YANGIN YERİ


Bu makale 2018-02-16 19:03:42 eklenmiş ve 199 kez görüntülenmiştir.
Gizem Sallahoğlu

'Hayat yangın gibidir. Yoldan geçenin unuttuğu alevler, rüzgarın önüne katıp savurduğu küller; işte, bir insan ömrü gelip geçmiştir' der Ömer Hayyam.

Evet yangın yeridir bu dünya. Biz uykuda nice rüyalar görüp hayallere dalarken etrafımızdaki her şey yavaş yavaş alev alır da ruhumuz duymaz. Ne zaman ki alevlerin yerini kül alır işte o zaman ömür                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 gerçekten de gelip geçmiş olur. Rüya görmek de güzel hayal kurmak da...İnsan gözünü açıp da bakmak ister mi yangında eriyip kül alan o değerlere? Sorgulamak ister mi kendini, bu hayatı? Sıkıntıya gelmek ister mi? Hani belli bir yaşa gelmiş insanlar der ya göz açıp kapayıncaya kadar geçti yıllar diye. Ortalama yaşayacağımız 50 60  yıl ;aslında o kadar da uzun gelmeyecekse bize, rüyanin ya da hayalin içinde kaybolmak nefsimizde boğulmanın bir simgesi değil midir?

Belki de yangın yerinde olup alev alan yerlerde ruhumuzu pişirmek gerek,canımızın yanması gerek.Birinin bizi rüyadan uyandırmasını beklersek  derin bir uykunun içinde çırpınışlarımızı duyarız sadece.

Külleri var eden alevleri, dünyadan göç etmeden ateşin sıcaklığını hissetmek gerek.Hissetmeli ki rüyalarımızı yahut hayallerimizi uykuda değil bu yangın yerinde gerçekleştirmeyi bilmeli.Sınavımızı uykuda yaşadıklarımızdan değil de bu yangın yerinde yaptıklarımızdan vereceksek eğer nedendir bu afyon kullanmış gibi uyuklamalarımız?

'Acı mı geldi?Böylesi gider hoşuma

Ömrümün ağızda bıraktığı tat da acı'

Acı tada alışa alışa yaşarız  bu yangını.O acı tadın damağımızda bıraktığı şeyi de severiz.Maksat nefes almak değil ciğerlerine kadar soluyabilmektir havayı.Ne mutlu bu yangında alevlerin içinde yaşayabilene.Ne mutlu ateşin yanıcılığna karşılık ruhunu besleyebilene.En önemlisi de ne mutlu bedeni kül olup giderken fikirlerini yaşatabilene..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi