Ölen kişinin elbisesini giymek caiz mi?

Ölen kimsenin eşyalarını kullanmada bir sakınca yoktur. Kişi hayattayken elbise ve eşyalarını nasıl kullanabiliyorsa aynı şekilde öldükten sonra da onun bu geride bıraktıklarını bir başkasının kullanmasında da bir sakınca yoktur.

 

    Ancak ölen kişinin şahsi eşyaları, diğer malları gibi mirasçısına intikal eder. Mirasçılarını intikal ettiğinden bu eşyaları kullanma hakkı da mirasçıların hakkıdır.

 

      Mirasçılar da o eşyaları istedikleri gibi kullanabilirler. Kendileri kullanabilecekleri gibi aynı şekilde ölmüş kimsenin hayrına başkalarına bağışlayabilirler. Bunda da hiçbir sakınca yoktur.

 

 

 

Muska kullanmak dinen caiz midir?

 

    Muska; hastalık, göz değmesi, afetten korunmak veya kurtulmak için yazılan ve insanların üzerlerine astıkları bir materyaldir.

 

     Korkudan, nazardan korunmak, bazı hastalıklardan şifa bulmak için dua etmek Kur’an-ı Kerim’den ayetler okumak, caizdir. Ayet ve dua gibi metinlerin bir şeye yazılıp, insanların bedenlerine asılması veya iliştirilmesinde de dinen bir sakınca yoktur.

 

     Muska taşımak ya da evde, arabada, iş yerinde bulundurmak caiz olmakla beraber bunu bir rant ya da istismar haline getirmek dinen doğru değildir.

 

 

 

Çayına kağıt okey tarzı oyunlar oynamak caiz mi?

 

       Kağıt ve benzeri haram olan bir oyunu oynamak kumardır ve haramdır. Bu ister ödetmesine oynansın isterse zevkine her ikisi de haramdır. Tabi bu oyun ödetmesine oynandığı zaman günah daha da büyük olur.

 

       Ancak dama, futbol ve benzeri helal olan oyunları oynamakta bir sakınca yoktur. Fakat caiz olan bu oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyundan bir menfaat elde etmemesi gerekir. Kaybeden de maddi bir zarara girmemesi gerekir. Çayına, gazozuna… Oyun oynamak da böyle değerlendirilmelidir.

 

 

 

Sabah namazına uyanamamış kişi farzı kaza ederken sünneti de kaza edecek mi?

 

      Sünnet namazlar vaktinde kılınmadığı takdirde kaza edilmez. Ancak Hanefi Mezhebine göre sabah namazının sünneti farzla birlikte vaktinde kılınmazsa, güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra ikisi bir arada kaza edilir.

 

      Bu da onun afdaliyetine binaendir. Zeval vaktinden sonraya kalırsa, artık yalnız sabahın farzı kaza edilir sünnet kaza edilmez.

 

 

 

Çocuğun cinsiyetine baktırmak caiz mi?

 

        Annenin ve çocuğun sağğına bir zarar vermeyecekse çocuğun cinsiyetini öğrenmede bir sakınca yoktur. Kaldı ki bugün ki tıp dünyasında çocuğun cinsiyetini öğrenmek ne anneye ne de çocuğun sağğına zarar vermemektedir. Cinsiyeti öğrenmek anne ve bebeğe zarar vermediğinden çocuğun cinsiyetini öğrenmede bir sakınca yoktur.

 

 

 

Henüz olgunlaşmamış meyve ve sebzeyi ağaçta satmak caiz midir?

 

      İslam âlimleri, Hz. Peygamber’in, meyvesi olgunlaşıncaya kadar hurmanın, danesi beyazlaşıp afetten emin oluncaya kadar da ekin satışını yasaklamasını gerekçe göstererek henüz olgunlaşmamış, kendisinden insan yiyeceği veya yem olarak yararlanılacak durumda olmayan sebze ve meyvelerin satışını caiz görmemişlerdir.

 

     Buna göre ağaçta olan ama daha olgunlaşmamış meyve ve sebzeyi satmak caiz değildir

 

 

 

Günün Ayeti

 

Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Bir kimse abdeste başlarken Allah'ı anarsa, vücudunun tümü temizlenir. Allah'ın adını anmazsa, yalnız abdestte yıkanan yerler temizlenir.

 

 

 

Günün Sözü

 

Şiddet göstermemeksizin kuvvetli, zayıflık belirtmeksizin yumuşak ol.

 

Hz. Ömer

 

 

 

Günün Duası

 

Allah’ım bugün bana ölülerimi ahirette rahatlatacak bir hayır yapmayı nasip et.

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Buğz nedir?

 

Başkalarına kin güdüp düşmanlık beslemek demektir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Allah’ın izni ile kalk

 

       Abdülkâdir-i Geylânî Hazretlerinin terbiyesinde, nazdar ihtiyare bir hanımın bir tek evlâdı bulunuyormuş.

 

        Bu yaşlı kadın bir gün hazretin dergahına gitmiş. Dergahta oğlunun hüceyresine; bakmış ki, oğlu bir parça kuru siyah ekmek yiyor. Bu durum tasavvufta çile çekme merhalesi olmasına rağmen kadın anne şefkatinden hareketle hazrete kızmış. Sonra Hazret-i Gavs'ın yanına kızmak için girmiş. Bir de ne görsün evladına kuru ekmek yediren hazret kızartılmıl tavuk yemektedir.

 

       Bu sahne karşısında kadın dayanamamış sormuş:"Ya Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor. Sen tavuk yiyorsun? Hazret bu tavır karşısında yediği tavuğa demiş: “Kum Bi İznillah- Allah'ın izni ile kalk” o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp, tavuk olarak yemek kabından dışarı fırlamış. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin."

YORUM EKLE