Kişiyi öldüğü yerden başka bir yere defnetmek caiz mi?

Kişiyi öldüğü yerden başka bir yere defnetmek caiz mi?

       İnsanın ahiret yurdunda hesabını verirken bu dünyadaki inancı, ameli ne ise ona göre hesabı iyi ya da kötü olacaktır. Bu anlamda kişi ister öldüğü yere gömülsün, ister doğduğu yere ya da başka bir yere, itikadı ve ameli açısından bir şey değişmeyecektir.

        Kişinin öldüğü yere gömülmesi fıkıhçılara göre müstehaptır. Öldüğü yerden başka bir yere götürülüp gömülmesi ise fıkıhçılar arasında tartışma konusu olmuştur. Kimi fıkıhçılar öldüğü yere gömülmeli demiştir (ki ağırlıklı kabul edilen görüş de budur).  Kimisi de başka bir memlekete götürülebileceğini söylemişlerdir.

Cuma namazı kılmayan kimsenin cenaze namazı kılınır mı?

Cuma namazı şartları taşıyan erkek Müslümanlara dinen farzdır. Kur'an-ı Kerim: "Cuma günü namaza çağırıldığınız zaman, Allah'ı zikre koşun ve alış-verişi bırakın.” buyuruyor.

       Sevgili Peygamberimiz de, mazeretsiz Cuma namazını terk edenler için azim tehditlerde bulunuyor. İşte bunlardan birisi, cuma namazını üç defa terk edenin kalbinin mühürleneceğini ifade eden hadisidir ki, bu hadis Müslümanlar arasında yanlış algılanmış bunun yerine üç cumayı terk eden kâfir olur şeklinde algılanmıştır.

       Aslında böyle bir şey ne Peygamberimizden nakledilmiştir ne de İslam'ın sair kaidelerine uygundur. Zira bir insan cumanın farziyetini inkâr etmeksizin, hayat boyu cuma kılmasa sadece günahkâr asi bir kul olur. Böyle bir kişi tasvip etmediğimiz halde ömründe hiç Cuma namazı kılmamış olsa dahi Cenaze namazı kılınır. Zira yukarıda ifade ettiğimiz gibi o, sadece günahkârdır. Ama hafazanallah Cuma namazının farz oluşunu inkâr ederse dinden çıkacağı için bu kişinin namazı kılınmaz.

Mezarlıkları ve türbeleri nasıl ziyaret etmeli?

Mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölünün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Ancak, kabir ve türbe ziyaretlerinde İslâm'ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir.

        Türbelerde yatan kişilerin  duaları kabul ettiğine, ilâhi kudretlerinin olduğuna inanmak; bu ziyaretleri dini bir vecibe gibi telakki etmek; bez bağlamak; mum yakmak; tevhid dini olan İslâm ile bağdaştırılamaz.

Buna göre kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Kabrin yanına gelince de Hazreti Peygamberin tavsiye ettiğ gibi; “ Mü’minler yurdunun sakinleri sizlere selam olsun. İnşâallâh biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allâh’tan afiyet dilerim” demelidir.

              Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak ağıt yakmak ise uygun bir davranış değildir,

 

Müslüman olmadan önce yapılan hayırlara sevap var mı?

      Kişi, Allah’a ve onun gönderdiği dine ve imanın esaslarına inanmadıkça Müslüman sayılmaz. İman olmadığından da yaptığı ibadetlerin ve hayırlı hizmetlerin sevabına erişemez. Ahirette sevap almamakla beraber. Yaptığı bir takım iyi hizmetlerden ve davranışlardan dolayı bu dünyada bir takım mükafatlar görebilir. Zengin olmak,  evlat sahibi olmak, sağlıklı bir yaşam sürmek… gibi.  

 

İpek karışımı olan elbiseyi erkeğin giymesi caiz mi?

     Saf ipekten yapılan elbiseyi erkeklerin giymesi haramdır, kadınların giymesi ise caizdir. Haram olan ipek, ipek böceği tarafından imal edilen maddeden ve başka karışımı olmayan kumaştan imal edilen elbiselerdir. Ancak bu elbisenin yüzde elliden fazlası başka bir maddeden imal edilse erkeğin bu ipek karışımlı elbiseyi giymesinde bir sakınca yoktur. Çünkü artık bu elbise saf ipek olmaktan çıkmıştır. Hatta yüzde olarak azınlıkta kalmıştır. Bundan dolayı erkeğin onu giymesinde bir sakınca yoktur.

 

Günün Ayeti

Kur’an okunduğu vakit hemen onu dinleyin ve susun ki merhamet olunasınız.

 

Günün Hadisi

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

 

Günün Sözü

İyiliğe gücün yetmezse, kötülük etme.

Aristoteles

 

Günün Duası

Allah’ım ölmüşlerimize rahmet, kalanlarımıza afiyet ömrümüze ve malımıza bereket ver.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ganimet nedir?

    Savaşta düşmandan ele geçirilen her türlü malı ifade etmektedir. Kur'ân-ı Kerim'de ganimetlerin 1/5'inin Allâh'a, Rasûlüne ve onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara ait olduğu bildirilmiş (Enfal, 8/41), Hz. Peygamber'in uygulamasında da ganimetin kalanı gaziler arasında taksim edilmiştir.

 

Günün Nüktesi

Kolayı Var
      İmparatorluk dönemi şairlerinin en esprililerinden biri olan şair Haşmet'in (18. yy.) kendine göre aptalca işler yapanların adını kaydettiği gizli bir defteri varmış. Kim ahmakça, akılsızca bir iş yapsa adını oraya işlermiş. Haşmet'in böyle bir defter tuttuğundan haberdar olan padişah (3. Mustafa) bir yolunu bulup bu defteri elde etmiş. Padişah zevk ve merakla bu defteri karıştırırken, aptalca işler yapanların listesi demek olan bu defterde kendi adına da rastlamış.

        Hemen şair Haşmet'in huzuruna çıkarılmasını emretmiş. Şair karşısına çıkınca vakit kaybetmeden paylamaya başlamış:
-Bu ne küstahlık! Sen nasıl oluyor da benim adımı böyle aptallar listesine kaydediyorsun?
-Efendimiz sakin olunuz, izah edeyim. Siz geçenlerde baş seyise yüklü bir para vererek cins bir Arap atı almaya gönderdiniz. O kadar parayla Arabistan'a gönderilen kimse artık geri döner mi? Bunun için sizin adınız da orada bulunuyor.
-Peki, ya baş seyis geri dönerse?
-Kolayı var efendimiz, sizin adınızı siler onunkini yazarız...

 

YORUM EKLE