Ayakta kılınmayan namaz geçerli olur mu?


Bu makale 2018-01-31 18:32:10 eklenmiş ve 155 kez görüntülenmiştir.
Dr. Zeki Uyanık


 

 

    Namazı ayakta kılmak esastır. Farz namazları gücü yeten kimsenin namazını ayakta kılması farzdır. Ancak namazda ayakta durmaya gücü yetmeyen veya ayakta durması hastalığının artmasına veya uzamasına sebep olacak bir rahatsızlığı bulunan kişi oturduğu yerde namazını kılmasında dinen bir sakınca yoktur.

     Oturarak namaz kılan kişi biraz eğilmek suretiyle rükûunu yaptıktan sonra, alnını yere koymak suretiyle secdelerini yapar.  Fakat ayakta az da olsa kılma imkânı olan kimse kılabildiği kadar ayakta,  sonra da oturarak namazını kılar.

    Buna göre ayakta kılınamıyorsa namaz oturarak kılınmalıdır. Bu imkan da yoksa o zaman sandalyede kılınmalıdır. Bu şekilde sandalyede kılınan namaz da geçerlidir.

 

Dövme ile kılınan namaz geçerli olur mu?

     Gerek ele, gerekse yüze olsun dövme yaptırmak, birtakım çizgilerle süslenmek caiz değildir. Rasûlullah Efendimiz, bedenin herhangi bir yerine böyle süslemelerle dövme yapmayı menetmiştir.

      Değil insan bedenine, hayvanların dahi yüzlerine, hatta sırtlarına ve arkalarına böyle dövme yapmayı uygun bulmadığını ashabına haber vermiş, yapanları da azarlamıştır. Buharî deki bir hadîste, dövme yapan ve yaptırana Allah lânet ettiği haber verilmektedir.  Onun için her Müslüman’ın lanete sebep olan bu davranıştan uzak durması gerekir.

      Dövmeli bir vücutla kılınan namaz ise dinen sahih ve geçerlidir.

 

Kötü söz söylemek abdeste zarar verir mi?

         Küfretmek veya kötü söz söylemek İslam ahlakıyla bağdaşmayan çirkin bir davranıştır. Bir müminin her zaman bu tür çirkin söz ve davranışlardan uzak durması gerekir. Zira Sevgili Peygamberimizin ifadesi ile mümine sövmek fasıklıktır.

             Ancak küfretmek, kötü söz söylemek, dedikodu yapmak ve benzeri şeyler abdesti bozmaz. Çünkü abdest ancak vücuttan çıkan kan, irin, idrar, dışkı ve benzeri şeylerden dolayı bozulur.

             Buna göre küfretmek abdeste zarar vermez. Ancak her zaman Müslüman bu tarz cümlelerden sakınmalıdır.

 

Kişi malının ne kadarını vasiyet edebilir

      Vefat edenin vasiyet ettiği para veya mal, bıraktığı terekenin, yani geride bıraktığı servetin üçte birini geçmiyorsa  (çünkü vefat eden kimse ancak mirasının 1/3 ünü vasiyet etme hakkı vardır.) vasiyet ettiği malını mirasçılar vasiyet edilen yere vermek zorundadırlar. Ama üçte birini geçiyorsa üçte birinden fazla olan kısma engel olabilirler. Mesela vefat edenin bıraktığı miras 300 milyar olsun. Bundan 100 milyar hayır kurumuna verilmesi vasiyet edilmiş ise, bu 100 milyar üçte birini geçmediği için vasiyet edilen kişi veya kuruma verilmek zorundadır.

       Tabi bu vasiyet mirasçı olmayanlar için geçerlidir. Çünkü İslam fıkhına göre ölünün mirasından miras alacak kimseye aynı zamanda vasiyet etmek caiz değildir. Edilse bile vasiyet geçersizdir.

 

Günün Ayeti

Hepiniz sonunda bize döndürüleceksiniz.

(Enbiya/35)

 

Günün Hadisi

"Dua ibadettir."

Ebu Dâvûd, "Vitir", 23

 

Günün Sözü

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın.

Sadi Şirazi

 

Günün Duası

Allah’ım bugün huzurlu ve bereketli bir gün geçirmemizi nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Gayr-i Meşru Nedir?

    Dine ve hukuka uygun olmayan, kanun ve dinî kurallara aykırı davranışlar anlamına gelmektedir.

 

Günün Nüktesi

Alo Sözcüğü…  

        Hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız “Alo” sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin adının kısaltılmış biçimidir. Sevgilini tam adı Allessandra Lolita Oswaldo’ dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden A. Graham Bell’ in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefonu çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’ dan başkası olmayacağını bildiğinden Graham Bell telefonu açar açmaz “Allessandra Lolita Oswaldo” diyordu. Bell zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu “Ale Lol Os” diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve ona iki heceli bir harf buldu. Bu kısa ad “Alo” idi.

       Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka bir şey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Grabam Bell’ i telefonuyla baş başa bırakıp kendisini terk etti. Yaşlı Bell, sevgilisinin bir gün kendisini arayacağını umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kente çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Grabam Bell’ i telefonla artık başka kişilerde arıyordu. Fakat o telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonu “Alo” diyerek açıyor ve artık herkese “Alo” diyordu. O günlerde hemen herkes, telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell’ in saygı olarak “Alo” demeye başladı. Bu gün tümümüzün kullandığı “Alo” sözcüğü işte o günlerden uzanmaktadır günümüze.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi