Safer ayının uğursuz ve musibet ayı olduğu söylentisi doğru mudur?


Bu makale 2017-10-26 18:13:53 eklenmiş ve 131 kez görüntülenmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Zeki Uyanık

Safer ayının uğursuz ve musibet ayı olduğu söylentisi doğru mudur?

     Allah’ın bize bahşettiği bütün gün, gece, ay ve yıl yani zaman mefhumu değerli ve kıymetlidir. Allah indinde değersiz ve uğursuz bir zaman dilimi yoktur. Ancak bu zaman mefhumu içerisinde daha hayırlı ve bereketli zaman dilimleri vardır. Cuma gününün diğer günlerden, kadir gecesinin diğer gecelerden, ramazan ayının diğer aylardan daha hayırlı olması gibi.

     Ancak değersiz ve uğursuz bir zaman dilimi yoktur. Bu anlamda halk arasında var olan  kameri ya da hicri aylardan olan safer ayının uğursuz ve belaların çokça olduğu inancı dinen doğru bir inanç değildir.

        Safer ayının uğursuz olduğu ve bu ayda bela ve musibetlerin çokça meydana geldiği şeklinde bir anlayış cahiliye dönemine ait olup, dinimizde yeri yoktur.

      Dolayısıyla böyle bir anlayış hurafedir. Şöyle ki bu ayın diğer aylardan hiçbir farkı yoktur. Hz. Peygamber böyle bir anlayışı reddetmiştir. Nitekim bir hadisi şerifinde, “sefer ayında uğursuzluk yoktur” buyurmuştur. Buna göre Safer ayında uğursuzluk yoktur. Bu inanç cahiliye hurafesidir.

 

Kur'an-ı Kerim'in diğer ilahi kitaplardan farklı olan özellikleri nelerdir?

   Kur’an-ı  Kerim, alemlere rahmet vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed’e Allah tarafından gönderilen kutsal son hak ve evrensel kitaptır. Kur'an-ı Kerim'i diğer ilâhi kitaplardan ayıran birçok özellikler vardır.

     Bu özelliklerin başlıcalar şunlardır:

1- Kur'an-ı Kerim Peygamberimize indiği gibi hiç bir değişikliğe uğramadan bize kadar gelmiştir. Kıyamete kadar da bozulmadan devam edecektir. Öteki kutsal kitaplardan bazıları tamamen kaybolmuş, bazıları da birçok değişikliklere uğrayarak bozulmuş ve hiçbiri Allah'tan gönderildiği gibi muhafaza edilememiştir.

     Allah’u Teala, Kur'an-ı Kerim'i koruyacağını kimsenin Kur’an-ı Kerimi tahrif edemeyeceğini ve buna gücü yetmeyeceğini bu ayeti kerime ile bizlere bildirmiştir.

 "Kur'an-ı sana Biz indirdik, onun koruyucusu da Biziz". (Hicr sûresi, 9)

      Gerçekten de Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i günümüze kadar korudu, kıyamete kadar da koruyacaktır.

2-Kur'an-ı Kerim toplu olarak değil, zamana ve olaylara göre ayetler ve sûreler halinde parça parça inmiştir. Bu durum, onun kolayca ezberlenmesini ve anlaşılmasını sağlamıştır.

3- Kur'an-ı Kerim, son ilahî kitaptır. Ondan sonra başka kitap gelmeyecektir. Kur'an'ın hükümleri kıyamete kadar geçerli olacak değişmeyecektir. Önceki kitaplar ise belirli bir zaman için gönderilmişti.

4- Kur'an-ı Kerim, bütün insanlığa gönderilen bir kitaptır. Her asrın ihtiyaçlarını karşılayacak hakikat ve hikmetlerle doludur.

 

Yemeği oturarak yemek farz mı?

      Yemek yemenin adaplarından birisi de oturarak yemek ya da içmektir. Ancak gerek meşguliyetten gerekse başka gerekçelerden dolayı ayakta yemek ya da içmek caizdir. Fakat ayakta yemek içmek caiz olmakla birlikte mekruhtur.

      Buna göre ayakta yemek içmek mekruh olmakla birlikte caizdir. Ancak yemek adabı açısından oturarak yemek ve içmek imkanı varsa ayakta yememek içmemek daha evladır.

 

 

Günün Ayeti

Onlar görmediler mi ki, Allah dilediği kimseye rızkı serer ve daraltır. Şüphesiz ki bunda iman edecek bir kavim için ibretler vardır.

 

Günün Hadisi

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın

Tirmizî, Birr, 55.

 

Günün Sözü

 Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğinki ise robot.

 (E.FROMM)

 

Günün Duası

Allah’ım bugün maddi ve manevi, dünyevi ve uhrevi sıkıntılarımızı gider

 

Bunları biliyor muyuz?

Nâmus-ı Ekber Nedir?

Hz. Peygambere vahiy getiren ve dört büyük melekten biri olan Cebrâil aleyhisselâm demektir.

 

Günün Nüktesi

Acele etti…

      Fedâle İbni Ubeyd şöyle dedi:

 Resûlullah,  namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygambere salâtü selâm getirmeden dua eden bir adamı işitti. Bunun üzerine:

      “Bu adam acele etti” buyurdu.

      Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına şöyle buyurdu:

      “Biriniz dua edeceği zaman önce Allah Teâlâ’ya hamdü senâ etsin, sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e salâtü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin”. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
İlhaber Gazetesi Web Sitesi
© Copyright 2013 İlkhaber Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi