Kulluk Görevimiz… Şükür

Genel Köşe


      Allah, en güzel şekilde yarattığı insana yeryüzünde sayamayacağı kadar maddi ve manevi nimetler lütfetmiştir.

      Sahip olduğumuz el, ayak, göz kulak, içtiğimiz su, yediğimiz ekmek, giydiğimiz kıyafet, bindiğimiz vasıta, kullandığımız teknolojik ürünler…  Her şey onun bize verdiği nimet ve ikramdır.

      Bunca nimete sahip olan insanın bu dünyada bir      takım görevleri vardır. Bu görevlerden birisi de verdiği nimetlerden dolayı Allah’a şükretmesidir.   

      Nitekim yüce Mevla Kur’an-ı Kerimde şükür kavramı ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.”[1]

       Sevgili Peygamberimiz de hadisi şeriflerinde: “Allah’ım!  Seni zikretme, nimetlerine şükretme, sana güzel ibadet etme konusunda bana yardım et.”[2] diye duasında şükredebilmeyi dilemiştir.

       Müminin dilinde övgü, kalbinde sevgi, organlarında itaat olarak tezahür eden şükür, aynı zamanda kişinin sahip olduğu nimetin gerçek maliki Allah olduğunun şuuruna varması demektir.

      İman ve tevhidin en önemli göstergelerinden biri olan şükür, aynı zamanda Kur’an’da en çok bahsedilen konulardan biridir ki yüce Mevla Kur’an-ı Kerim’de bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır. “Beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.[3]   

        İlahi kelam insanın nimetler karşısında şükran duyguları içerisinde olmasını istemektedir. Çünkü nimete kavuşmanın, iyilik görmenin karşılığı bunu gerektirir. Bu nedenle Kur’an-ı Kerim şükrü, Allah’a kulluk etmenin gereği olduğunu belirtir.

     Allah’ın bize bahşettiği nimetler sınırsız ve sayamayacağımız kadar çoktur.

     Kendisine küçücük bir iyilik yapana, teşekkürü boynunun borcu bilen insan, bu sayısız nimetlere şükran olarak Allah’ı her zaman anmalı, nimetlerini hatırlamalı ve kulluğunu eksiksiz yapmalıdır. Bunun en güzel yolu da Allah’ı tanıma, O’na ta’zim ve dua etme, O’na iman edip ibadet etmektir.

     Unutmamak gerekir ki; şükür, nimetleri artırır. İsyan ve nankörlük ise mahrumiyete sürükler. Yüce Mevlamız, bu hususu bize şöyle haber verir: “Andolsun şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. [4]

 

Soru ve Cevaplar

Oruçlu kimse diş tedavisi yaptırabilir mi?

      Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak dişlerini tedavi ettirmesi veya çektirmesi orucu bozmaz. Ancak tedavi esnasında, kan veya tedavide kullanılan maddelerden herhangi bir şeyin yutulması orucu bozar.

     Fakat imkanı varsa tedaviyi iftardan ya da ramazandan sonra yaparsa daha doğru olur.

  Ramazan Para karşılığında hatim okumak caiz mi?

        Ölüye faydası dokunan ibadetlerden bir tanesi de Kur’an okumaktır. Kur’an okumak veya okutmakla sevabını ölen kişiye bağışlamak dinimizce uygun bir davranıştır.

        Cumhuru ulemaya göre bir kimse hiçbir maddi menfaat beklemeden ve almadan Kur’an-ı okur ve bunun sevabını ölüye bağışlarsa yaptığı bu davranış sünnete uygun ve faydalı bir davranıştır. Fakat pazarlıklı menfaat karşılığında başkalarına Kur’an okumak dinen uygun değildir.

      Bunun  yanında pazarlıksız bir şekilde kişinin ölüsüne hatim indirilmiş ise bu kimse de hediye kabilinden bir miktar para verirse okuyana dinen bunda bir sakınca yoktur.     

 Kusmak orucu bozar mı?

       Kusmanın orucu bozup bozmam meselesi fıkıhçılar arasında tartışma konusu olmuştur. Hanefi fıkıhçılara göre bilerek yapılan kusma ağız dolusu ise orucu bozar. Bu orucun kazası da gerekir. Fakat kusma bilerek kendiliğinden getirildiği halde ağız dolusu değilse oruç bozulmaz. Fakat hangi kısımdan olursa olsun kusmadan birşey yutulursa orucu bozar.

       Şafii fıkıhçılara göre bilerek yapılan kusma az olsun çok olsun orucu bozar, ramazandan sonra da kaza etmek lazım. Bilmeyerek yapılan kusma boğaza girmese oruca zarar vermez.

 Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

      İmsak vakti ezan ile değil, tan yerinin ağarması ile başlar. Bu sebeple ezan okunsun okunmasın imsak vaktinin başlaması ile yeme içmeye son vermek gerekir.

      Ezanın imsak vaktinden önce okunması, ezanla birlikte oruca başlamayı zorunlu kılmadığı gibi, ezanın geç okunması hâlinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmaz. Dolayısıyla kişi ezan bitene kadar yiyip içemez.

Çocuk namaz kılma, oruç tutma gibi ibadetleri yapmadığında babanın veya annenin bundan bir sorumluluğu olur mu?

       Çocuklar reşit oluncaya kadar ana-baba kendilerine düşen görevleri yerine getirmekle sorumludur. Buluğ çağından sonra sorumluluk herkesin kendisine aittir. 

       Dolayısıyla baliğ olmuş bir çocuğun günahında Anne ve babanın bir vebalı yoktur. Aynı şekilde namaz, oruç gibi ibadetleri yapma hususunda vebal ve sorumluluk evlattadır. Çocuk, bu ibadetleri ihmal ederse sorumluluk ve ceza kendisine olur.

      Ebeveynin bir günahı ve vebali olmamakla beraber onlara düşen görev güzel öğüt ve sözlerle daima çocuklarına rehberlik etmeleridir.

Bir Müslüman Ramazan günü oruca niyet etmemiş olsa akşama kadar bir şeyler yiyip içebilir mi?

       Hasta yolcu ve ileri yaşlılık durumunda olduğu için oruç tutamayacak durumda olanlar oruç tutamıyorlarsa oruca niyet etmezler. O gün onlar için oruçlulara yasak olan şeyler yasak değildir.

       Ancak böyle bir özrü olmadığı halde oruca niyet etmemiş olanlar niyet vaktini geçirmişlerse artık o gün akşama kadar bir şey yiyip içemezler. Diğer oruçlular gibi bir şey yemeden beklemeleri uygun olur. Her ne kadar oruçlu değillerse de oruca hürmeten yemez ve içmezler.

Günün Ayeti

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.

Bakara 184

 

 

Günün Hadisi

“Ümmetim Ramazan’ın faziletini tam olarak bilseydi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederdi.”

 

Günün Duası

Allah’ım bugün tuttuğumuz oruçları, kıldığımız namazları, ettiğimiz duaları, yaptığımız hayırları kabul et.

 

Günün Sözü

Gelecekte doktorların hastalarına yazacakları reçete, Müslümanların kıldığı namaz ve tuttuğu oruç olacaktır

Bernard Shaw'd

 

Ramazan Kavramları

Mukâbele Nedir?

 Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesidir

 

Günün Nüktesi

Mecusinin Affı…
        Bir Ramazan günü idi. Müslüman mahallesinde oturmakta olan ateşe tapan bir Mecusi'nin küçük çocuğu Müslümanların arasında ekmek yiyordu. Hemen babası çocuğun bu halini fark etti: 

      -Oğlum Müslümanların arasında yemek yenir mi onlar bu günlerde oruç tutarlar onlarca muhterem günlerdir, diyerek çocuğu azarlayıp eve gönderdi.

      Her faninin başına gelen ölüm O'nu da alıp götürdü ölümünden sonra şehirde bulunan bir Allah dostlarından birçoğu Mecusi'yi rüyalarında cennet'te gördüler. Halbuki hayatında Allah diye ateşe ibadet eden bir kimsenin, cennete girmesi adli ilahiye mugayirdi.

        -Nasıl oldu da bu nimete eriştin! Biz seni imansız bilirdik. Hatta öldüğünde cenazen namazını bile kılmadık. Dediklerinde O şu cevabı verdi.
        -Evet! Doğru söylüyorsunuz. Ben Mecusi idim. Fakat bir gün küçük oğlum Müslüman mahallesinde, onlar oruçlu olduğu halde ekmek yiyordu. Ben çocuğun onların gözleri önünde ekmek yemesine müsaade etmedim. Müslümanların hürmet ettiği bir şeye bende hürmet ettiğim için Allah benim ruhumu bir Müslüman olarak aldı. Ölüm anında başıma biri geldi. Bana "Eşhedü enla ilahe illalah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resuıühu." dedirtti ve ondan sonra ruhumu teslim ettim, o sebepten bu gördüğünüz mükafata kavuştum, dedi.

 

Allah’ın Sıfatları

Muhalefetün lil-havadis:

Allah'ın sonradan vücud bulan varlıklara benzememesi demektir. Allah, zatında ve sıfatlarında hiçbir mahlûkun zât ve sıfatlarına benzemez.

Ramazan Manileri

Bu aya hürmet gerek

Nimete şükür gerek

Mübarek Ramazan’da

Hakk’a ibadet gerek.

 

Aldanma sağa sola,

Gel gidelim hak yola,

Güzel oruç tutanın,

Âkıbeti hayrola.

YORUM EKLE