Kur'an'a Göre iyi Mü'min'in Özellikleri

 

Kurtuluşun ilk basamağı iman olduğu için Kur’an-ı Kerim müminin özelliklerini saymadan önce, “müminler kurtuldular” (Müminun, 23/1) ifadesiyle söze başlayarak kamil mü’min’in  diğer nitelikleri alt alta şöyle sıralamaktadır:

1-Müminler müttakidir:

İman edip salih amel işleyen Allah ve peygamberin emir ve yasaklarına uyan, her türlü kötülüklerden sakınan ve ibadetlerini en güzel şekilde yapan mümin muttakidir.

Allah’ın, rahmetini muttakilere ihsan edeceğini yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den öğreniyoruz:

 “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve peygamberine inanın ki O size rahmetinden iki kat versin ve size ışığında yürüyeceğiniz bir nur lütfetsin, sizi bağışlasın.” (Hadid, 57/28)

2-Mümin salih amel sahibidir:

Kur’an-ı Kerim’de fesat ve salah kavramları birbirine zıt olarak kullanılmaktadır. “Fesat”, salah kavramından daha kapsamlıdır ve tüm insanların bir vasfı olarak Kur’an-ı Kerim’de yer alır.

 Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” (Bakara, 2/30)

“Salah” kavramı ise müminlerin belirgin vasfı olarak Kur’an’da yer alır.

“İman edip salih amel işleyenler…” (Asr, 103/3) Bu vasıfla müminler Allah’ın emir ve yasaklarını gözetirler. O’nun seçkin kulları arasına girmeye çalışırlar. Tutum ve davranışlarında itidalli olmayı tercih ederek dünya ve ahiret saadetini elde etmek isterler.

3-Mümin Kur’an’a sarılır:

“…O (Kur’an)’a uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Enam, 6/155) Kur’an’a uymak; O’nun emir ve yasaklarına uymak, tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmektir. Bu şekilde davrananlara Allah’ın merhamet edeceğini biraz önce zikrettiğimiz ayette ifadesini buluyor. Bu bağlamda Kur’an’ı öğrenmenin gereğine inanan her mümin sevgili peygamberimizin

 “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Riyazü’s-Salihin Tercümesi, II, 837)Sözünün gereğine inanarak öğrendiğini önce kendisi uygular ve sonra da başkasına öğretir.

4-Mümin itaatkardır:

Tevbe süresinin 71. ayetinde iman eden erkek ve kadınların nitelikleri sıralanırken “…Allah’a ve resulüne itaat ederler…” ifadesi kullanılıyor. Allah’a ve peygambere itaatten maksat Kur’an ve sünnete uymak olarak anlaşılır.

5-Mümin namazını kılar:

Namazın Kur’an-ı Kerim’deki karşılığı salattır. Kur’an müminlerin niteliklerini sıralarken

 “Namazlarında huşu içindedirler.” (Müminun, 23/2) demek suretiyle namazdaki huşuya

“Namazlarına devam ederler.” (Müminun, 23/9) ifadesiyle de namazın vaktinde kılınmasına dikkat çekmektedir.

“Namaz insanı bütün kötülüklerden alıkoyar.” (Ankebut 29/45) ayeti buna dikkat çekmektedir.  Namaz İslam’ın temel esaslarından  biridir. Sevgili peygamberimiz İslam’ın beş temel esas üzerine kurulduğunu ifade ederken namazın önemine binaen şahadet kelimesinin arkasından zikrediyor. (Riyazü’s-Salihin Tercümesi, II, 887-959) Kur’an-ı Kerim’de pek çok yerde “…Namazı kılarlar.” (Araf, 7/170; Enfal, 8/3; Tevbe, 9/5, 17)İfadesi geçiyor. Ayrıca peygamberimiz

“Amellerin hangisi hayırlıdır? Sorusuna

“vaktinde kılınan namazdır.” (Riyazü’s-Salihin Tercümesi, II, 887.) şeklinde cevap vermiştir. Ergenlik çağına gelmiş her Müslüman günde beş vakit namaz kılmakla mükelleftir. Namaz imanın alameti, kalbin nuru, ruhun kuvvetidir.

6-Mümin zekatını verir:

Olgun müminin özelliklerinden biri de zekat vermektir.

“Zekatını verirler.” (Müminün, 23/4) Sevgili peygamberimiz zekatı, İslam’ın beş temel esaslarından biri olduğunu çeşitli vesilelerle dile getirmiştir.  (Riyazü’s-Salihin Tercümesi, II, 959-961)

8-Mümin infakta  bulunur:

İnfak, zekat ve  sadaka  dışında  Allah’ın  rızasını  umarak  fakir, yoksul ve hayır kurumlarına maddi olarak yardımda bulunmaktır.

“Kendilerine rızk olarak verdiklerimizden infak ederler.” (Bakara, 2/3)

“Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça gerçek manada iyiliğe erişemezsiniz.” (Al-i İmran, 3/92)

9-Mümin iffetlidir:

İffetli olmak olgun müminin özelliklerindendir.

“Onlar iffetlerin korurlar.” (Müminun, 23/5)

10-Mümin Emanete Riayet Eder, Sözünde Durur:

 “Emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.” (Müminun, 23/8) Emanete riayet etmek, hem ahlaki bir görev hem de yüce dinimizin bir emridir. Emanet sadece eşya ve paradan ibadet değildir. Emanet bize söylenen bir sır veya çalıştığımız iş;  rızkımızı temin ettiğimiz görev olabilir. Bu emanetlere riayet etmek onu gereği gibi korumak, korumada kusur etmemem mecburiyetimiz vardır.

 11-Mümin Doğru Sözlüdür:

Olgun mümin Yüce Allah’ın

 “Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.” (Ahzap, 33/70) sözüne kulak verir, doğru söylemek zorunda olduğunu bildiği gibi, doğru olmak zorunda olduğunu da bilir.

“Emr olunduğun gibi dost doğru ol.” (Hud, 11/112)

12-Mümin Merhametlidir:

Sevgili peygamberimiz,

“Merhamet gösteremeyen kişi merhamet görmez.” (Riyazü’s-Salihin, II, 761) buyurmuşlardır. Olgun müminin kalbi ve beyni merhamet duygularıyla doludur. Olgun mümin eşine, çocuklarına, yakınlarına, insanlara ve bütün canlılara karşı merhametlidir.

 13-Mümin Boş ve Yararsız Şeylerle Meşgul Olmaz:

“Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.”(Müminun, 23/3) İnsanın en kıymetli sermayesi ömrüdür. Zira elde edilen her güzellik onunla kazanılır. Sevgili Peygamberimiz:

“İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların kıymetini bilmiyor; sağlık ve boş vakit.” (Riyazü’s-Salihin, I, 128)

 

14-Mümin sabırlıdır:

Sabırlı olmak, olgun müminin özelliklerindendir. Güçlüklere katlanmak ancak sabırla mümkün olur. Haksızlığa ve kötülüğe karşı koymak onlardan kurtulmanın yolunu aramak olgun müminin özelliğidir. İnsanın gücünün aşan bazı sıkıntılar karşısında yıkılmadan ayakta durmak ve sabretmek, ruh sağlığı açısından önemlidir. Bu gibi durumlarda sabretmek olgun müminin görevidir.

“Sabredenlere mükafatları, ödenecektir.” (39/10)

15-Mümin Haya Sahibidir:

Sevgili peygamberimiz

“Haya imandandır.” (Riyazü’s-Salihin, II, 606) buyurarak haya duygusunun insanı utanç verecek hareketlerden kurtulmanın temeline imanı yerleştirmiştir.

Olgun mümin sahip olduğu haya duygusuyla insanların görmediği yerde bile kötülük yapılamayacağını bilir.

16-Mümin kimseyi aldatmaz:

Olgun mümin sözünde doğru olduğu gibi işlerinde dürüst hareket eder, insanları aldatmaz. İnsanları aldatmak kötü bir huy, çirkin bir davranıştır. Peygamberimiz:

“Bizi aldatan bizden değildir.” (Müslim, İman, 164) buyurmuştur.

 

 

Soru ve Cevaplar

 

Yanlışlıkla fakir diye bilinen zengine zekat verilirse o zekatı yeniden ödemek lazım mı?

      Zekat çıkaracak kimse, zekatı gerçekten onu hak edenleri araştırıp bularak vermelidir. Zekat çıkaran kimse bu konuda gereken titizliği göstermez ve zekatın ehil olmayana verirse borcundan kurtulmuş olmaz, zekatını yeniden vermesi gerekir, çünkü zekata ehil olan kimseyi araştırmada kusur etmiştir.

      Fakat zekat çıkaran kimse gereken araştırmayı yapar fakat fakir zannederek zekat verdiği kişinin zengin veya gayr-i müslim olduğu ortaya çıkarsa İmam-ı Azam, Ebu Hanife'ye göre onun yeniden zekat vermesi gerekmez.

      İmam Şafi'ye göre ise, insanın borcunu alacaklıya değil de başkasına ödediği zaman nasıl borcu düşmezse aynı şekilde zekat borcu da ehline ödenmediğinde mükellefin borcundan düşmüş olmaz.

 

Ramazan Para karşılığında hatim okumak caiz mi?

        Ölüye faydası dokunan ibadetlerden bir tanesi de Kur’an okumaktır. Kur’an okumak veya okutmakla sevabını ölen kişiye bağışlamak dinimizce uygun bir davranıştır.

        Cumhuru ulemaya göre bir kimse hiçbir maddi menfaat beklemeden ve almadan Kur’an-ı okur ve bunun sevabını ölüye bağışlarsa yaptığı bu davranış sünnete uygun ve faydalı bir davranıştır. Fakat pazarlıklı menfaat karşılığında başkalarına Kur’an okumak dinen uygun değildir.

      Bunun  yanında pazarlıksız bir şekilde kişinin ölüsüne hatim indirilmiş ise bu kimse de hediye kabilinden bir miktar para verirse okuyana dinen bunda bir sakınca yoktur.     

 

Arabaların egzozundaki duman oruca zarar verir mi?

       Umumi belva kabilinden olup kaçınılması mümkün olmayan, rüzgarın kaldırdığı toz, yanan ocaktan çıkan duman, arabadan çıkan egzoz dumanı, elenen veya öğütülen unun ve benzeri şeylerin oruca bir zararları yoktur.

       Çünkü bunlar devamlı olarak insanlar tarafından karşılaşılan ve sakınılması mümkün olmayan şeylerdir.

 

Biyopsi yaptırmak orucu bozar mı?

      Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması yani biyopsi yaptırmak orucu bozmaz.

 

Fıtır sadakasının İslam dinindeki yeri nedir?

    Fıtır sadakası Ramazan Bayramı'na kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle mükellef oldukları mali bir ibadettir. Fıtır sadakasının dini bir yükümlülük oluşunun dayanağı Hz. Peygamber'in hadisleridir. Söz konusu bu hadisler Peygamber devrindeki fıtır sadakası uygulamasını da göstermektedir. Abdullah Bin Ömer'in rivayet ettiğine göre:

"Peygamber fıtır sadakasını bir ölçek kurma ve bir ölçek arpa olmak üzere köle erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar bayram namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir."

           Bu hadislerden hareketle Şafii ve diğer mezhepler fıtır sadakasını farz saymış. Hanefi mezhebi ise usul farkının anlayışına dayanan terimden dolayı fıtır sadakasını vacip kılmıştır.

 

Halk otobüsünden dolayı zekat vermek gerekir mi?

   Ticaret için olmayan araba, ev, arsa gibi mallara zekat vermek gerekmez. Fakat bunların kazancı varsa ve bu kazanç sahibinin diğer zekata tabi malları ile birlikte veya tek başına nisap ölçüsüne ulaşırsa, yıl sonunda getirilerinin zekatı verilir.

    Halk otobüsü, ticari taksi bu hükümdedir. Halk otobüsü ve  ticari taksinin kazancı yıl sonunda da nisap miktarına ulaşırsa zekatı verilir.

 

Alacakların zekatı nasıl verilir?

          Geri ödeneceği kesin olan alacakların, her yıl alacaklı tarafından zekatlarının ödenmesi gerekir. Alacak tahsil edilmeden önce zekatı verilmemişse, tahsil edildikten sonra, geçmiş yıllara ait zekatlar da ödenmelidir.           

          İnkar edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacakların her yıl zekatının verilmesi gerekmez. Şayet böyle bir alacak daha sonra ödenirse zekatını öder.

 

Günün Ayeti

Yerde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir debelenen yoktur

 

Günün Hadisi

Dürüst tüccar kıyamet günü peygamberler, şehitler ve doğru insanlarla haşrolunur.

 

Günün Sözü

Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası dostunun yüz karası düşmanının maskarası

M. Akif ERSOY

 

Günün Dua

Ya rabbi bu mübarek ayın hürmetine bizi cehennem ateşinden koru ve cennetine al.

 

Ramazan Kavramları

Aleyhi’s-selam’ın anlamı nedir?

 Selam üzerine olsun anlamına gelen bir dua ve dilek cümlesidir. Bu dua, peygamberlerin adı anılınca saygı ifadesi olarak kullanılır.

 

Günün Nüktesi

Evinde bir şey yok mudur?

    Ensardan biri Peygambere gelip kendisinden dilendi. Peygamber efendimiz o kişiye: “Evinde bir şey yok mudur? Diye sordu. Adam: “Evet bir hasır ve bir de su kabımız vardır. dedi.   

    Resulullah: “Git onları bana getir.” Dedi. Onları getirince iki dirheme satmış. Dirhemleri de adama vererek dedi ki: “Bir dirhemle çocuklarına yiyecek al, diğer dirhemle de bir balta satın al ve bana getir.”

    Adam baltayı getirince Hz. Peygamber baltaya bir sap taktıktan sonra adama: “Al götür onunla odun kes sat, geçimini sağla, seni on beş güne kadar görmeyeyim.” Buyurdu.

      Adam da gidip odunculuk yapmaya başladı ve Hz. Peygamberin yanına on dirhem kazanmış olarak döndü. Peygamber efendimiz adama “Bu senin için, yüzünde dilencilik lekesi olduğu halde yanımıza gelmekten daha iyidir.” Dedi.

 

 

Peygamberlerin Sıfatları

 Sıdk:

 “Doğru olmak” demektir. Her peygamber doğru sözlü ve dürüst bir insandır. Onlar asla yalan söylemezler. Eğer söyleyecek olsalardı kendi­lerine inanan halkın güven duygusunu kaybederlerdi. O zaman da peygam­ber göndermekteki gaye ve hikmet gerçekleşmemiş olurdu. Sıdkın zıddı olan yalan söylemek (kizb), peygamberler hakkında düşünülemez. Bütün pey­gamberler peygamberlikten önce de sonra da yalan söylememişlerdir.

 

Kısa Surelerin Mealleri

BEYYİNE SURESİ:

1 - Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.

2 - (Bu delil), tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdir.

3 - O sayfalarda, en doğru hükümler vardır.

4 - Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

5 - Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.

6 - Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.

7 - İnanan ve güzel amel işleyenler de insanların en hayırlılarıdır.

8 - Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.

 

Kutsal Mekanlar:

Yedi Mescidler

 Bedir ve Uhudda ağır kayıplar veren Mekkeliler intikam amacıyla civar kabileleri ve Yahudileri de yanlarına alarak 10.000 kişilik bir orduyla Medine’yi muhasara etmişlerdi. Efendimiz ise ashabıyla istişare ederek, Selman-ı Farisinin teklifi üzerine müşrikler Medine’ye gelmeden şehrin etrafına hendekler kazmışlardı. Hendeğin uzunluğu 3 km civarında idi. Genişliği ve derinliği yaklaşık 6 -7 m idi. Allah rasulu  her on kişiye 20 m.lik bir alan vermiş ve hendek kısa sürede kazılarak tamamlanmıştı.

20 günlük bir muhasaradan sonra kazılan hendek karşısında ellerinden bir şey gelmeyen Mekkelilerin çadırları, araç ve gereçleri şiddetli bir rüzgarla darmadağın olmuş, kalplerine büyük bir korku girmiş ve bir sürü ganimeti geride bırakarak Mekke’ye dönmek zorunda kalmışlardı.

İşte bu savaştaki komuta noktalarına Osmanlılar tarafından yedi adet küçük birer mescid yapılmıştı. Günümüzde bunlardan 4 ü mevcuddur. Bunların en ünlüsü Fetih Mescididir. Bu Mescidin inşa edildiği yerden Hz. Peygamber düşmanın hareketini gözetlerdi. Burada namaz kılar, Müslümanların muzaffer olmaları için Allah’a niyaz ederdi.

YORUM EKLE