Komşusu açken tok yatan bizden değildir…

 

Yüce dinimiz, İslam, komşu haklarına büyük önem vermiştir. Önem verdiği gibi komşu hakları hususunda emir ve tavsiyeler de bulunmuştur. Komşu ile iyi geçinmek, iyi bir Müslüman olmanın alameti sayılmıştır.

               Bu sebeple, kalbi iman ile aydınlanmış, gönlü İslam’ın güzellikleriyle bezenmiş olan her Müslüman’ın yakın, uzak bütün komşularına iyilik etmesi ve onlara hayırlı bir komşu olması gerekmektedir.

               Şüphesiz insanın aile bireylerinden sonra en yakın, çevresi komşularıdır. Müslüman, komşularıyla güzel geçinen, seven sevilen aranan güven veren bir insandır. Çünkü, çevresine güven vermeyen bir insan, olgun bir mümin olamaz.

              Nitekim Hazret-i Peygamber bir hadisi şerifinde buna  işaret ederek şöyle buyurmuştur. "Müslüman elinden ve dilinden emin olunan kimsedir."

              Sevgili Peygamberimiz komşuluk ilişkileri ili ilgili  ayrıca şöyle veciz sözler  söylemiştir.

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşularına iyilik etsin."

"Allah katında arkadaşların en iyisi, arkadaşlarına iyi davranan; komşuların en iyisi de, komşusuna en iyi davranandır.",

"Cebrail, bana komşuyu o kadar tavsiye etti ki, komşuyu komşuya mirasçı yapacak zannettim."

             Bu hadislerden de anlaşıldığı gibi komşu hakları, dinimizin üzerinde titizlikle durduğu bir konudur.

             Bu itibarla, iyilik ve ikramda bulunmak, selamlaşmak, ziyaretlerine gitmek, yardımlarına koşmak, sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak, güler yüzlü davranmak, hediyeleşmek, düğün ve derneklerine katılmak, cenazelerine iştirak etmek, başsağlığı dilemek, zarar verecek hareketlerden sakınmak, ayıp ve kusurlarını araştırmamak, ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak, komşularımıza karşı başlıca görevlerimizdir.

            Hz. Peygamber efendimiz :“komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyor. Yani komşusunun haline aldırmayan Hz. Peygamberin ahlakını, komşuluk ilişkilerini, insanlığını, dostluğunu… Anlamamış demektir. En yakın komşumuzdan başlamak suretiyle evimizin ve iş yerimizin civarında bulanan herkes komşumuzdur. Dolayısıyla her birisinin üzerimizde komşuluk hakları bulunmaktadır. Onun için her Müslüman, en yakından başlamak üzere, bütün komşularına elinden gelen ilgiyi göstermelidir.

           O halde toplum içinde sevilen bir insan, Allah indinde övülen bir kul olmak istiyorsak kendimiz için istediğimizi komşularımız için de istemeliyiz. Zira Hz. Peygamber bir hadisinde: “kendi nefsi için istediğini başkası için istemeyen gerçek mümin olamaz diyor.” O halde kendimiz için istediğimizi başkası için de isteyebilmeliyiz. Kendimiz için istemediğimizi de başkası için istememeliyiz. 

           Komşularımızla güzel geçinmeli, onları hiçbir şekilde rahatsız etmemeliyiz. Gizli sırlarımızı araştırmamalı, eksiklerini gidermeye çalışmalı, sevinç ve kederlerine ortak olmalı, her hususta yardımlarına koşmalıyız.

           Unutulmamalıdır ki hayırlı insan topluma, insanlara faydası olandır.

Dinimizin komşuluk portresi bu olmakla beraber,  asrımızın insanı uzak komşusunun halını hatırını sorması bir tarafa kapı komşusundan bile bihaber yaşamaktadır.

       Medeni insanlar dediğimiz 21. asrın insanları olan bizler aynı apartmanda yaşadığımız kapı komşumuzu tanımayız. Ya da tanımak istemiyoruz.

        Tanımak istemediğimiz gibi aynı zamanda komşumuzun bayramını kutlamaz, cenazesine düğününe iştirak etmez bir toplum haline geldik.

       Oysa Fatih İstanbul’u feth etmeden önce halkının nabzını tutmak istediğinde bir bakkaldan alış veriş yapmak istediğinde bakkal ona cevaben şöyle demişti:

Ben siftah yaptım sen alış verişini komşumdan yap çünkü o daha siftah yapmadı”.

      Evet aziz müminler nerden nereye…

 

 

Soru ve Cevaplar:

 

Hisse senetleri zekata tabî midir?

     Alınıp satılan hisse senetlerine yatırım yapan kişinin, sahip olduğu hisse senetlerinin değeri, nisap miktarına ulaşmışsa ve üzerinden bir yıl geçmiş ise 1/40 oranında zekatını vermesi gerekir.

 

Teravihi cemaatle kılan bir kimse namazda hata yaptığında sehiv secdesi yapması gerekir mi?

    Cemaatle kılınan namazda cemaatin yaptığı hatadan dolayı sehiv secdesi gerekmez. Sehiv secdesi cemaatle kılınan namazda imamın hatasından dolayı yapılır.

     Dolayısıyla cemaatten birinin imama uyarak kıldığı namazda; kendi yaptığı hatadan dolayı ne kendisi ne de İmam için sehiv secdesi gerekmez.

 

Kişi evli kızına zekat verebilir mi?

       Zekat verecek olan kimse bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, nine, dede, çocuk ve torunlarına zekat veremez. Aynı şekilde kızı evli de olsa ona zekat veremez. Çünkü bu kızı ona mirasçı olmaktadır. Ancak damadı fakir ise damadına zekat verebilir.

 

Kişinin kullandığı arabasına zekat düşer mi?

       İnsanın zaruri ihtiyaçları arasında ev, ev eşyası, giyeceği, yiyecek ve içeceği yanında binek vasıtası da sayılmaktadır. Meseleye zaruri ihtiyaç maddeleri açısından bakıldığında, arabaya zekat düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Ev ve işyerinin işleri için kullanılan arabanın zekatı yoktur.

      Ama bir araba ticaret için alınmış ise ona zekat düşer. Aynı şekilde ticari taksinin gelirine de   zekat düşer.

 

Kiraya verilen eve zekat vermek gerekir mi?

      Ticaret için olmayan ev, arsa, araba ve benzeri malların kıymetleri üzerinden zekat gerekmez. Eğer bu ev ve benzeri malların kazancı, getirisi varsa ve bu getiriler, sahibinin diğer zekata tabii malları ile birlikte nisap ölçüsüne ulaşırsa yıl sonunda getirilerinin zekatı verilir.

      Fakat araba gibi mallar binmek için değil de ticaret için kullanılıyorsa her yıl kıymetleri üzerinden zekat vermek gerekir.

 

Haram yolla elde edilen kazanca zekat gerekir mi?

          Gayr-i meşru yolla elde edilen kazancın sahibi belli ise, bu kazancın sahibine iade edilmesi; belli değil ise, karşılığında sevap beklenmeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması gerekir.

           Bu itibarla, gayr-i meşru yolla elde edilen kazancın tamamı ya sahibine iade edilerek veya muhtaç insanlara harcanarak elden çıkarılacağından, zekâtının verilmesi söz konusu değildir.

 

İslam dininde dilenmek caiz mi?

     Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi dinen haramdır. Sıhhati yerinde olan, çalışacak ve ticaret edebilecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi uygun değildir. Ancak aç veya hasta olanın yiyecek istemesinde bir sakınca yoktur.

      Buna göre eli ayağı tutan, çalışabilecek sıhhatte olanın bir günlükte olsa iaşesi olanın dilenmesi dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadis-i Şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.”

 

Günün Ayeti

Namazı dosdoğru kılın zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz onu Allah indinde bulacaksınız

 

Günün Hadisi

Sadakaların ve yardımların en hayırlısı, verilen kimsenin ihtiyacını giderendir. Veren el, alan elden daha hayırlıdır.

 

Günün Sözü

Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin bir ihtiyacını da Allah giderir.

Hz. Muhammed

 

Günün Duası

Allah’ım bizi yoklukla, yoksullukla imtihan etme kullarına da muhtaç bırakma.

 

Ramazan Kavramları

Kefaret Nedir?

Ramazan orucunu kasten bozan kimsenin bir günlük Ramazan orucu yerine, ceza olarak peşi peşine iki ay oruç tutmasıdır.

 

 

Günün Nüktesi

Sabır…

Enes bin Malik’ten rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber, çocuğunun mezarı başında feryat ederek ağlayan bir kadının yanından geçti.

Ona:

"- Allah’tan kork ve sabret!" buyurdu.

Kadın:

— Çek git başımdan; zira benim başıma gelen felâket senin başına gelmemiştir, dedi. Kadın Efendimizi tanıyamamıştı. Kendisine, onun Allah Resulü olduğunu söylediler. Bunu duyar duymaz Peygamberimizin kapısına koştu. Orada kendisini engelleyen herhangi bir kimse olmadığı için doğrudan Efendimizin huzuruna çıktı ve özür beyan ederek:

— Ya Resûlallâh sizi tanıyamadım, dedi.

Allah Resulü:

"- Hakikî sabır, felâketin ilk anında gösterilendir!" buyurdu. (Buhârî, Cenâiz, 32)

     Sabır, başa gelen bir musibet anında birden tehevvüre kapılarak daha sonra pişman olunacak işler yapmayı engelleyen bir teskin ve teselli vasıtasıdır. Bu sebeple asıl sabır, musibetin ilk anında gösterilendir.

 

 

Allah’ın Sıfatları:

İlim:

 Allah, her şeyi bilir. Bilmesi mahlûkatın bilmesi gibi değildir. Karanlık gecede, karıncanın, kara taş üzerinde yürüdüğünü görür ve bilir. İnsanların kalbinden geçen düşüncelerini, niyetlerini bilir. Bilmesinde değişiklik olmaz. Onun bilgisi sonsuzdur.

 

Kısa Surelerin Mealleri:

Kevser Suresi:

1 - Muhakkak biz sana Kevser'i verdik.

2 - Öyleyse Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes.

3 - Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir

 

 

Kutsal Mekanlar

Cebel-i Rahme:

       Rahmet dağı” anlamına gelen Cebel-i Rahme,  Hz. Peygamberin Vedâ haccında Vedâ hutbesini okuyup Eshâb-ı kirâmıyla vedâlaştığı mekandır.

       Aynı şekilde Cebel-i Rahme, Hz. Âdem ile Havvâ vâlidemiz, dünyaya indirildiğinde Cebrâilin  yol göstermesiyle Arafat ovasında buluşmuştur. Âdem aleyhisselâm Cebel-i rahmet tepesi üzerinde iken, Allahü teâlâdan rahmet ve mağfiret (bağışlanmasını) dileyip duâsı kabûl oldu. Onun için bu tepe Cebel-i rahmet diye anılmaktadır.

YORUM EKLE