Müslüman bir kimse yılbaşı eğlencesi için Müslüman olmayan kişiye içki satması caiz mi?


Bu makale 2017-12-26 18:37:30 eklenmiş ve 194 kez görüntülenmiştir.
Dr. Zeki Uyanık

     İslam fıkhına göre bir kimsenin herhangi bir malı satabilmesi için, önce o mala sahip olması gerekir. Sahip olunmayan bir şeyin satılabilmesi, şüphesiz söz konusu değildir.

İslamî hükümlere göre, domuz eti, sarhoşluk veren içki ve benzerleri mallar Müslüman’ın sahip olabileceği mütekavvim bir mal değildir. Müslüman bunları satın alamaz, imal edemez ve edinemez.

      Bu itibarla, bir Müslüman’ın, müşteriler gayr-ı Müslim bile olsa, bu tür haram malların ticaretini yapması, dinen caiz değildir. Yani Müslüman bir kimse Müslüman olmayan kimseye içki satması caiz değildir.

 

Piyango bileti almak caiz mi?

       Kumar oynamak dinimizce, “ Ey iman edenler içki, kumar, fal okları… şeytanın pis işlerindendir…” ayetine binaen haram kılınmıştır. Piyango bileti almak da, her ne kadar şans oyunu ise de kumarın bir çeşidi olduğundan, piyango bileti alıp oynamak haramdır.

       Bu yolla kazanılan para da haram işlenerek kazanıldığından gayr-i meşru bir para olur.   Bununla hayır yapılmaz, hacca gidilmez, kurban kesilmez.         

 

Piyangodan veya iddia oyunundan çıkan parayla hayır yapılabilir mi?

         Piyangodan veya iddia'dan kazanılan para diğer iştirakçilerin kaybettiği bir para olduğuna göre yani bir çeşit kumar olduğuna göre helal olduğunu söylememiz mümkün değildir.  Zira iddia veya piyango kumarın unsurlarını bünyesinde taşımaktadır.

        Bunların gelirlerinin bir kısmından; tesis yapılması veya hayır kurumlarının faydalanması, İslâmi açıdan bu kumarı meşru kılmaz. Çünkü her kumarda olduğu gibi taraflardan biri veya birkaçı kârlı çıkmakta, diğerleri ise zarara uğramaktadır. Bu da İslami açıdan caiz değildir.

         Buna göre piyango, iddia veya bir başka haram parayla hayır yapılmaz, yapılsa da sevabı olmaz.

 

Namazda alın secdedeyken ayakların yere değmesi nasıl olmalıdır?

        Sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şerifte "yüz (alın) iki eller, iki dizler ve iki ayak uçları olmak üzere yedi aza üzerine secde etmekle emrolundum" şeklinde buyurmaktadır. Bu itibarla namaz kılan kişi peygamber efendimizin namaz kılış şekli gibi namazı kılması lazımdır.

         Bunun için namaz kılarken kişi secdede alnını burnunu, iki ayağını ve iki eli ile iki dizini yere veya yere bitişik bir şey üzerine koymalıdır. Zira iki ayağın veya en az bir ayağın parmakları yere konulmadıkça secde sahih olmaz.

 

Günün Ayeti

İnsan sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır.

Nisa 28.

 

Günün Hadisi

Üç şey vardır ki, onlar kimde bulunursa, Yüce Allah onu her yönüyle himayesi altına alır ve onu Cennetine koyar: Zayıfa merhamet, anne babaya şefkat, emri altındakilere iyilik.

Tirmizi, “Sıfatü’l- Kıyame”, 48.

 

Günün Sözü

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı içine sindirmektir.

Cüneyd-i Bağdadi

 

Günün Duası

Allah’ım hesabını veremeyeceğim hiçbir malı, makamı, sözü ve işi bize nasip etme.

 

Bunları Biliyor muyuz?

 Facir kime denir?

 İnkâr, şirk, yalan, zina, hırsızlık gibi, Allah ve Peygamber'in haram kıldığı fiilleri işleyen, kâfir, münafık, müşrik ve asilere, doğru yoldan sapan ve ahlâk dışı davranışlarda bulunan kimselere denir.

 

Günün Nüktesi

O altınlar sana ait delikanlı…

      Bir kral halkı için geniş bir yol yaptırmaya karar verdi. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemeye karar verdi. İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini söyledi.

      Yarışma günü, insanlar akın ettiler. Bazıları en güzel arabalarını, bazıları en güzel elbiselerini getirmişti: Kadınlardan kimileri saçlarını en güzel biçimde yaptırmıştı, kimi de yanlarında en güzel yiyecekleri getirmişti.

       Gençlerden bazıları spor kıyafetler içinde yol boyunca koşmaya hazırlanıyordu.  Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralın yanına döndüklerinde hepsi aynı şikayette bulundu: Yolun bir yerinde büyükçe bir taş ve moloz yığını vardı ve bu moloz yığını yolculuğu zorlaştırıyordu.

       Günün sonunda yalnız bir yolcu da bitiş çizgisine yorgun argın ulaştı. Üstü başı toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygıyla yönelerek elindeki altın kesesini uzattı:

"Yolculuğum sırasında, yolu tıkayan tas ve moloz yığınını kaldırmak için durmuştum. Bu altın kesesini onun altında buldum. Bu altınlar size ait olmalı."

        Kral gülümseyerek cevap verdi:

"O altınlar sana ait delikanlı."

"Hayır, benim değil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadı."

"Evet" dedi kral. "Bu altınları sen kazandın, zira yarışmanın galibi sensin. Yoldan en güzel geçen kişi sensin. Çünkü yoldan en güzel geçen kişi, ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldıran kişidir." 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi