Kocanın hanımına örtünme hususunda karışma hakkı var mı?


      İster kadın ister erkek için olsun fark etmeksizin ki her Müslüman’ın hem kendisini yaratan hem de birlikte yaşadığı insanlara karşı görev ve sorumlulukları vardır.  Allah’a karşı namaz kılma, içki içmeme gibi görevi vardır. Kullara karşı anne baba, eş, komşu, kardeş gibi kişilerin hakkını gözetme görevi vardır.

     Bu hakların hepsi önemli ve riayet de gereklidir. Ancak bunlar arasında öncelikli bir tercih yapmamız gerekirse tabi ki öncelikli olarak Allah hakkı gelir. Buna göre başörtüsü Allah’ın emri olduğundan ve erginlik çağına gelmiş her Müslüman bayan bunu örtmekle mükellef olduğundan eş, baba, anne ya da bir başka insan istemese de erginlik çağına gelmiş bir bayan yine de başını örtmek zorundadır.

      Burada kural kaide şudur ki efendimizin hadisinde de geçtiği gibi: “Allah’a isyan konusunda kula itaat edilmez.”

     Baş örtmek farz olduğuna göre koca istemiyorum dese de kadın yine de başını örtmek zorundadır. Ancak bunu yaparken eşine inat olarak değil, kocasını da ikna ederek onu incitmeden, yuvayı da dağıtmadan yapmalıdır. Yani ne yuvasını yıkmalı ne de günaha girmeli.   

 

Çocuğun doğumundan sonra kaçıncı güne kadar isim koyulmalıdır?

     Doğan çocuğa isim koyma ile ilgili rivayetlere baktığımızda bazı rivayetlerde doğumun üçüncü, bazılarında ise yedinci gününde isim koyulması gerektiğini müşahede etmekteyiz.        

      Bununla beraber Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim için, “Bu gece bir oğlum doğdu, ona dedem İbrahim’in adını verdim” (Müslim, Fedâil, 62 (2315) hadisinden hareketle doğumun birinci gününde ismini koymak daha doğru ve sahih olandır.

     Buna göre sünnete uygunluk açısından bebeklere mümkün mertebe birinci gün isim konulmalı; fakat bunu yedinci günden sonraya da bırakmamak gerekir.

 

Ezan okunmadan kılınan namaz geçerli olur mu?

Namaz kılmada esas olan ezanın okunması değil namaz vaktinin girmiş olmasıdır. Yani bir namaz vakti girmişse ezan okunmamış olsa dahi o namaz kılınabilir.

      Aynı şekilde bir namaz vakti girmemişse ezan okunsa dahi kılınmaz. Mesela hoca yanlışlıkla sabah namazı vakti girdi diye ezan okursa ve vakit girmemişse velev ki ezan okunmuş olsa dahi namaz kılınmaz kılınsa da geçersizdir. Çünkü vakit girmemiştir.

     Aynı şekilde namaz vakti girmişse ama gerek elektrik olmayışından, gerekse imamın herhangi bir maruzatından dolayı ezan okunmamışsa bile namaz vakti girmiştir.  Kişi namazını kılabilir

 

Kişi içinde belirli bir müddet ücretsiz oturması şartıyla evini satabilir mi?

     Akdin gereğinden olmayan, satış akdine uygun düşmeyen, örf haline gelmemiş olan ve taraflardan birine faydası dokunan bir şeyin akit esnasında şart koşulması, Hanefilere göre sahih olmadığı için bu şekilde yapılan bir alış-veriş akdi fâsit olur.

      Mâlikî ve Hanbelîlere göre ise, akdin gereği olmayan, ancak akdin gereğine de aykırı düşmeyen bir şeyin şart koşulması caizdir. Çünkü Rasûlüllah bir sefer esnasında Hz. Cabir’den devesini satın almak istemiş, o da, Medine’ye kadar binmesi şartıyla satabileceğini söyleyince Rasûlüllah bu şartı kabul ederek deveyi satın almıştır (Müslim, Müsâkât, 113).

     Buna göre satıcının, içinde bir müddet ücretsiz oturması şartıyla evini satması, Mâlikî ve Hanbelîlere göre sahihtir. Hanefi mezhebine göre ise sahih değildir.

 

Hanımı ile birlikte olmamaya yemin edenin nikahına zarar gelir mi?

       Kocanın karısına yanaşmayacağına dair yemin ederse veya bu içerikte bir nezirde bulunursa böyle bir yemine İslam fıkhında "İla" adı verilir.

      Hanefi fıkıhçılara göre koca bu yemin süresinde hanımı ile cinsel ilişkiye girerse, yemin etmişse yemin kefareti, nezirde bulunmuş ise adadığı o şey gerekli olur. Şayet koca bu süre içinde karısına dönmezse kadın bir bain talakla boşanmış sayılır.

      Diğer üç mezhebe göre "İla" vukuunda sadece dört ayın geçmesiyle talak meydana gelmez. Koca dönüş veya talaktan birini seçmek zorundadır.

 

Günün Ayeti

İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah iyi iş yapanları sever.

 

Günün Hadisi

Kim Kur'an'ı okur ezberler helal kıldığı şeyi helal kabul eder haram kıldığı şeyi de haram kabul ederse Allah o kimseyi cennete koyar. Ayrıca ailesinden on kişiye şefaatçi kılınır.”

 

Günün Sözü

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Yunus Emre

 

Günün Duası

Allah’ım bugün beni hiçbir konuda senden başkasına muhtaç etme.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Mubah Nedir?

Dinen yapılıp yapılmaması serbest bırakılan şeydir.

 

Günün Nüktesi

İhtiyaçları Kadar Alırlardı

            Emir Sultan hazretlerinin çok talebesi vardı. Bunlardan bazıları gündüzleri oruç tutar, geceleri de sabaha kadar namaz kılarlardı. Haftada bir gün Emir Sultan hazretlerine gelip, ihtiyaçlarını alıp giderlerdi. Aldıkları ile bir hafta boyunca idare ederlerdi. İhtiyaçları bitince, yine gelir alırlardı. Bir gün bu talebelerin biri, Emir Sultan'ın huzuruna gelerek, elini öptü.

Emîr Sultan talebesine;

"Bulunduğunuz yerdeki Müslümanlar iyiler mi? Hâlleri nasıldır?" diye sordu.

Talebe;

"Sizin himmetinizle, sıhhat ve selâmetteler, hepsi duacınızdır." deyince,

Emir Sultan elini cebine soktu ve bir akçe çıkardı. O talebesine verdi ve;

"Bizden onlara selâm söyle, biz hayatta olduğumuz müddetçe bu akçe ile yetinsinler. Bize dua etsinler. Başkalarına muhtaç olmasınlar." dedi.

O talebe, o bir akçeyi alıp, arkadaşlarının yanına geldi ve onlara;

 "Emir Sultan hazretlerinin size selâmı var." dedi.

Hepsi selâmı ayakta alarak;

"Sultan hazretleri ne buyurdular?" diye sordular.

Bunun üzerine o talebe;

"Emir Sultan hazretleri bir akçe verdi ve;

"Ben ölünceye kadar bununla iktifa etsinler, kimseye muhtaç olmasınlar." buyurdu." dedi.

Bu söz üzerine hepsi dünya malından soğudular. Kimseden bir şey almaz oldular. Pencerelerinde bir kutu vardı. Kimin ihtiyacı olursa, o kutunun içinden bir akçeyi alır, iftar için herkese bir miktar ekmek ve üzüm alıp, onunla oruçlarını açarlardı. Ertesi gün o akçe yine yerinde dururdu. Emir Sultan vefat edinceye kadar ihtiyaçlarını böyle karşıladılar. O akçe yerinden hiç eksilmedi.

YORUM EKLE