YİNE GELDİK ENFLASYONA
Ceylan Ümay Öğrü

YİNE GELDİK ENFLASYONA

Bu içerik 81 kez okundu.

           YİNE GELDİK ENFLASYONA

     Tarihsel sorunumuz enflasyon ve enflasyon deyince bu ülkede herkes ekonomist olur, bir bakarsınız her yerde enflasyon nasıl çözülür tartışmaları yapılır. Televizyondaki uzman konuşmacılardan söz etmiyorum sokaktaki vatandaştan, asıl enflasyonu ciğerlerine kadar soluyan onunla yaşam mücadelesi veren ve torunlarına miras bıraktıkları ata yadigarı enflasyonu en iyi onlar bilir…

    Enflasyon : Fiyatlar genel düzeyinin sürekli artış halinde olmasıdır; fiyatların artması değil, mal ve hizmetlerin oluşturduğu o meşhur sepetteki fiyatların gelen ortalamasının sürekli artması. İki çeşit enflasyon vardır.

·         Talep enflasyonu : Talep arzdan fazlaysa yani mal ve hizmetlere talep edilen miktarın mal ve hizmetlerin üretiminden fazla olması durumu bunun için çözüm faiz oranlarını arttırmaktır. Faizler artar ,talep düşer insanlar tasarrufa yönelir.

·         Arz enflasyonu: yani maliyet enflasyonu üretim girdi fiyatlarının artması ; petrol, doğal gaz, enerji fiyatlarının ,işçi ücretlerinin artması gibi…maliyeti arttırıcı unsurlar üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarında artışa sebep olur bu da enflasyonu tetikler bu durumda çözüm ;faiz oranını azaltmaktır faiz oranları indirilir maliyet üzerindeki baskı azaltılır enflasyon seyri azalır.

      Ancak ülkemizde hangi tür enflasyon var ? İkisi birden mevcut belli ki çünkü sadece faiz oranıyla müdahale edilemediği ortada bu durumda ne yapmalı ? Ülkemizde bir kurum bu görevi tek başına üstlenmiş ve varoluş amacı olarak benimsemiş durumda T.C. MERKEZ BANKASI… Merkez bankası fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmekle görevli bunu amaç edinmiş bağımsız bir kurum ve şeffaf da aynı zamanda Merkez Bankasının internet adresinde 2017 yılı enflasyon raporları nedenleri, sonuçları tüm açıklamalarıyla görmek isteyene sunulmakta ve ben açıklanan rapora bakınca zaten bildiğim ve herkesin bilmesi gereken bir şey ortaya çıkmış durumda enflasyon neden değil sonuçtur , bu sonuca ulaşmamak için nedenleri azaltmak mecburidir ama bu nedenler; gelişen piyasalar, gelişmekte olan piyasalar, enerji piyasaları, döviz kurları ,gıda fiyatları vs. Tüm bunları azaltmak imkansızdır, müdahale etmek olanaksızdır .Ekonomik göstergelerin tümü birbirini etkileyen şeylerdir. Para ve maliye politikalarıyla kabul edilebilir seviyelere indirgemek elbette mümkündür.

 

       Sonuç olarak uzun dönemdir tek haneli olan enflasyon; dünyada ve ülkemizde yaşanan küresel ve içsel ekonomik etkenlerle çift haneli rakamları yavaş yavaş tırmanmakta ve son açıklanan verilere göre yükseliş hızlanmakta. TÜİK ‘in açıkladığı rakamlara göre enflasyon oranımız yüzde 10.68’den yüzde 11.20’ye yükselmiş durumda bu oranın çekirdek oran diye adlandırılan bir kısmı var ki üzerinde konuşmak haddim değil...Sade bir vatandaş olarak ve ülkedeki  üreten çalışan tüm insanlar gibi beni ilgilendiren tek şey paranın satın alma gücü, aldığım maaşın enflasyon kazanında eriyip gittiği ve buna bir çözüm bulunması gerekliliği. Kısa vadeli çözümlerin sorunun ötelenmesinden başka bir işe yaramadığı ortada; bu yüzden uzman ekonomistlerin, bağımsız kurumların , hükümetin istikrar sağlayıcı ekonomik programlamalarıyla uzun vadede ,bir kaç yıl önceki gibi ‘’enflasyon hedeflemesinin’’ sağlanacağı umuduyla…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Demirtaş: Yüreğir'in gelişip  kalkınmasına büyük önem veriyoruz
Vali Demirtaş: Yüreğir'in gelişip kalkınmasına büyük önem veriyoruz
ATB Yöneticilerinden Akay ve  Uludağ’a ‘Hayırlı olsun’ ziyareti
ATB Yöneticilerinden Akay ve Uludağ’a ‘Hayırlı olsun’ ziyareti