banner6

Fuat Duymaz, 12. kitabını okurlarıyla buluşturdu

Adanalı Şair-Yazar Fuat Duymaz’ın, ‘Akşam’dan Öten Horozlar ve Kimliğini Kaybeden Türkiye ve ‘Ateşlere Yazıyorum Sevdamı’ isimli üç kitabı yayınlandı.

Bayram BULUT

Özel haber

ADANA (İLKHABER)-Adanalı Şair-Yazar Fuat Duymaz’ın, ‘Akşam’dan Öten Horozlar ve Kimliğini Kaybeden Türkiye ve Ateşlere Yazıyorum Sevdamı’ isimli üç kitabı yayınlandı.

Adanalı Şair Yazar Fuat Duymaz’ın, üzerinde büyük bir hassasiyetle çalışarak kaleme aldığı 12 kitabı bulunuyor. Bu kitaplardan 5’i şiir,  geri kalanı ise araştırma inceleme ve hikaye üzerine yazılan kitaplardan oluşuyor. Adanalı Şair-Yazar Fuat Duymaz’ın 2020 yılında yayınlanan, ‘Akşam’dan Öten Horozlar ve Kimliğini Kaybeden Türkiye’ isimli iki kitabı bulunuyor. Ayrıca Duymaz son olarak bir şiir kitabına daha imza attı. Bu şiir kitabının ismi ise, Ateşlere Yazıyorum Sevdamı’ şeklinde oldu.

‘KİMLİĞİNİ KAYBEDEN TÜRKİYE’ İSİMLİ KİTAP

‘Kimliğini Kaybeden Türkiye’ isimli kitapta Fuat Duymaz, “Çanakkale’de doğan yeni dünya, Atatürk’ün dış politikası evrenseldir, Türkiye’de Sovyet tehdidi tartışmaları, Atatürk, ‘Avrupa’nın namusuna güvenemeyiz’ diyor, Batıcılık Türkiye’nin dokularını zedelemiştir, Türkiye’de aydınların İslam takıntısı, Anadolu’daki egemenlik ve isyanların nitelikleri, Tarihin vahşet belgeleri Haçlı Seferi, ‘Çöküş Fatih ile başladı’ görüşü algı tuzağı, Batıda inanç özgürlüğü yok, Batının etnik ve din-mezhep bölücülüğü, Dünya’da ve Türklerde kadın, Küresel Çılgınlık Doğayı yok ediyor, Dünyanın eli kulağında, el değmemiş topraklar,Fulbright Anlaşması ve Türkiye’de menkurt üretme süreci, Kimliğini kaybeden Türkiye” başlıkları ile konular ele aldı.

‘AKŞAM’DAN ÖTEN HOROZLAR’ ÖYKÜ KİTABI

Geniş kapsamlı bilgiler paylaşan Fuat Duymaz’ın 2020 yılında çıkan bir diğer kitabı ise, hikayelerden oluşan ‘Akşam’dan Öten Horozlar’ isimli kitabı oldu.  Yaşanmış olayları  ve kendi çevresindeki veya kendi  yaşadığı olaylara mizah havası katarak kısa öyküler halinde okuyucularla buluşturan kitapla ilgili görüşlerini aktaran Duymaz, “Türkçe ya da edebiyat derslerinde, Yaşanmış yada yaşanabilecek olayları anlatan edebi bir metinlerden oluşan bir kitabımız bu. Bu kitapta anlatılanlara, öyküden çok öykü denemeleri demek daha uygun düşer sanıyorum.” dedi.

ÖYKÜLER HAKKINDA BİLGİLER

Yazdığı öyküler hakkında bilgiler veren Fuat Duymaz, “Olayların hemen hemen tamamı bizzat yaşadığımız, bir kısmı ise dostlarımızın yaşadıkları ya da yaşanmış gibi anlattıkları olaylardır. Bir iki öyküde ki olayları, gerçek ortam ve kişi adlarını değiştirerek anlatmaya çalıştık. Farklı zamanlarda ve ortamlarda yaşanmış bazı olayları ise, öz ve biçim benzerliklerinden dolayı aynı öyküde birleştirme yoluna gittik. Sonuç olarak, bu kitaptaki öykü denemelerine, biraz mizah havası katarak, okuyanların, yaşadıkları toplumla kavga etmeden, sevgi ve saygıya dayalı barışık yaşama kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunmaya çalıştık. İnşallah dostlarımı mahcup etmemişizdir.” diye konuştu.

16 YIL BOYUNCA HAZIRLANDI

16 yılın birikimiyle bu öykü kitabını yazdığını vurgulayan Fuat Duymaz, “Akşamdan Öten Horozlar isimli öykü kitabında, ‘Fay hattı güzergahı’ öykümüz var.  Kitabın ismini verdiğimiz, ‘Akşamdan Öten Horozlar’ isimli öykümüz var. ‘Keramet ayranı’ isimli öykümüz var.  Yaşanmışlıkları anlatma yoluna gittim. 2004 yılında emekli olduktan sonra bunları yazıyordum. Bunları tekrar güncelleyerek kitabımıza yansıttık. Ortaokul ve lise gençlerinin çok beğendiği bir kitap oldu.   Çalışırken düşünmüyordum. Memur olunca birde zamanınız sınırlı oluyor. Emekli olduktan sonra öykü kitabımın hazırlıklarını yaptım.  16 yıl boyunca yazdım. Diğer kitaplarımın yanı sıra ilk öykü kitabımı da yayınladım.” ifadelerini kullandı.  

OLUMLU TEPKİLER

Fuat Duymaz, kitabının görücüye çıkmasının ardından çok olumlu tepkiler aldığını kaydetti. Özellikle öğrencilerin öykü kitabını çok beğendiğini vurgulayan Duymaz, “Çok mutluyum. İnsanlardan olumlu tepkiler alıyorum. Özellikle öğrenciler kitabımızı çok beğendiler. Öykü yazmak güzel bir şeydir. Öykü yazmak kurgudur zaten. Bende buna yıllarımı verdim. ve yaşanmışlıklarımızı da ekleyerek güzel bir kitap oluşturdum.” dedi.

YOĞUN İLGİ

Yoğun ilginin ardından, ‘Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet’ isimli kitabının ikinci baskısını yaptıklarını belirten Duymaz, “Türk dilini anlatıyor kitabımız. Türkçe’nin dünyanın en eski dili olduğunu, Türkçe’nin dünyada ki belli başlı dillerden biri olduğunu, Türkçe’nin bilime en uygun 3 dilden biri olduğunu anlatıyor kitabımız. Birde dil üzerinden ülkenin kültürüne, toplumsal yapısına yönelik küresel saldırıları anlatıyor. Kültürel yozlaşmanın bir toplumda nelere yol açabileceği, hangi ahlaki çöküntüleri tetikleyebileceğini anlatmaya çalışan bir kitap, kitabımız.” şeklinde konuştu.

‘BAĞIMSIZLIK SEVDASI’ 5. BASKIDA

 Yoğun ilgi gören ‘Bağımsızlık Sevdası’ isimli kitabının da 5 baskısını yaptıklarına dikkat çeken Duymaz, “Aynı zamanda ‘Bağımsızlık Sevdası’ isimli kitabı 5. baskısını yaptık. Bu kitaplarımız yoğun ilgi gördüğü için tekrar baskıya koyma ihtiyacı hissettik.” ifadelerini kullandı.

“İNSANLAR KÜLTÜRÜNDEN UZAKLAŞIYOR”

İnsanların kültürlerinden uzaklaştığını söyleyen Duymaz, “Kimliğini Kaybeden Türkiye” kitabımı çıkarttım.  Verdiğim konferanslar verdim konferanslarda bunları anlattım. Türkiye Anadolu’daki Türk Kimliğinden uzaklaşmış durumda. Bunları yazdım.  Televizyon programlarından tutun caddelere çıkıp tabelalara baktığınızda burası Türkiye’mi diyebiliyoruz. TV’lerde yapılan programlar yabancı ülkelerden kopyalanan programlar. Dizileri görüyorsunuz. İnsanlar kültüründen uzaklaşmış durumda. İnsanlar artık bundan rahatsız. 12 kitabım oldu. En son bir şiir kitabı daha çıkarttım. 2019 yılının Ağustos ayında çıkarttık. Duygusal şiirler içeren ve toplumsal konuları da içeren bir kitap. ” diye konuştu

2004 YILINDAN BERİ KİTAP YAZIYOR

2004 yılından beri kitap yazdığını ve kitaplarına şiir yazarak başladığını kaydeden Duymaz, şunları söyledi;

“Düşlerimi Geri Verin isimli şiir kitabım 2004 yılında yayınlandı. Yeni Yapraklı Hüzünler şiir kitabım 2005 yılında yayınlandı. Toz Koparan Fırtınalar şiir kitabım 2007 yılında yayınlandı. Bağımsızlık Sevdası isimli şiir kitabım 2011 yılında yayınlandı. Dört şiir kitabından sonra dil araştırmalarına yöneldim. ‘Ölümsüzlük Çiçeği Türkçe’  kitabımı 2012 yılında yayınladım. Toplumda yazarların çizerlerin bile Türkçe hakkında yeterli bilgi olmadığını gördüm. Bu nedenle araştırıp, bu araştırma kitabıma yansıttım. ‘Atatürk Neden Büyük’ şeklinde kitap çıkarttım. 2 tane kitap yazdım bu konuyla alakalı. 2012 ve 2013 yıllarında yayınlandı.

‘Küresel Yalanlar ve Talanlar’ kitabını çıkarttım. Çok kapsamlı ve geniş kaynaklardan yararlanarak çıkarttığım çok önemli bir kitabımdı bu. 2017 yılında yayınlandı. Dil konusunda yeniden tartışmaların olduğunu görünce, ‘Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet’ kitabını çıkarttım. 2019 yılında yayınlandı ve aynı yıl içerisinde 2 baskı yaptı kitabımız. ‘Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet’ kitabının 2. baskısını ve ‘Bağımsızlık Sevdası’ isimli kitabın ise 5. baskısını 2019 yılında yaptık.

2020 yılında, ‘Akşamdan Öten Horozlar’ kitabını çıkarttık.  Yine 2020 yılı içerisinde, ‘Kimliğini Kaybeden Türkiye' isimli kitabı çıkarttık.  2020 yılının Ağustos Ayında da son kitabımız olan, ‘Ateşlere Yazıyorum Sevdamı’ isimli şiir kitabımı yayınladım. Duygusal şiirler toplumsal şiirler, tasavvuf şiirlerimiz yer alıyor.  Öncelik şairliktir araştırmacılığım daha sonra geliyor. Şiir benim için çok önemli olduğu için bu kitabımı şiir kitabı olarak yazdım. Şiir bambaşka bir ortam, ruh halini gerektiriyor.  Üzerine çalıştığım bir araştırma kitabım daha var. ‘Küresel Yalanlar ve Talanlar’ kitabımızın ikinci baskısına hazırlanıyoruz. Kaynak bulabilirsek kitabımızı yayınlamaya hazırız.  

Okullara giderek konferanslar söyleşilere katılıyorum. Şiir günlerine katılıyorum.  Türk Bayrağı Şiiri ve bağımsızlık sevdası isimli şiirlerimiz ders kitaplarına konulabilir nitelikte şiirlerimizdir.  Topraklarda Türk Kültürü Müslüman Türk Kültürüdür. Kendi kültürümüzün dünyada eşi benzeri yoktur. Kültürümüze sahip çıkalım. Kültür ithal edilmez. Batı kültürü Türk kültürünün alternatifi değildir. Tabi ki teknoloji olacak ama kendi kültürümüze sahip çıkacağız. Tv’lerde yabancı müzikler sürekli çalıyor. Kendi kültürel değerlerimiz olan türküler maalesef ki daha az.

Bütün yozlaşmalar dil üzerinden başlar. Bir toplumun dilini bozarsanız otomatikmen her şeyini kültürünü bozarsınız. Öncelik dil olmalı. Türk Dili’nin konuşulmadığı yere Türk yurdu diyemezsiniz.   Yabancı dillere düşman değilim ama yabancı dilerin ülkemizi kuşatmasına karşıyım. Dil öğrenmek güzeldir.”

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2020, 10:39

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER