YİTEN KIZ (2)


Bu makale 2018-07-09 19:53:28 eklenmiş ve 334 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Demirel Babacanoğlu

(Yiten çocuklar ve ailelerine ithaf olunur…)

Komşulara bakıldı. Oyun yerlerine bakıldı. Gidebileceği yerler araştırıldı. Çocuk yoktu. Hanımına çıkıştı: bir çocuğa sahip olamadın, sanki çok büyük iş yapıyorsun? Çocuk bu, nereye gittiğini bilir mi?

Çocuklardan biri:

"Ben onları gördüm. Yola aşağı bakkala doğru, el ele tutuşmuşlar gidiyorlardı" dedi.

Hemen yola aşağı bakkala doğru koşuldu, bakıldı, orada da yoktu.

Baba, anne iyice tedirgindiler. Konu, komşu, çocuklar yeniden aradılar yakın çevreyi. Yoktu çocuklar. Komşunun kadını pek aldırmıyordu. "Onu babası kaçırmıştır diyordu" diyordu. Araları iyi değil, boşanmışlar ya, onun götürebileceğini düşünüyordu. Nasıl olsa yeri belliydi, geri alabilirdi. "Yok anam!" dediler, "Senin çocukla, beyin çocuğu aşağıya doğru aşıp gitmişler. Sen de babası kaçırmıştır diye gönlünü eğle!..." O, "Yok yok, babası kaçırmıştır" diyor da başka bir şey demiyordu.

Baba, koyunu yüzmeyi bıraktı. Çocukları eşiyle birlikte aramaya çıktı. Eşe dosta haber verdi. İşini bitiren komşular da aramaya çıktılar. Kimi bisikletiyle, kimi motosikletiyle, kimi taksiyle sokak sokak, mahalle mahalle arıyorlardı... Yakın karakollara, camilere haber verdiler. Telaşla, üzüntüyle, sokak sokak, cadde cadde aradılar.

Babanın öğretmen arkadaşlarından biri duymuş, gelmişti. Babayı teselli ediyordu. "Haydi, üzülme ne tarafa gitmiş, o tarafa gidip arayalım" diyordu. Babayla düştüler, çocukların gittiği yöne. Geçtikleri sokaklarda gördükleri baylara, bayanlara, "Buradan yabancı iki çocuk geçti mi?" diye soruyorlardı. Sonra da çocukların üzerinde hangi renkte giysiler olduğunu, saçının, gözünün rengini, boyunu bosunu tarif ediyorlardı.  Aldıkları yanıt "Görmedik" oluyordu. Baba bu yanıtları aldıkça daha da çok üzülüyordu.

Arkadaşı ona bir sigara uzattı, aldı dudaklarına koydu. Tam yakacağı sırada, usuna geldi sigarayı yıllar önce bıraktığı. Hemen ağzından çıkarıp attı. "Ben sigarayı bırakmıştım" dedi. "Yaaa" dedi arkadaşı, "İçsen bir şey olmazdı"."Olmazdı ama, bırakmışım yıllar önce. Bir de onunla uğraşamam. En iyisi içmemek..."

Babayla arkadaşı sokaktan sokağa girdiler. Yine her gelene, her durana, her çocuğa soruyorlardı. "Buradan iki çocuk geçti mi? Boyu şöyle, giysileri böyle..." "Yok" yanıtı geldikçe de tanımsız üzülüyorlardı. Haber, adres bırakıyorlardı onlara. "Eğer böyle iki çocuk bulunursa, hemen, şu adrese bildirin, bildiren memnun edilecektir" diyorlardı.

Arada bir, bisikletli, motorlu, taksili arayıcılarla karşılaşıyorlardı. Onlar da daha izine rastlayamamışlardı. Babanın üzüntüsü içinden dışına taşmıştı. Gözyaşlarını tutamıyordu.

Kentin aşağılarına, kenar mahallelerine doğru inildi. Burada da insanlar sokağa taşmışlardı. Evler çoğunlukla iki, üç, tek katlıydılar. Sanki birbirine girmiş, izbe yuvalardı. Sokakta oynayan çocuklara sordular; tarif ettiler çocukları. Çocuklardan biri:

"Amca ben duydum. Şu görünen caminin minaresinden çocuk bulundu diye bağırdılar" dedi.

Bu haber, Babanın yüreğine serin sular serpti. Hemen o çocuğu sevdi okşadı, ödüllendirdi. Arkadaşı, "Gördün ya, ben sana demedim mi bulunacak, haydi üzülme, üzülmene gerek yok..." dedi. Baba sevinçle karışık, çocuğa teşekkür etti. Gösterilen camiye doğru koştular.

Baba hemen caminin bekçisini buldu. İki çocuk bulunduğunu öğrendi. Yalnız çocuklar komşulardaydı. Bekçi, komşuyu gösterdi. Komşuya doğru koştular. Komşunun avlu kapısını açtıklarında, çocukların ikisi de, ellerinde birer parça et, hem yiyorlar, hem de evin çocuklarıyla oynuyorlardı.

Baba hemen çocuğuna sarıldı. Diğer çocuğu da aldı. Çocuğu bulanlar, küçük bir armağanla ödüllendirdi.

Bu arada motosikletli komşu yetişti. Çocukları kucağına alıp eve doğru hızla sürdü. Baba üzüntüsünü yenemedi, gözlerinden yaşlar boşandı.

Eve geldiklerinde kurban öylesine duruyordu.

Yarım kalan işlemi tamamladı.

Bütün mahalleden et kokusu geliyordu.(*)

…………….

(*).2000 yılında Aykırısasat yayınları arasında çıkan Bülbülün Sonu adlı kitabımdan/ Yayın hakkı yazarınındır, izni olmadan yayınlanamaz.


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi