Kur'an-ı Kerimi okurken anlamını bilmek zorunda mıyız?

 

     Kur'an-ı Kerim Arapça indirilmiştir. Bu dile vakıf olmayanlar da bu yüce kitabı okumak, öğrenmek ve yolunda yürümekle mükelleftir. Dolayısıyla kişi Kur’anı okurken anlamını bilerek okursa tabi ki hayrı daha fazla olur. Aynı şekilde her Müslüman’ın da bu yüce kitabı anlayarak okuması temenni edilir. Ancak her insan bu dile ve bilgiye sahip olamayabilir. Sahip olamadığından dolayı da bu kitabı okumaktan mahrum kalması düşünülemez.

 

      Kişinin Kur’an-ı Kerim’in anlamını bilmese dahi onu okuması sevaptır. Hatta her bir harfinden dolayı okuduğu için Müslüman’a on sevap yazıldığını sevgili Peygamberimizi müjdelemektedir.

 

      Ayrıca müslüman kimse kalplere şifa olan Kur’an-ı Kerimi Arapça orijinalinden okuyamıyorsa da en azından mealini ve tefsirini okuyarak ayetlerinin ne anlama geldiğini öğrenmelidir.

 

 

 

Hayır da şer de Allah’tandır sözünün dini anlamı ne demektir?

 

  Hayır ve şer Allah’tandır”, demek bunları yaratan Allah’tır, demektir. Çünkü Yaratıcı O’dur ve O’ndan başka yaratıcı yoktur. Kula bakan yönüyle ise hayrı ve şerri irade eden, tercih eden kuldur. Bundan dolayı da insanlar hayır ve şer, iyi ve kötü bütün davranışlarından sorumludur.

 

   Başka bir ifadeyle, “amentüde ifade edildiği üzere her Müslüman kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanır. Yani âlemlerin yaratıcısı olan Allah Teâlâ hayrı da şerri de irade eder ve yaratır. Çünkü âlemde her şey onun irade, takdir ve kudreti altındadır.

 

    Zira Âlemde ondan başka gerçek mülk ve kudret sahibi kimse yoktur. İnsan, hayrı da şerri de kendi iradesi ile kazanır. Ancak Allah’ın hayra rızası vardır, şerre ise yoktur. Hayrı seçen mükâfat, şerri seçen ceza görecektir. Şerrin Allah’tan olması, kulun fiilinin meydana gelmesi için Allah’ın tekvini iradesinin ve yaratmasının devreye girmesi demektir. Yoksa Allah kulların kötü filleri yapmalarından hoşnut olmaz, şerri emretmez bilakis yasaklar.

 

 

 

Büyük olan burnu küçültmek caiz mi?

 

      İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme... gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır.   Nitekim Rasulüllah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir.

 

      Buna göre, Allah'ın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabiî güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kur'an-ı Kerim, şeytanın "Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yaratılışını değiştirecekler" (Nisa, 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytanî işler olarak nitelemektedir.

 

     Dolayısıyla güzellik için burna estetik yapmak dinen uygun değildir.

 

 

 

Buluğ çağına ermeyen bir çocuğun yaptığı ibadetlerin sevabı anne ve babasına mı gider yoksa kendisine mi?

 

     Çocuğuna iyi bir dini eğitim ve terbiye veren kimse çocuklarının yaptığı ibadetlerden(yetişkin olsalar da) hissedardır. Ayrıca buluğ çağına girmeden ibadet etmeye başlayan çocuk bunun mükafatını ahirette alacaktır.

 

     Bu şekilde ölen bir çocuk cennette yetişkin gibi muamele görüp cennetin nimetlerinden istifade edecektir. Buluğa girmeden vefat eden çocuk ibadet etmiyorsa cennete girmekle beraber cennette çocuk olarak kalacaktır.

 

Bardağın ya da camın kırılması aydınlık mıdır?

 

    Bu deyim halk arasında dolaşan batıl ve hurafe olan inançlardan birisidir. Bardak ya da camın kırılması ne bir hayra ne de bir uğursuzluğa işaret etmez.

 

     Bu tarz inanışlar tamamen halk arasında dolaşan hurafelerdir inanmamak gerekir.

 

 

 

 

 

Günün Ayeti

 

“Kim Allah’ın rahmetine müstehak olmak için Rabbiyle karşılaşmayı temenni ediyorsa sâlih amel yapsın, Allah’a ibadette şirk koşmasın.” (Kehf; 110)

 

 

 

Günün Hadisi

 

Emaneti güvendiğin kimseye ver! Sana hainlik yapana sen hıyanet etme!

 

 

 

Günün Sözü

 

Çalışmak bizi şu üç büyük beladan kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.

 

Voltaire

 

 

 

Günün Duası

 

Ya rabbi bugün hakkımda hayırlı olmayan hiçbir işi bana nasip etme.

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Cem’l’- Kur’an ne demektir?

 

      Kur'ân'ın toplanması, mushaf hâline getirilmesi demektir. Hz. Peygamber 'e inen âyetler; ince ve yassı taşlara, kaburga kemiklerine, derilere, kağıtlara, hurma dallarına vb. şeylere yazılıyor ve muhafaza ediliyordu. Âyetler, inmeye devam ettiği için Peygamberin sağğında Kur'ân, mushaf haline getirilmemişti.

 

      Hz Peygamber'in vefatından altı ay sonra, Yemâme savaşında birçok hâfızın şehit olması üzerine Hz. Ömer'in teşvikiyle Halife Hz. Ebû Bekir, Kur'ân-ı mushaf haline getirme kararı aldı ve bu görevi, Peygamberin Kur'ân'ı vahiy meleği Cebrail'e son okuyuşunda hazır bulunan, vahiy kâtibi ve hâfız olan Zeyd ibn Sabit'e verdi. Zeyd, titiz bir çalışma ile Kur'ân'ı mushaf haline getirdi ve halifeye teslim etti.

 

       Bu mushaf, Hz. Osman zamanında yine Zeyd ibn Sabit'in başkanlığında Abdullah ibn Zübeyr, Sâid ibn As ve Abdurrahman ibn Hâris'den oluşan bir komisyon tarafından çoğaltıldı. Yeryüzündeki bütün mushaflar, bu ilk mushafların aynıdır.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Oğlum niye ağlıyorsun?

 

İbn-i Mülcem, Hz. Ali’yi yaralayınca Hz. Hasan ağlayarak yanına girdi. Hz. Ali:

 

— “Oğlum, niye ağlıyorsun?” Hz. Hasan:

 

— “Nasıl ağlamayayım? Âhiretin ilk, dünyanın son gününde bulunuyorsun!

 

— “Oğlum, dörder maddeden ibaret şu iki tavsiyemi iyi belle, onlara riayet edersen, yapacağın hiçbir şey sana zarar vermez:

 

1- En büyük zenginlik, akıl.

 

2- En koyu fakirlik, ahmaklık.

 

3- En yaman yalnızlık, böbürlenmek.

 

4- En değerli zenginlik, güzel ahlâktır.

 

Diğer dört şey ise:

 

1- Ahmakla dostluktan sakın, çünkü o sana faydalı olmak isterken zarar verir.

 

2- Yalancıyla dost olma. Zira o, senden uzak duranı sana yaklaştırır, yakınını da senden uzaklaştırır.

 

3- Cimriyle de dostluk kurma, zira ihtiyaç duyduğun şeyi senden uzaklaştırır.

 

4- Facirle de dost olma, çünkü seni ucuza satıverir.”

YORUM EKLE