PORTATİF


Bu makale 2018-02-13 13:36:33 eklenmiş ve 7990 kez görüntülenmiştir.
Oben Yılmaz

Dil dişe değmeye başladı mı sıkıntı var demektir. Cümleler yutulmayı bırakmaya meyletmiştir. 

Ki, ağızdan arsız bir söz gibi çıkmaya başlarsa, her taş gediğine yerleşecektir! Buna senkronize eşlik eden bir dizde mevcutsa, o masa zeminle sevişmesinin son saniyelerini yaşıyordur artık!

Kafa karışık, bir horoz dövüşünde ki bahisçi gibi hissediyorum kendimi. Küçük canlılara bel bağlamışım, bağıra çağıra, milleti ateşe çağırıyorum. Ağzımda bir tomar küfür sağa sola kusuyor gibiyim. Belleğimdekiler dile gelene kadar deve sırtından geçiyor sanki. Başka bir şey düşünürken başka bir şey söylerken buluyorum kendimi. Hepimiz anlık duygu boşluğu, ağından düşme, şiraze kayması yaşıyoruz elbet. Bununla baş edebildiğimiz teknikler geliştiriyoruz zaman içinde. Benimde vardı açık uçlu çözümlerim. Lakin bu defa içimde “kendimi” kuyruğumdan bile yakalayamadığım için, yüz yüze gelemiyorum. Sorguya tutacağım bir muhatabım yok!

Kadın tarafıma bu aralar hiç rol vermiyorum. Birde onunla uğraşamam sanırım. Ki onun külfeti ağır. Geçiştiremezsin oraya verdiğiniz yanıtı. Tekrar ister, ağdalı cümle bekler, sabrınızın zirvesini görmenizi sağlar. Yediremezsin salya sümük portatif duygularınızı.

Devrik cümlelerle yaşayıp, doğru dizilimi tutturmaya çalışıyorum uzun bir süredir. Acemi yaşadığımı kabul etmek kolaylaştırıyor aslında. Büyük büyük cümleler kullanmıyorum, yüksek sesle konuşmuyor. Çok sık yanlış yapıyor, düzeltemiyorum üstelik. Tanrı problem çözebilme yetisi vermemiş zaten olağan kabul ediyorum her şeyi. Fikrimi kabul ettirmeye çalışmıyorum. Ki onun ağırlığı çok. Ben kendi belleğimi taşıyamıyorum, çoğalttığım bir bellekle daha uğraşamam. İnsanlarla yaşamlarımım sadece kesişsin istiyorum. Dört yol kavşağında baş selamı vererek, geçip gidecek kadar hikâyelerimiz olsun.

Birbirimize yersiz oyunlar kurgulamadan tamamlayamaz mıyız şu genel geçer yaşamı? Şahsen benim kurgu ile oyalanacak lüksüm yok…  Samimi şeyler seviyorum azizim; koluma saçma sapan ipler bağlamayı, ayağım üşümesin diye geceleri sokaklarda patiklerle gezmeyi, elim yüzüm boya içinde bara gitmeyi, trafikte hoşum giden bir şarkı duyduysam yan araçtaki kişiye sormayı, güzel bir adam gördüysem kadrajımdan çıkana kadar ardında seyretmeyi, kısacası basit yaşamayı seviyorum….

Ben, oyunlar; havalı bulduğum rulet masasında kalsın istiyorum!

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi