Okumak istiyorum…


Bu makale 2017-08-08 18:08:57 eklenmiş ve 224 kez görüntülenmiştir.
Serhat Şanlı

Adana’da 15 yaşındaki E.Ç. isimli kız çocuğunun haberini duymayan yoktur. E.Ç. ortaokulu bitirdikten sonra Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavına girmiş ve iyi bir puan almış.

 Sınavdan da iyi bir puan alan kız çocuğu tercih dönemi geldiğinde okula gidip tercihlerini yapmak istedi. Ancak iddialara göre okumak isteyen kız çocuğuna annesi ve babası karşı çıkmış.

Okumayı çok sevdiğini belirten E.Ç. ise itirazlar üzerine evden kaçıp polise sığınmış. E.Ç. şimdi devlet korumasında. Evet. Tarih 2017 modern, teknoloji çağında yaşıyoruz diyoruz. Doğrumu acaba?

Bilindiği gibi ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı ve UNICEF’in ‘Haydi Kızlar Okula’, özel bir kuruluşun ‘Baba beni okula gönder’ gibi projeler uygulandı. Ayrıca halen uygulanmaya da devam ediyor.

Bu projeler tüm Türkiye tarafından sahiplenildi. Ancak halen kız çocuklarını okula göndermeyen aileler de var. Çünkü zihniyeti değiştiremezsek, her köye okul açsak, her kıza burs verilse de fayda etmez. Önce düşünce yapımızı değiştirmeden bu sorunu da çözemeyiz.

Birleşmiş Milletler, 2000 yılında ‘Binyıl Kalkınma Hedefleri’ arasında cinsiyet eşitliği hedefini de belirlemişti. Aradan 17 yıl geçti ve belki ciddi yol kat edildi. Ancak tüm dünyada bu konuda halen çok büyük problemler var.

Aslında önemli olan kadın-erkek eşitliğini sağlamaktır. Yani yapılması gerekenlerin başında cinsiyet eşitliğinin sağlanması geliyor. Birleşmiş Milletler bu konuda bir farkındalık yaratmak için 11 Ekim’i ‘Dünya Kız Çocukları Günü’ olarak ilan etti.

Milli Eğitim Bakanlığı ve UNICEF’in Haydi Kızlar Okula kampanyası, ülkedeki tüm paydaşların konuya odaklanması ile kız ve erkek çocukların ilköğretime kayıt oranları arasındaki fark ortadan kaldırıldı diyebiliriz. Ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kız çocuklarının orta ve yükseköğretime devamı konusunda hâlâ ciddi problemlerin yaşandığını görmekteyiz.

Kız çocuklarının en büyük sıkıntıları arasında ilk sırayı erken yaşta evlilikler alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada her üç kadından biri 18 yaşından önce evlendiriliyor. Önlem alınmazsa 2050 yılı itibariyle çocuk yaşta evlenmiş kadın sayısının 1 milyar 200 milyona ulaşması bekleniyor.

Ayrıca her yıl dünyada yüzbinlerce kız çocuğu şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor ve bunların yüzde 50’si aile bireyleri tarafından öldürülüyor.

Evet. Her defasında 21.nci yüzyılda yaşıyoruz diyoruz. Modern, teknolojik gelişmiş çağ diyoruz. Ancak yaşadığımız yüzyıla göre yaşıyor muyuz? Bunu sorgulamak gerek.

Daha dün Adana’da küçücük kız çocuğu okula gidemediğinden evden kaçıyor. Hem de Adana’da koca büyükşehirde. Yirmi birinci yüzyılda halen bunları konuşmak doğrumu?

Önce kafa yapısı değişmeli. Bu kafa yapısı çözülemediği sürece ülkeler gelişemez ve ülkeler gelişemediği için de bu sorun çözülemez. Bu konuda hepimizin büyük sorumluluğu var. Cinsiyet eşitsizliğini önce zihinlerde ortadan kaldırmak gerekiyor.

İş dünyası, medya, politikacılar, akademisyenler, reklamcılar, toplum önünde olan ve rol model konumundaki herkes, hepimiz başta cinsiyet eşitsizliğini yok etmeliyiz.

Bunun için yapılacak ilk iş, bütün kızlar okutulmalıdır. Eğitimden geri bırakılmamalıdır. Her kız çocuğuna, erkek çocuğuna verilen imkânlar verilmeli, bir tutulmalıdır. Unutmayın kadınlar insandır. Erkekler insanoğlu.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi