Müslüman kimseye şaka ile kafir demek caiz mi?

Tekfir, Müslüman olduğu bilinen bir kişiyi, inkâr özelliği taşıyan inanç, söz veya davranışından ötürü kafir saymak demektir. İrtidad ise Müslümanın dinden çıkması anlamına gelir.

 

          Bu itibarla tekfir bir şahsın başkaları tarafından küfrüne hükmedilmesi, irtidad ise kişinin kendi irade ve ifadesiyle İslâm'dan ayrılmasıdır.

 

          Bir müslümanın kâfir olduğuna hükmedilmesi onu pek ağır dünyevî ve uhrevi sonuçlara, müeyyide ve mahrumiyetlere mahkûm etmek anlamına geldiğinden, tekfir konusunda çok titiz davranmak gerekir.  .

 

          Çünkü yersiz yapılan tekfir, fert açısından ağır sonuçlar doğurmasının yanında toplum hayatında kapatılamayacak yaraların açılmasına, birlik ve bütünlüğün zedelenmesine ve parçalanmaya sebep olur. Zira bu durumdaki bir kimse, gerçek durumunu Allah bilmekle birlikte, toplumda Müslüman muamelesi görmez, selâmı alınmaz, kendisine selâm verilmez, kestikleri yenilmez. Müslüman bir kadınla evlenmesine müsaade edilmez. Öldüğünde cenaze namazı kılınmaz. Müslüman kabristanına gömülmez.

 

          Tekfir bu denli ağır sonuçlar doğurduğu içindir ki, Hz. Peygamber pek çok hadiste  "Ben müslümanım" diyeni küfürle suçlamaktan sakınmayı tavsiye etmiştir. Bir hadiste "Kim bir insanı kâfir diye çağırırsa  veya öyle olmadığı halde ey Allah düşmanı derse söylediği söz kendisine döner" (Müslim, Îmân 27) buyurulurken, bir başka hadiste de şöyle denilmiştir: "Bir insan müslüman kardeşine ey kâfir diye hitap ettiği zaman, ikisinden biri bu sözü üzerine almış olur. Şayet söylediği gibi ise küfür onda kalır, değilse söyleyene döner" (Müslim, Îmân 26).

 

       Bu hadislerden de anlaşılacağı gibi bir kimseyi küfürle itham ederken göz önünde bulundurulması gereken husus, o kimsenin küfür olan bir inancı yapıp yapmadığı veya küfür olan bir sözü söyleyip söylemediği ya da küfür ve İrtidad gerektiren bir inanca inanıp inanmadığına dikkat etmek gerekir.

 

        Onun için birine kızarken ya da şaka ile ona gelişi güzel olarak kafir demek uygun değildir. Şayet kişi bu sözü sadece o davranışa binaen kafir birisinin hareketlerine benzeterek söylüyorsa haram bir iş yapmış olur. Şayet bu sözünü söylerken Müslüman olan birisini kafir sayıyorsa o zaman Hz. Peygamberin yukarıdaki hadisinin hükmü kendisine döner.      

 

       Dolayısıyla günlük hayatta kullandığımız söz ve ifadelere dikkat etmemiz gerekir. Yoksa hafazanallah telafisi olmayan yola girebiliriz.

 

 

 

Ayağında mantar olan erkeğin kına katması caiz mi?

 

       Kına, altın, türü ziynetler, daha ziyade kadınlara mahsustur. Kadınların kına ile süslenmeleri dinimizce sünnettir. Ama erkeklerin süs için kına yakması caiz değildir.

 

       Fakat hastalık, mantar gibi rahatsızlıklar durumunda ise erkeğin kına yakmasında dinen bir beis yoktur.

 

 

 

Göz değmesine karşı ne yapılabilir?

 

    Göz değmesi diye bir şey vardır. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şerifte: "Kendisinin veya Müslüman kardeşinin bir şeyi, bir kimsenin hoşuna gidince ona bereketle dua etsin. Çünkü göz değmesi haktır.” Buyurmaktadır. Bir başka hadis-i şerifte de: "Her kim hoşuna giden bir şey görürse: Maşaallah, la kuvvete illa billah, derse ona göz zarar vermez.” Şeklinde buyurmaktadır.

 

     Buna göre göz değmesi vardır. Bu göz değmesinden nazardan korunmak için Allah'a sığınılmalıdır, ondan yardım dileyip ona ibadet edilmelidir.

 

     Bunun yanında Ayet-el Kürsi, Nas, Felak, İhlâs surelerini okumak da bu göz değmesine karşı iyi bir kalkan olur.

 

 

 

Hz. Peygamber misvak kullanmış mı?

 

       Hz. Peygamber döneminde misvak vardı. Hz. Peygamber bizzat kendisi misvak kullanmış sahabelere de kullanmayı tavsiye etmiştir ki ağız ve diş temizliğinde misvak kullanmak bundan ötürü dinimizce sünnet kabul edilmiştir.

 

      Hz. Peygamberin hayatına baktığımızda efendimizin ağız ve diş sağğına ayrı bir önem verdiğini bunun için de misvak kullanmak suretiyle ağız ve diş temizliğinin yapılması hususunda da ısrarlı teşvik ve tavsiyelerde bulunmuştur.

 

       Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir hadisi Şeriflerinde “Ümmetime meşakkat vereceğinden endişe duymasaydım, misvak kullanmalarını farz kılardım” şeklinde buyurmuştur.

 

       Bir başka sözünde de: “Üç şey peygamberlerin ahlâkındandır:  İftarda acele etmek,  Sahuru geciktirmek ve Misvak kullanmak” şeklinde buyurmuştur.

 

      Buna göre misvak Hz. Peygamber döneminde vardı. Efendimiz kullanmış kullanmayı da tavsiye etmiştir. Çünkü misvakın birçok tıbbi faydaları vardır. Misvak tıbben diş etlerini koruyup, dişleri parlattığı gibi aynı zamanda ölüm esnasında kişiye kelime-i şahadeti hatırlatır.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Onlara bir musibet geldiğinde: "Biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Müslüman, insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.

 

 

 

Günün Sözü

 

Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.

 

Dale Carnegıe

 

 

 

Günün Duası

 

Ya rabbi bizi ani ve imansız ölümden koru

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Nefs-i kâmile nedir?

 

Bütün olgunluk özelliklerini elde etmiş, irşâd durumuna geçmiş nefis demektir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Onlar için dua et…

 

      Sahabeden Hz. Ebû Übeyd es-Saîdî bir gün, “Ey Allâh’ın Resûlü, anne ve babamın vefâtlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı?  Ne ile onlara iyilik yapabilirim” diye sordu

 

     Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz, “Evet vardır. Onlara dua, onlar için Allâh’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talep etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babanın akrabalarına karşı da sılai rahmi îfa etmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak onlara yapılan iyiliklerdir.” (Ebu Dâvud, Edep 12) diye cevap verdi.

YORUM EKLE