Yurt dışında yaşayan birinin çocuğunu Müslüman olmayan doktora sünnet ettirmesi caiz mi?


Bu makale 2017-10-15 20:40:26 eklenmiş ve 161 kez görüntülenmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Zeki Uyanık

Yurt dışında yaşayan birinin çocuğunu Müslüman olmayan doktora sünnet ettirmesi caiz mi?  

     Sünnet olmak Hz. İbrahim’den gelen bir adettir ki Hz. İbrahim sünnet olma emrini aldığında 120 yaşındaydı ve o yaşta sünnet olmuştur. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır :”Hiç kuşkusuz ilk misafir edinen ve ilk kez sünnet olan Hz. İbrahim'dir" (Muvatta, Sıfatu'n-Nebî', 4).

      Sünnet olmak ondan sonra bütün peygamberlerde ve onlara uyanlarda devam etmiştir. Efendimizin döneminde de bu sünnet varlığını sürdürmüştür ki peygamberimiz sünnet olma ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:  "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek”

       Hz. Peygamberin de sünneti olan bu uygulama aynı zamanda tıbbi bir iştir. Bundan dolayı bulunduğumuz yerde Müslüman doktor yoksa bu sünneti gayrimüslim olan ama dalında uzman olan bir doktora yaptırmamızda bir sakınca yoktur.

 

Mazeretsiz olarak namazı kazaya bırakmak caiz mi?

       İslam'da namaz, oruç ve hac gibi ibadetler için belirli ifa vakitleri konulmuştur. Bu vakitlerin kaçırılması halinde artık eda değil, kaza söz konusudur. Farz namazların kendi vakitleri içinde kılınması farzdır. Özürsüz olarak bir namazın kazası ile bu kimsenin üzerinden namaz borcu düşse de geciktirmekten meydana gelen günah devam eder. Bunun için, namazı kaza eden kimsenin, ayrıca Allah'a tövbe etmesi gerekir.

       Şer’i özür ve mazeretler namazı tehir etmek için meşru bir yoldur. (Yolculuk gibi)

Fakat günlük işler, sanat ve meslekler, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve işler namazın kazaya bırakılması için özür sayılmaz.

  

İslam’da işlenen günahtan dolayı İstiğfar duası var mı?

     İstiğfar, işlenilen günahlardan ve hatalardan dolayı Allah’tan af ve mağfiret niyaz etmek demektir.

      Kur’an-ı Kerîm’de işledikleri kötülüklerden pişman olup tövbe-istiğfarda bulunanlar övülmektedir. Nitekim bu hususta mealen şöyle buyrulmaktadır: “Ve onlar çirkin bir günah işledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler.” (Âl-i İmrân, 135).

       Kur’an-ı Kerim’de, “istiğfar duası” adında özel bir dua yoktur. Ancak içeriği bakımından “istiğfar” anlamı taşıyan pek çok dua vardır.

       Ancak Hz. Peygamber seyyidü’l-istiğfar duası vardır. Hz. Peygamber’in “seyyidü’l-istiğfâr” (istiğfârın en güzeli) diye nitelediği dua şöyledir: “Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Senden başka hiç bir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla senin ahdin ve va’din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim; günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü senden başka hiçbir kimse günahları bağışlamaz.” (Buhârî, Daevât, 2).

 

Günün Ayeti

İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi ancak Allah indindedir ne bilirsin, belki de zamanı yakındır."

 

Günün Hadisi

Kişinin sırtında odun taşıyarak geçimini sağlaması, versin veya vermesin birisinden bir şey istemesinden daha hayırlıdır.

 

Günün Sözü

İnsanın en büyük düşmanı, bizzat kendisidir. 

(Çiçero)

 

Günün Duası

Allah’ım bugün bizi dünyasını da ahretini de kazananlardan eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Delîl-i Aslî:
Din bilgilerinin kaynakları olan Kitâb, sünnet, icmâ ve kıyâstan her biri demektir. 

 

Günün Nüktesi

Tesbihat…

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

 “Her namazdan sonra kim otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz üç defa Allâhü ekber der, yüze tamamlamak için de lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr: Allah’tan başka ilâh yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter” derse, günahları denizköpüğü kadar çok olsa bile affedilir.”

Müslim, “Mesâcid”, 146.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi