Evlatlıkta mahremiyet ölçüsü nedir?


Bu makale 2017-10-10 19:32:42 eklenmiş ve 155 kez görüntülenmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Zeki Uyanık

Evlatlıkta mahremiyet ölçüsü nedir?

        Evlatlık edinme durumunda çocuk akıl buluğ olduktan itibaren mahremiyet esasları işler. Onun için evlatlık alınan kişi buluğa erdikten sonra kendisini evlat edinen anne ve babaya yabancı kişi gibi kabul edilir.

        Evlatlık alınan kimse yabancılara karşı yani nikâhlanabileceği kişilere karşı nasıl bir tavır ve tesettür takınıyorsa aynı şekilde kendisini evlat edinen aileye karşı da onlarda kendisine karşı aynı tavrı takınmak zorundadır. Zaten bundan hareketle İslam dini evlatlığı yasaklamıştır. Aynı zamanda aile ile evlatlığın birbirine mirasçı olması da dinen yasaklanmıştır. 

 

Kelime-i tevhid veya kelime-i şehadet yazılı levhaları yattığımız yerde bulundurmada bir sakınca var mı?

     Kelime-i tevhid veya kelime-i şehadet yazılı levhaları yattığımız yerdebulundurulabileceğimiz gibi evin diğer yerlerinde de bulundurabiliriz. Ancak bunları yüksek yerde asmak gerekir.

 

Parfüm veya alkollü elbiseyle namaz kılmak caiz mi?

     Alkolü içmek bütün mezheplerde haramdır. Ama onunla temizlik yapma hususu ise mezhepler arasında tartışmalıdır. Elbiseye dökülen ya da yüze sürülen kolonya konusu da bunlardan biridir.

     Hanefi mezhebine göre parfüm, kolonya ve benzeri temizlik maddelerini içmek, içki içmek gibi yasak ve haramdır.  Çünkü içinde alkol vardır. Ama bunları temizlikte kullanmak caizdir. (Tıraştan sonra yüze sürmek gibi). Aynı şekilde ele yüze sürülen veya elbiseye dökülen kolonya veya sürülen parfümle namaz kılmak caizdir. Çünkü necis ve pis sayılmaz. Namaz  kılınması halinde de bu namaz geçerlidir.

      Şafii mezhebine göre ise kolonya ve benzeri maddeler içinde alkol barındırdığından necistir yani pistir. Kolonya ve benzeri maddeler necis olduklarından onları içmek haram olduğu gibi onları temizlik ya da başka bir gaye için de olsa kullanmak caiz değildir. Dolayısıyla Şafii mezhebine göre ele yüze yada elbiseye dökülen kolonya, parfüm ve benzeri maddeler ile namaz kılmak caiz değildir. Kılınması halinde namaz geçersizdir. Bu namazı yeniden kılmak gerekir.

 

Sakal bırakmanın ve kesmenin hükmü nedir?

       Sakal bırakma, Hazreti Peygamberin önemli sünnetlerinden biridir. Sakal bırakma sünnet olduğundan terkinde farzın terki gibi bir hüküm verilmemiştir.

       Sakal bırakma sünneti konusunda Şafiî ile Hanefî alimleri arasında farklı görüş vardır. Şafiî’ye göre sakal bırakmak sünnettir. Kesimi ise mekruhtur. Hanefi bilginlere göre ise sakalı kesmek haramdır. 

 

Günün Ayeti

Birbirinize kötü lakaplar takmayın.

 

Günün Hadisi

Her iyilik bir sadakadır

 

Günün Sözü

'Doğru söyledikleriniz yüzünden kazanacağınız düşmanlar, yalan söyleyip kazandığınız dosttan daha iyidir '

 

Günün Duası

Allah’ım bugün hastalıkla mücadele edenlere şifa, borçla mücadele edenlere kolaylık, huzur aryanlara da huzur ver.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Meâl nedir?

Her yönüyle aynen aktarılması mümkün olmayan bir sözün başka bir dile yaklaşık olarak çevirisidir. Özellikle Kur’an tercümeleri için kullanılmaktadır.

 

Günün Nüktesi

Kelin de bir sahibi var…

        Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonra sadeliği seçecektir. Saç, sakal, kestirmek üzere berbere gider. Vur usturayı berber efendi, der.

        Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

       Kalk bakalım kel, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer. Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.

       Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.

Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:

"Kel aşağı, kel yukarı."

       Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür.

      Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:  Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kelin de bir sahibi var.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi