Kredi kartlarıyla yapılan alışveriş sonucunda elde edilen bonus dinen caiz mi?

 

      Bu bir ticaret neticesinde elde edilen bir haktır ki iş yeri sahibi iş yerini ya da kurumunu ticaret anlamında cazip hale getirmek için verdiği bir promosyondur.

     Bu haksız kazanç olan faiz gibi algılanmamalıdır. Faiz paradan para kazanmaktır. Bonus ise yapılan bir alış veriş neticesinde kazanılan ya da verilen artı bir ikramdır.

 

Allaha yemin olsun ki şu işi yapmayacağım diyen kimse o işi yapsa dinen ne olur?

      Dinen kişinin yeminine sadık kalması gerekir. Sadık kalmasa yeminini bozsa dinen günah işlemiş olur. Aynı zamanda yemini bozan kimse bir de yemini bozma kefaretini vermesi gerekir. Yeminini bozan kişi kefaret olarak ya 10 fakiri sabah aksam doyuracak ya da 10 fakiri giydirecek. Kişinin bunlara gücü yetmezse 3 gün oruç tutar.

       Ancak yemin eden kişinin yeminine bağlı kalmaktansa bozması daha hayırlı ise yeminini bozar ve kefaretini verir.

 

Seccadesiz kılınan namaz geçerli olur mu?

       Temiz olan her yerde namaz kılınır. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Yeryüzü bana mescit kılındı.” Dolayısıyla namaz kılarken illaki seccadenin üzerinde namaz kılmak zorunda değiliz. Dağda, bayırda, çimende, temiz toprakta ya da evde temiz bir halının üzerinde… Namaz kılmada hiçbir sakınca yoktur. Yeter ki namaz kılınan mekan temiz olsun, üzerinde bir pislik, necaset olmasın. 

      Durum bu olmakla beraber seccadenin üzerinde namaz kılmak daha iyi ve güzeldir. Hele evdeysek seccadenin üzerinde kılmamız daha doğru olur.

 

Özürlü çocuğu kürtaj ile almak caiz mi?

     Anne karnındaki çocuğun sakat veya hastalığından dolayı kürtaj yapılması caiz değildir. Bu şekildeki bir muamele insan hayatına karşı islenmiş bir cinayettir ve haramdır. Sakat olanların da yasama hakki vardır, bunu Allah vermiştir. Dünya imtihan dünyasıdır. Yarın insanın ne hale geleceğini kimse bilemez.

    Ancak anne bu hamilelikte veya doğumda hayati tehlikeye girecekse çocuğu aldırmada bir sakınca yoktur.

 

Çayına kağıt okey tarzı oyunlar oynamak caiz mi?

       Kağıt ve benzeri haram olan bir oyunu oynamak kumardır ve haramdır. Bu ister ödetmesine oynansın isterse zevkine her ikisi de haramdır. Tabi bu oyun ödetmesine oynandığı zaman günah daha da büyük olur.

       Ancak dama, futbol ve benzeri helal olan oyunları oynamakta bir sakınca yoktur. Fakat caiz olan bu oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyundan bir menfaat elde etmemesi gerekir. Kaybeden de maddi bir zarara girmemesi gerekir. Çayına, gazozuna… Oyun oynamak da böyle değerlendirilmelidir.

 

Üç cuma namazını kılmayan kimse kafir olur sözü neden söylenmiştir?

         Cuma namazı, şartları taşıyan erkek Müslümanlara dinen farzdır. Kur'an-ı Kerim: "Cuma günü namaza çağırıldığınız zaman, Allah'ı zikre koşun ve alış-verişi bırakın.” buyuruyor.

       Sevgili Peygamberimiz de, mazeretsiz Cuma namazını terk edenler için azim tehditlerde bulunuyor. İşte bunlardan birisi, cuma namazını üç defa terk edenin kalbinin mühürleneceğini ifade eden hadisidir ki, bu hadis Müslümanlar arasında yanlış algılanmış bunun yerine üç cumayı terk eden kâfir olur şeklinde algılanmış.

       Aslında böyle bir şey ne Peygamberimizden nakledilmiştir ne de İslam'ın sair kaidelerine uygundur. Zira bir insan cumanın farziyetlerini inkâr etmeksizin, hayat boyu cuma kılmasa sadece günahkâr asi bir kul olur. Böyle bir kişi tasvip etmediğimiz halde ömründe hiç Cuma namazı kılmamış olsa dahi kafir olmaz imandan ve İslam’dan ayrılmaz. Ancak Allah korusun Cuma namazının farz oluşunu inkâr ederse dinden çıkar.

 

 

 

Günün Ayeti

Düşünüp ibret almanız için her şeyi eşler halinde yarattık.

Zariyat Suresi 49

 

Günün Hadisi

Alış verişte çok yemin etmekten sakının. Çünkü bu yemin, malı sattırır, ama  bereketini götürür.

 

Günün Sözü

Kılıcın yapamadığını adalet yapar.

Kanuni Sultan Süleyman

 

Günün Duası

Allah’ım hastalarımıza şifa, derdi olanlara derman, borcu olanlara eda nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Furkan  Nedir? 

Îmânı küfürden, ihlası riyadan, tevhîdi şirkten, hakkı bâtıldan, doğruyu eğriden, hayrı şerden, iyiyi kötüden, helalı haramdan, tayyîbi habîsten... ayıran ve gerçekleri açıklayan demektir.

Bu kelime Kur'ân'da 7 âyette geçmiş Kur'ân ve Tevrat'ın adı/sıfatı (Âl-i İmrân 3/4; Bakara, 2/53), Bedir savaşı (Enfâl, 8/41) ve insana verilen hak ile batılı, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etme yeteneği (Enfâl, 8/29) olarak kullanılmıştır.

Furkân aynı zamanda Kur'ân'ın 25. sûresinin adıdır

 

Günün Nüktesi

Ölüm en büyük nasihattir…
    
Harun Reşit'in annesi Behlül Dana'ya gelerek Harun'a biraz nasihat et de adaletten ayrılmasın. Yoksa ahrette işi çok zor olacak diyor:
      Behlül bir Harun Reşit'e, "Uygun görürseniz biraz dolaşalım diyor ve Onu mezarlığa götürüyor. Tek tek mezarları göstererek "Bak şu filanca idi, şu kadar malı vardı, şu kadar yıl yaşadı ve öldü. Şurada yatan da filanca idi, zamanının hükümdarı idi, şu kadar askeri, şu kadar da hazinesinde malı vardı. Şurada yatan kadın da zamanının en güzeli idi. Herkes ona sahip olmak için can atıyordu. Sonunda biri ile evlendi, şu kadar çocuğu oldu ve şu kadar yıl yaşadı. Bu ve benzeri yer gösterme ve değerlendirmenin ardından eve dönüyorlar.

     Harun Reşit'in annesi, bu günlerde hiç Behlül'le sohbet ettin mi, sana neler anlattı? diye soruyor. Harun Reşit'in annesi tekrar Behlül'le gelerek, "Oğluma ne zaman nasihat edeceksin?" diye soruyor. O da ben Ona nasihat ettim. Birlikte mezarlığa gittik. Ona bazı geçmiş kimseleri hatırlattım. "Ölüm en büyük nasihattir. Eğer bunu anlamadıysa diğer söyleyeceklerimin de bir faydası olmaz" diyor.

 

YORUM EKLE