Mezarlığa gidildiğinde ölülere selam verilir mi?

Mezarlığa gidildiğinde ölülere selam verilir mi?    

Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret ettiği ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği dini kaynaklarımızda vardır.  Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: "Ey Mü'minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız."

            Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.

            Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedir'de ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allah'ın resulü, diye soran Hz. Ömer'e "Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar"  diye cevap vermiştir.

            Dolayısıyla mezarlıklar ziyaret edildiği vakit orada yatan ölülere selam vermede dinen bir sakınca yoktur. Bilakis bu selamı vermek dinen sevaptır.

 

Ölü kimse cenneti ya da cehennemi görür mü?

     Ölen kişi kabre konduktan sonra, oraya iyi amellerle ve sevaplarla gelebildiyse sevinçli ve mutlu olur. Kötü amellerle gelmişse şüphesiz bunun sıkıntısını yaşar.

     Kabirde kişiyi sorgulamak için Münker ve Nekir isminde iki sorgu meleği gelir. Şayet sorgulanan kişi mümin ise onların sorularına rahatlıkla cevap verir. Bu sorgu neticesinde takvalı mü’minin kabri genişler. Cennet bahçelerinden bir bahçe olur. Kabirden cennete bir pencere açılır, oradan kıyamete kadar cennet nimetlerini tadar da tadar.

     Ancak ölen kişi mümin değilse yani inanmayan bir kimse ise Münker ve Nekirden korkar ve sorulara doğru cevap veremez. Meleklere doğru cevap veremediği gibi aynı zaman da kabir onun üzerine daraltılır. Azap üzerine azap görür. Bunun da ötesinde cehennemdeki yeri günde iki defa ona gösterilir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadisi Şerifinde bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

      “Kul kabrine konulup, yakınları da ondan ayrılınca ki, o geri dönenlerin ayak seslerini işitir. Kendisine iki melek (Münker ve Nekir) gelir. Onu oturtup: “Muhammed denen kimse hakkında ne diyordun?” diye sorarlar. Kişi, Mümin ise bu soruya : “ Şahadet ederim ki, o Allah’ın kulu ve elçisidir!” diye cevap verir. Ona: “Cehennemdeki yerine bak! Allah orayı cennette bir mekana tebdil etti.” denir. (adam bakar) her ikisini de görür. Allah da ona, kabrinden cennette bakan bir pencere açar. Eğer ölen kafir ve münafık ise sorduğunuz zatı bilmiyorum. Ben de herkesin söylediğini söylüyorum! diye cevap verir. Kendisine “Anlamadın ve uymadın denir. Sonra kulaklarının arasına demirden bir sopayla vurulur. (sopanın acısıyla) öyle bir çığlık atar ki onu insan ve cin dışındaki herkes duyar.” (Buhâri, “Cenâiz”, 68, 87.)

       Buna göre kişi öldükten sonra kabirde kendisine gideceği yer olan cennet ya da cehennem gösterilir.

 

Kesilen tırnakları yakmak caiz mi?

      Kesilen tırnakları oraya buraya rast gele ayakaltına atmayıp toprağa gömmeli veya onları başka usullerle de olsa imha etmelidir. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Tırnaklarınızı kesiniz, kesintilerinizi gömünüz, parmak boğumlarınızı iyice temizleyiniz.”

      Bu hadisten de anlaşıldığı gibi kesilen tırnakları gömmek dinen en uygun olan davranıştır. Kesilen tırnakların gömülme sebebi ise Müslümanın vücudu, cesedi muhteremdir. Onun vücudundan düşen her şeyin bu hürmette bir payı vardır. Ayrıca, kesilen tırnak parçaları öteye-beriye saçılıp rastgele atılırsa, belki o tırnak parçaları yenilecek ve içilecek şeylerin içine düşer, insanın sağlığına zarar vermiş olur.

      Ancak toprağa gömme imkanı yoksa tırnağı yakmakta ya da bir suya da bırakmakta sakınca yoktur.

 

Günün Ayeti

Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur.

Talak, 65/1.

 

Günün Hadisi

Her kim Allah'ın rızasını nazara almadan insanların gönlünü kazanmak için iş yaparsa, Allah da onu insanların eline bırakır. Böylece felakete sürüklenir.

(Tirmizi, “Zühd”, 65.)

 

Günün Sözü

Dil, yırtıcı bir hayvana benzer, ipini biraz gevşetirsen ısırır.

 

Günün Duası

Allah’ım ülkemize ve milletimize huzur ver. Bizi ve ülkemizi her türlü kaza ve belalardan muhafaza buyur.

 

Bunları biliyor muyuz?

İddet nedir?

 Herhangi bir sebeple evliliğin sona ermesi halinde, kadının yeni bir evlilik yapabilmek için beklemek zorunda olduğu süreyi ifade eder.

 

Günün Nüktesi

Takva sahibi olmak için…

Bir gün Hz. Davud oğlu Hz. Süleyman’a şu nasihatte bulunur:

“Ey oğul! Bir insanın takva sahibi olması şu üç şey ile belli olur:

1. Allah’ın takdir ettiği bela ve sıkıntı karşısında, O’na tam ve güzel bir şekilde tevekkül etmesi,

2. O’nun kendisine ihsan ettiği şeylere gönülden razı olması,

3. O’nun müptela kıldığı belalara karşı ise güzel bir sabra sahip olmasıdır.

YORUM EKLE