıktan hemen sonra, alerji vb. özür sebebi ile kurulama ihtiyacı duyarsa, bunu yapmasında bir sakınca olmaz.

 

Araba tamircisinin kirli elbisesi ile namaz kılması caiz mi?    

      Namazın şartlarından birisi de necasetten temizlenmektir. Namaz kılacak kişinin elbisesinde, bedeninde ve namaz kılacağı yerde, kan, idrar, şarap, dışkı... gibi namaza engel necasetler bulunmamalıdır. Tesettüre uymak ve temiz olmak şartı ile iş elbisesi ve pijama ile namaz kılınabilir.

       Bu itibarla, işin cinsine göre iş elbisesinde bulunan madeni yağlar, pas, toz toprak ve benzeri kirler namazın sıhhatine engel değildir. Ancak kişi, camiye veya mescide gidecekse temiz elbise giymesi dinimizin bir tavsiyesidir. 

      Örf, adet ve medeniyet gereği olarak camiye veya cemaate giden kimsenin en güzel elbiselerini giymesi cemaate saygının bir gereğidir. Gerek evde, gerek diğer yerlerde tek başına da olsa namazların temiz ve güzel bir kıyafetle kılınması, şüphesiz daha iyidir.

 

Günün Ayeti

Hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım deme"

 

Günün Hadisi

Kabul edileceğine kesin bir şekilde inanarak Allah'a dua edin.

 

Günün Sözü

İnsan boş yere meşakkat çekmiştir; kazanıp da yemeyen. Öğrenip de yapmayan.

 

Günün Duası

Ya rabbi haftaya hayırla ve sağlıkla başlamayı hayır ve sağlıkla bitirmeyi de nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

İşrak vakti nedir?

    Güneş doğduktan sonra, ufuk hattından 50 yükselmesinden itibaren başlayan zamana işrak vakti denir. Halk arasında güneşin bir mızrak boyu yükselmesi şeklinde tabir edilmektedir

 

Günün Nüktesi

Nasıl muamele edeceksiniz?

       Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettikten sonra, Avrupa’da fütuhata devam ediyordu. Bir seferinde Sırbistan hududuna gelmiş ve Sırbistan'ın fethi artık an meselesi idi. Sırp Kralı Brankoviç bir yanda Macaristan bir yanda da Türkler olduğu için arada zor durumda kalmıştı. Her iki büyük devletten birine sığınmak, ondan yardım istemek düşüncesiyle, her iki tarafa da elçiler gönderdi.

"Sırbistan elinize geçer ve burayı fethederseniz nasıl muamele edeceksiniz?" diye fikirlerini öğrenmek istedi.

        Sırplılar ortodoks mezhebine mensup olduklarından, katolik Macar Kralı Hünyad tarafından şu cevabı aldı:

-Eğer Sırbistan bizim elimize geçer ve biz oraları istilâ edersek, bütün Sırplıları katolik edinceye kadar mücadele ederiz ve bütün kiliseleri yıkar, yerlerine katolik kilisesi inşa ederiz...

        Fatih Sultan Mehmet Hazretlerine giden elçi şu cevapla dönmüştü:

-Biz Sırbistan'ı alırsak, İslâmiyet’in Allah indinde tek din olduğunu ilân ederiz. Ve bu arada hiç kimseyi, kendi dininden dönmeye zorlamayız. İsteyen eski dininin icabı olan kiliseye gider, isteyen Allah indinde tek din olan İslâmiyeti seçer, dünya ve ahiret selâmetine kavuşur.

YORUM EKLE