Adana’yı artık ayağa kaldıralım


Bu makale 2017-11-19 19:25:30 eklenmiş ve 349 kez görüntülenmiştir.
BAYRAM BULUT

Adana’da güzel şeyler oluyor. Ancak bunlar yine her zaman olduğu gibi yaygın medya da çok az sayıda, bazen de hiç yer almıyor. Onun yerine yine asayiş haberleri ile kent gündeme geliyor. Maalesef Sayın Valimizin yaptığı toplantılarda durumu değiştirmedi.  Budur hiçte değişecekmiş gibi görünmüyor. Ben Adana’da yaşayan bir Mardinli olarak şöyle bir değerlendirme yapmak istiyorum. Memleketim olan Mardin’i önce anlatmak istiyorum. Diyeceksiniz ki Mardin zaten kendisi tarihi turisttik bir yer Adana ile bu mukayese yapılabilinir mi? Tabii ki yapılabilir. Mardin tarihi dokusu ile gerçekten dünyanın ender kentlerinden bir tanesi. Kültürlerin, dillerin, dinlerin asırlardır ortak yaşadıkları bir yerdir Mardin. Mardin tamam böyle bir kenttir ama tanıtımı olmasa, iyi ve güzel yönleri tanıtılmasa Mardin’in bu güzelliklerini kim bilebilir ki. Gerçekten Mardin’i Mardin yapan ve Mardin’e sahip çıkan insanlar var. 7’den 70’e herkes Mardin’in tanınması için elinden geleni yapıyor ve başarılıda oluyorlar bence. Mardin’de terör olayları var diye haberler çıkınca tabiî ki Mardin azda olsa popülerliğini yitirse de kent yöneticileri bu imajı silmek için toplantılar, çalıştay, kongreler düzenliyorlar. Ama gerçekten canı gönülden bunu istiyorlar ve ellerindeki potansiyelleri değerlendiriyorlar. Mardin benim memleketim bundan dolayı tanıtımında emeği geçen herkesi kutluyorum. Gelelim Adana’ya aslına bakarsanız Adana’mızın da Mardin’den pek geri kalır yanı yok. Ama maalesef kötü lanse ediliyoruz. Sosyal paylaşım sitelerinde, videolarda yorumlar ve benzeri programlarda maalesef Adana’nın kötü yönleri hep ön palana çıkartılıyor. Yaşanan bir kötü olayda kesin burası Adana’dır algısı yaratılmış durumda. Birçok kent ekonomisine ciddi destek veren aileler ne yazık ki Adana’dan küstürüldü ve yatırımlarını çekti. Bu zaten Adana’yı bitiren en önemli noktalardan bir tanesi oldu. Sonradan yatırım yapmak isteyenlerinde yine önleri kesildi. Kentte işsizlik alıp başını gitti. Olaylar çoğaldı. Adli vakalar artmaya başladı haliyle de buda kent dışına olumsuz bir imaj olarak yansıdı. Bunları görüyorum ve üzülüyorum. Son dönemde Sayın Valimiz Mahmut Demirtaş bir kentin gelişmesi ve olumlu yönde anılması için bir kıvılcım çaktı. Gerçekten kendisini tebrik ediyorum. Çok önemli bir adım bu bence. Ancak Sayın Valimi buradan uyarmak istiyorum. Emniyete bakan asayiş muhabirleri ile bir toplantı yapılmalı ve buna emniyette görevli müdürler ve amirlerde çağrılmalı. Aksi takdirde bu haberlerin önüne geçilemez. Adana doğası, tarihi yerleri, akarsuları ve iklimi ile dünyanın hiçbir yerinde bulunamayacak bir özelliğe sahip kent aslında. Bu durum iyi değerlendirilirse bizde neden bir Mardin gibi bir kent olmayalım. Tarihi Tepebağ evlerimiz var. Bunu hep bir gururla söyleriz ve anlatırız. Ancak ben uzun yıllardır Adana’da aktif olarak muhabirlik yapan birisiyim ve ne yazık ki kendimi bildim bileli Tepebağ Mahallesi’nde bulunan tarihi binalar çürümeye yüz tutmuş durumda. Bunu defalarca haber yaptım. Biri bu haberleri duyar ve bir şeyler yapar iye ama maalesef bu güne kadar bir şey olmadı. Evlerin büyük çoğunluğu yıkılmaya yüz tutmuş durumda. Tepebağ Lisesi ve İlkokulu’nda bu binaların arasında yer alıyordu ve çoğu kez çatısından kiremitler insanların araçların üzerine düştü. Yine hiç kimse kılını kıpırdatmadı. Ta ki Sayın Valimiz Mahmut Demirtaş gelip konuyla ilgilenene kadar. Şuan o kötü görüntü gitti. Sayın Valime teşekkür ederim bu önemli konuya duyarlı davrandığı için. Tepebağ’da ki tarih kokan evlerin sahiplerinin olduğu bu nedenle kimsenin bir şey yapamadığı söyleniyor. Öyle olsa bile bu kişiler neden çağrılıp bu binalar restore ettirilmiyor. Gerçekten Tepebağ gerçek anlamda bir düzenleme yapılırsa. Yapılacak restorasyonlarla tarihi güzelliklerimiz tekrar turizme kazandırılabilir. İç gölümüz var bir de tabiî ki. Seyhan Nehrimiz var. Hadi iç gölümüz içme suyu kullanımında önemli bir yer taşıdığı için ellenmediğini var sayalım. Seyhan Nehri neden turizm açısından değerlendirilmiyor. Bir porsuk çayı bile bir kente turizm canlılığı katıyorsa koca Seyhan Nehrimiz neden bu amaçta kullanılmıyor. Yapılan festivaller ve benzeri etkinlikler yapılıyor belediyeler bünyesinde tamam yapılmalı bunlar ama bence şuan daha çok öncelik vermemiz gereken konular bunlar olmalı. Tarihi yerlerimizi canlandırıp, kenti bir turizm merkezi haline getirebilmek için potansiyellerimizi ayağa kaldıralım. Ardından zaten kentin ismini duyurduğumuzda bu tür etkinlikleri yaparak turizmin canlı kalmasına katkı sağlayabiliriz. Asayiş haberlerinin önlenmesi içinde insanların ekonomik düzeylerinin canlandırılması gerekli. Buda yeni yatırımlar yeni iş sahaları ile mümkün tabiî ki. Yerel yöneticilerimiz bugüne kadar birlik beraberliği sağlayamadı umarım Sayın Valimiz öncülüğünde bu birlik beraberliği sağlar ve kent için olumlu adımlar atarlar.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi