Kişinin ölmeyi dilemesi dinen caiz mi?

Hastalık, dert, keder, sıkıntı ve de mutluluklar hep biz insanlar için vardır. Ve bütün bunlar fani olan dünya hayatının bir gereği ve imtihanıdır. Başa gelen hayırlar ve mutluluklar bazen bizim için şer, başa gelen musibetler de bazen bizim için hayır olabilmektedir. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde de hayır vardır.”

      Bundan hareketle kişinin başına ne kadar ağır ve büyük bir musibet gelirse gelsin ölümü direk istemesi, temini etmesi uygun değildir. Zira Hz. Peygamber kişinin ölümü temenni etmesini hoş görmemiş bilakis yasaklamıştır. Ancak karşılaşılan bu hadise esnasında "Allah’ım ölüm benim için hayırlıysa beni öldür. Eğer hayat benim için hayırlıysa beni yaşat" diye dua etmesinde bir sakınca yoktur. Sakınca olmadığı gibi aynı zamanda efendimizin de tavsiyesidir.

 

Cenaze taşınırken tabutun neresinde yürümek gerekir?

      Cenaze taşınırken tabutun her yanında ve yönünde yürümek caiz ve sevaptır. Ancak en efdal olanı cenazenin yani tabutun arkasında yürümektir.

 

Silah tehdidi ile hanımını boşayan kimsenin boşaması geçerli olur mu?

        Canı, malı ağır bir şekilde tehdit edilen ve bu tehdidi başka türlü defetmeye gücü yetmeyen kimseye İslam fıkhında mükreh denir. Bu şartlar altında tehdit edilip karısını boşaması istenilen ve de boşayan kimsenin boşaması fıkıhçılar arasında tartışma konusu olmuştur.

         Hanefi fıkıhçılar, tehdit edilenin tehdit karşısında rızası yoksa da ifade ve ihtiyarı yani seçimi vardır. Dolayısıyla iradesinin sakatlandığı söylenemez iradesi sakatlanmadığından bu kişinin boşaması geçerli olduğu kanısındalar. Fakat diğer mezhepler buna karşı çıkarak tehdit altında olanın sözüne itibar edilmemesi gerektiğini söyleyerek canın veya malın ağır şekilde tehdit edilmesini iradeyi sakatlayan bir sebep olarak kabul ettiklerinden tehdit altında yapılan boşamayı geçersiz saymışlar.

           Boşamayı kabul etmeyenlere göre boşayan kimse hür iradesi ile karısını boşamamıştır. Bunun için bu boşama geçersizdir.  Bu görüşte olanlar, "Gönlü imanla dolu olduğu halde zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip gönlünü küfre açanlara Allah katında bir gazap vardır. Büyük azap da onlar içindir." Ayetini kendilerine delil kabul etmektedirler. Bu görüşte olan fıkıhçılara göre şirk, küfür... talaktan daha büyüktür. Dolayısıyla böyle bir durumda (tehdit altında) iman zarar görmüyorsa nikah hayli hayli zarar görmemelidir. Bunun için de tehdit altında olanın boşaması geçersiz sayılması lazım.

 

Bulduğumuz eşyayı dinen kullanmamız caiz mi?

     Başkalarının rızası olmadan mallarını ellerinden almak caiz olmadığı gibi, kaybettikleri mal ya da eşyayı alıp sahiplenmek de caiz değildir.

     Bir kimse bir yerde bir miktar para veya eşya bulsa onu sahibine vermek üzere alabilir. Ancak kendine mal edinmek üzere alması başkasının malını gasp etmek hükmündedir. Buluntu eşya konusunda takip edilecek yöntem şöyledir:

     Bulunduğu yerde bırakıldığı takdirde telef olmasından korkulan bir şeyi sahibine vermek üzere almak vacip; telef olmayacak şeyleri almak ise mubahtır.

     Bir kimse bulduğu bir şeyi alırken, onu sahibine teslim etmek üzere aldığına çevresindekileri şahit tutar. Bulunan eşyanın sahibi çıkar ve onun kendisine ait olduğunu ispat ederse eşyayı ona teslim eder.

       Buluntu eşya, onu sahibine vermek üzere alanın yanında emanet durumundadır. Bir kusuru olmaksızın bu mal kaybolsa veya telef olsa, sahibi çıktığında bedelini ona ödemekle yükümlü olmaz.

       Buluntu eşyayı elinde bulunduran kimse bunu malın değerine göre uygun görülen bir süre ilan eder ve bekler. Sahibi çıkmazsa o malı yoksul kimselere sahibi adına tasadduk eder.

 

Günün Ayeti

Allah, insanları günahlar yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.

 

Günün Hadisi

İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde Allah zikredilmeyen evlerin misâli, diri ile ölünün misali gibidir.

 

Günün Duası

Allah’ım kalbimize, evimize, vatanımıza, milletimize huzur ver.

 

Günün Sözü

İnsan beyni, değirmen taşı gibidir. İçine bir şey atmazsanız kendi kendini öğütür.

İbn-i Haldun

 

Bunları biliyor muyuz?

Buğz nedir?

Başkalarına kin güdüp düşmanlık beslemek demektir.

 Günün Nüktesi

Değişen ne?

Hz. Mevlana’ya sorarlar;
-Sen Şems'ten önce de namazını kılar, ibadetini yapar mıydın?
-Yapardım.
-Ondan önce de etrafındakilere iyilik etmeye çalışmaz mıydın?
-Çalışırdım.
-Peki öyleyse değişen ne? Diye sorarlar.
Hz. Mevlâna'nın cevabı sarsıcı;
-Şems gelmeden önce üşüdüğüm zaman ısınırdım. Şems geldikten sonra dünya da bir Müslüman dahi üşüyorsa, ısınmaya hakkım olmadığını öğrendim...

YORUM EKLE