Piyango bileti almak caiz mi?


Bu makale 2017-12-24 19:17:00 eklenmiş ve 131 kez görüntülenmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Zeki Uyanık

       Kumar oynamak dinimizce, “ Ey iman edenler içki, kumar, fal okları… şeytanın pis işlerindendir…” ayetine binaen haram kılınmıştır. Piyango bileti almak da, her ne kadar şans oyunu ise de kumarın bir çeşidi olduğundan haramdır.

       Bu yolla kazanılan para da haram işlenerek kazanıldığından dinen gayr-i meşru bir para olur.   Bununla hayır yapılmaz, hacca gidilmez, kurban kesilmez.         

 

Vefat eden kimse için yedi yemeği vermek dinen zorunlu mu?

     İslâm’da, Peygamber Efendimizin sünnetinde ve İslâm âlimlerinin tatbikatında “ölünün yedinci, kırkıncı, elli ikinci gecesi” gibi bir âdet ve ibadet şekli yoktur. 

     Bu yemek ya da anma diğer kültür ve inançlardan Müslümanların hayatına sokulmuş bir adettir. Bu yemeğin İslam’da yeri olmamakla beraber her zaman ve her gün ölülerimiz için yemek verebilir. Mevlitler dualar, Kur’an-ı Kerim okunabilir. Ancak bunu belli bir güne hasretmek doğru değildir.

    Bu okuduklarımız onların ruhunu serinletecek, kabirlerini nurlandıracak,  varsa üzerlerindeki kabir azabını hafifletecektir diye temenni ederiz.

 

İşimiz Allah’a kaldı  demek caiz mi?

        Bütün varlıklar Allah’ın yaratması ile var olmuşlardır. Dolayısıyla Allah bütün varlıkların sahibi ve rabbidir. O dilediğine dilediğini verir, dilemediğine vermez. Aynı şekilde O dilediğini zengin yapar, dilediğini fakir bırakır. Yani kısaca Hz. Peygamberin bir hadis-i Şerifi’nde buyurduğu gibi “Allah’ın dilediği olur dilemediği olmaz meydana gelmez.”

        Yine bir çok ayeti kerimede Allah’ın tek yaratıcı ve rızık veren aynı zamanda her şeye kadir olduğu vurgulanmaktadır. Yani bizlerin her işi ancak onun dilemesi ve yaratması ile meydana gelmektedir.

       Onun için her zaman bütün işlerimiz Allah’a kalmaktadır. Böyle de inanmak gerekir. Halk arasında özellikle olağan üstü durumlarda kullanılan “işimiz Allah’a kaldı” sözü doğru olarak kullanılmamaktadır. Çünkü insanlarımız bu sözü iyi anlamda kullanmıyorlar. Bu sözü kullananlar sanki her işi  kendileri hallediyorlar da bazı durumlarda iş Allah’a kalıyor. Böyle bir itikat ve düşünce sakat ve yanlıştır. Aynı zamanda inanç açısından yanlıştır. Allah’ın kudreti ve yaratmasının hafife almak işlerin onun bilgisi ve isteği dışında meydana geldiğini düşünmek İslam inancı ile bağdaşmamaktadır.

        Son günlerde kuraklığın baş göstermesi ile bir çok bölgede yağmur duasını çıkılmakta, Allah’tan yardım, rahmet ve bereket istenmektedir. Bunu gören kimi kesim insanlar  bu duayı ve yakarışı sanki hafife alırcasına işimiz Allah’a kaldı diyerek duaya çıkanları eleştirmektedirler. 

         Oysa bir Müslüman’a yakışan ve kendisinden beklenen her zaman işlerinin gereğini yerine getirdikten sonra yani gereken çaba, efor sarf edilip gereken tedbir ve şarlar hazırlandıktan sonra Allah’a tevekkül edip işleri Allah’a havale etmesidir. Hangi şartlar altında olursa olsun hangi sıkıntıya maruz kalırsa kalsın kişi işimiz Allah’a kaldı deyip bu yüce ismi hafife almamalıdır.  Yoksa inanç açısından tehlikeli bir duruma düşer.

        Kişi bu sözü kullanacak olursa da müspet anlamda ben ya da biz elimizden geleni yaptık işin gerisi Allah’a kaldı demesi gerekir.                 

 

 

Günün Ayeti

Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.

Fetih, 48/17.

 

Günün Hadisi

Kim bir şey yer ve: "Bana bu yiyeceği yediren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan Allah'a hamdolsun" derse geçmiş günahları affolunur" dedi."

Ebû Dâvud, “Libâs”, 1.

 

Günün Sözü

Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır.

İbn-i Sina

 

Günün Duası

Allah’ım bizi helalından yiyen ve helalından yedirenlerden eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Teneşir nedir? 

Teneşir, cenazenin üzerinde yıkandığı masa şeklindeki uzun serîre denir. 


Günün Nüktesi

Tesbihat ve Günah…

Bir gün başta Ebu Zer olmak üzere Muhacirlerin fakirleri Peygamberimize gelerek şöyle dediler:

“Ya Resulallah! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar. Ancak onlar sadaka veriyor biz veremiyoruz, onlar köle azâd ediyor, biz edemiyoruz.”

Peygamberimiz onlara şu müjdeyi verdi:

“Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz; meğerki sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra otuz üç kere ‘Sübhânallah’, otuz üç kere ‘Elhamdülillah’, otuz üç kere ‘Allahu ekber’ derseniz tamamı doksan dokuz eder; yüzün tamamında da ‘Lâilâhe illallâh vahdehûlâ şerîke leh, lehü’l- mülkü velehü’l- hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa bağışlanır.”

Müslim, Mesacid, 146

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi