İSMAİL ARSLAN DÜŞTEN GERÇEĞE


Bu makale 2017-12-12 18:31:07 eklenmiş ve 468 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Demirel Babacanoğlu

 

Kendimi anlatmayı zor bilirdim; arkadaşımı anlatmak daha zormuş! İsmail Arslan benim kadim arkadaşım, dostum. Düziçi İlköğretmen Okulu’nda birlikte okuduk, birlikte aldık soluğu, birlikte yedik yemeği…

O, her şeyden önce bir şair. Düziçi İlköğretmen Okulu sözlü sınavına girdiği zaman abisinin kitaplarından ezberlediği şiirlerden  Ziya Osman Saba’nın “Bir Yer düşünüyorum”   şiirini okur. Kazanır. Şiir şöyle;

“Bir yer düşünüyorum yemyeşil/ Bilmem neresinde yurdun/ Bir ev günlük güneşlik/ Çiçekler içinde memnun// Bahçe kapısına varmadan daha/ Baygın kokusu ıhlamurun/ Gölgesinde bir sıra der gibi/ Oturun// Haydi çocuklar haydi/ Salıncakları kurun/ Başka dallarsa eğilmiş/ Yemişlerimden buyurun// Rüzgar esmez konuşur/ Uçurtmalar uçun çamaşırlar kuruyor/ Mesut olun yaşayın/ Ana baba evlat torun”

İsmail 1945 Andırın doğumlu. Öğretmenken Atatürk Eğitim Fakültesi, Açıköğretim Fakültesi Edebiyat Bölümünü bitirdi. 37 Yıl öğretmenlik yaptı emekli oldu.

16 Kooperatif kurdu. Adana Koop Genel Başkanlığını yaptı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda görev aldı. Yurtiçi, yurt dışı gezilerde bulundu. “Zincirleri Gül Kokulu (şiir), Mustafa Kemal’in Tufanı (oyun), Kent Sorunlarına Kooperatiflerin Çözüm Arayışları, Andırın Yöresinden Öyküleriyle Ağıtlar, Düşten Gerçeğe” kitaplarını yazdı. Evli, biri kız dört çocuk babasıdır.  Adana’da yaşıyor.

“Parakan”  adlı kitabımda İsmail Arslan’a adadığım “Pervasız” adlı bir şiirim vardı. “Ölünün yüreğinde sevginin gözleri güldü/ Taştı gözlere kan/ Gülmedi karanlıklara aydınlıklar/ Doğuverdi güneş pervasız” diye gidiyor. 

O da “Zincirleri Gül Kokulu” kitabında “Çağrı” şiirini  adamış bana. “Yüreğinde güldü gözler/ Hep kan karanlık/ Ezilen öfkenin düşü/ Can sağ olsun Memet// Bir ayak iki olsun, dokuz olsun/ Dayan kırk sekiz olsun/ Ölsün kuşlar ne çıkar/ Ölsün Memet/….”

Anlatacaklarım birikmiş; okulda neler yaptık, hangi kitapları okuduk, nasıl duvar gazetesi çıkardık, okul bültenini nasıl çıkardık, hangi dergilere abone olduk, nerelerde şiir okuduk, sanatseverler odasında nasıl çalıştık, hangi dergilerde yazdık, Makaryos’a karşı nasıl protesto yürüyüşü yaptık, On Kasım Atatürk günlerini nasıl düzenledik? Nasıl sigarada yakalandık?... Boşaltıversem!...

Geçenlerde (14.10.2017) Adana-Karahan Kitapevi’nde imza günü vardı arkadaşımın. Duyanlar, edebiyatla uğraşanlar, arkadaşlar, dostlar, öğrenciler, meslektaşlar,  akrabalar, sevenler… oradaydılar… Belki üç yüz, belki dört yüz… “Düşten Gerçeğe”(1) adlı kitabını imzalattılar.

Kitap, ayrıntılarıyla yaşamöyküsünü bir destan, bir şiir gibi anlatıyor… Başlayınca bırakamıyorsunuz …

Kitaptan tadımlık bir bölümcükler sunayım beğeninize:

“Babam köyün muhtarıydı, amcam imamı. İsmet Paşa’ya laf söyletmezlerdi. Köyümüz Gökahmetli, Andırı’nda ağaların, hatunların köyüydü. İrili ufaklı ağaların hepsi o dönemde fötr şapka giyerdi.  İsimlerinin arkasına mutlaka ‘ağa’ sıfatı gelirdi ki o sıfatın simgesi de fötrdü.”(2)

“Daha bir buçuk iki  kilometre gitmemiştim ki, açlıktan karnı karnına geçmiş bir kurdun delici gözlerle bana baktığını fark ediyorum birden. Dizlerimin bağı çözülüyor ve olduğum yerde kalıyorum. O beni süzüyor, ben onu. Bakışıyoruz. Ne ileri ne geri gidebiliyorum. Taş kesilmişiz. İlk hamle kimden gelecek bekliyoruz. Elimde olmayan bir refklesle kendimi de ürküten bir çığlık atıyorum. Çığlığımdan ürken kurt 15-20 metre uzaklaşıyor ve duruyor. Gözüme kestirdiğim  ilk ağaca tırmanıp boğazım yırtılırcasına bağırıyorum…”(3)

“F. Hüsnü Dağlarca’nın Aksaray’da ki kitapçı yerine götürüyorlar. Dağlarca, kitapevinde konuşmadan oturuyor. O ay Varlık dergisinde çıkan Cevdet Sunay’a yazdığı ‘Ağrı Dağı’na çıktık mı çıkmadık mı’ şiiri büyük beğeni ve takdir toplamıştı. Dağlarca’nın ‘Vietnam Savaşımız’ adlı kitabı yeni çıkmıştı, başka kitaplarla birlikte onu da alıyor imzalatıyoruz…” (4)

Dipnot.

(1).Düşten Gerççeğe, Karahan y. 2017

(2).Andırın Gökahmetli Köyü’ndenden bir anlatı.

(3). Kastamonu-Bozkurt-Ortasökü Köyü  öğretmeniyken yaşanan bir olay.

(4).İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda okuyan Osman Kabalcı ile gezerken uğranan şair. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi