Kurbanlık hayvanın bayıltılarak kesilmesi caiz midir?

Hangi sebeple kesilirse kesilsin, hayvanın kesimi esnasında; hayvana fazla eziyet vermemek esastır. Bunun için kesim sırasında hayvana elektrik veya narkoz vererek şok ile bayıltmak, bu hayvanın kurban olarak kabul edilmesine engel kusurlardan sayılmaz. Çünkü kurbana engel kusurlar; kesim sırasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan kusurlardır.

            Bu itibarla canlı olarak kesilmek kaydıyla, kurbanlık hayvanın elektrik veya benzeri bir şeyle şoklanmasında dinen bir sakınca yoktur. Şayet hayvan, henüz kesilmeden, şokun etkisiyle ölürse; o, kurban olamayacağı gibi eti de yenmez.

 

Namaz Kılmayan Kişi Kurban Keserse Caiz Olur mu?

        Namaz kılmayan bir kimsenin şartlarını yerine getirerek kestiği kurban sahih olur. O kimsenin namaz kılmaması, kestiği kurbanın sıhhatine mani değildir. Zira bunlar yerine getirilmesi gereken birbirinden ayrı ibadetlerdir.

 

Kurbanı Keserken Kıbleye Çevirmenin Hükmü Nedir?

       Kurbanı kıble tarafına çevirerek kesmek sünnettir. Herhangi bir mazeret olmadığı halde kurbanı kıble tarafına çevirmeden kesmek mekruhtur.

        Ancak kurban büyükbaş olur da gerek kesenler, gerek hayvan açısından zorluk meydana gelecekse kıble tarafına çevirmeden de kesilebilir.

 

Kişinin kurbanı kesilirken başında bulunması gerekir mi?

            Kurban kesmekle yükümlü olan kişinin, keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması- kurbanın sahih olması için - gerekli değildir. Bunlar vekalet yoluyla da yapılabilir. Çünkü kurban malî bir ibadettir. Malî ibadetlerde vekalet caizdir.

            Hiçbir mazeret olmadan da, kişi kendi adına kurbanını satın alıp kesmek üzere güvendiği bir kimseyi vekil tayin edebilir.

 

Ortaklaşa kurban edilecek bir hayvana ortaklar değişik niyetlerle katılmaları caiz mi?

            Hanefi mezhebine göre kurbana ortak olanların yönleri değişik olsa bile kurbana kurban niyetiyle katılmak durumundadırlar. Mesela, ortaklardan biri vacip olan kurbanı, diğeri adak kurbanı, bir diğeri de nafile kurbanına niyet etmiş olsalar bu farklı niyetlerle bu kurbana ortak olmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü hepsi de ibâdet niyetiyle katılmış bulunmaktadırlar. Fakat ortaklardan biri herhangi bir ibadet niyetiyle değil de, et almak maksadıyla katılmış olsa, bu sahih olmaz ve diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı kesmiş sayılmazlar.

            Ancak Şafii mezhebine göre isteyen istediği niyetle bu hayvana ortak olabilir. Kişi  ister et almak için ister adak kurbanı için isterse normal kurban için isterse ticaret için fark etmeksizin hangi niyetle ortak olursa olsun  geçerlidir. Kurban kesenin kurbanı da sahihtir.

 

Borç para ile kurban kesilir mi?

      Borç para ile başka malları almak caiz olduğuna göre kurban almak da caizdir.  Fakat kişi fakir ise ve bu kurban kendisine vacip değilse kesmesi halinde sıkıntıya girecekse borçla da olsa kurban kesmeye bilir.

 

Kurban keserken abdestli olmak şart mı?

     Kurban kesen kişinin abdestli olması şart olmamakla birlikte, kurban bir ibadet olduğu için kesenin abdestli olması daha faziletlidir.

 

Kurban kesmek için ne kadar mala sahip olmak gerekir?

      Kurban kesmekle mükellef olabilmek için borcun ve temel ihtiyaçların dışında artıcı olsun olmasın 85 gram altına ya da buna denk paraya veya mala sahip olmak gerekir.

     Borcu düştükten sonra kişinin elinde 85 gram altının altında bir rakam kalırsa bu kimseye Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vacip değildir.

 

Günün Ayeti

“Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.”

 (Saffat; 107)

 

Günün Hadisi

"Yiyiniz, tasadduk ediniz, giyiniz. Fakat bunları yaparken israfa ve tekebbüre kaçmayınız."

Nesâî,  “Zekat,” 66.

 

Günün Sözü

Hangi gün Allah’a isyan edilmezse, o gündür bayram.

Hz. Ali

 

Günün Duası

Ya rabbi bizi bayrama kavuşan ve bayramda insanları güldürenlerden eyle.


Bunları Biliyor muyuz?

Teşrik Tekbirleri nedir?

      Kurban bayramı, kamerî aylardan Zilhicce'nin onuncu günü başlar ve dört gün devam eder. Bayramın dört gününe, Arefe günü de ilâve edilince beş gün olur. Bu beş güne "Eyyam-ı Teşrik" denilir ki, farz namazların peşinden aldığımız " Tekbir Günleri" demektir. Bu tekbirlere de "Teşrik Tekbirleri" denir.

 

Günün Nüktesi

Hz. Ömer'in uyarıcısı:
     Hz. Ömer, kendisine adaletten ayrılmamayı bunun ahrette hesabının sorulacağını hatırlatması için bir adam tutmuş. Bu şahıs, her gün belli bir vakitte gelir, "Ya emir-el Müminin! Adaletten ayrılmayın, ahreti unutmayın."  dermiş. Bu görevli şahıs yine bir gün geldiği zaman Hz. Ömer, "Artık senin hatırlatmana gerek kalmadı, sakalımdaki beyaz kıllar bana her aynaya bakışımda ahreti hatırlatıyor." demiş.
     Osmanlı padişahlarının da kendilerine hatırlatmalar yapan görevlileri varmış. Bu görevliler belli yer ve zamanlarda "Gururlanma padişahım! Senden kudretli Allah var." derlermiş.

YORUM EKLE