Ölüler mezarlıkta verdiğimiz selamı duyarlar mı?

Ölüler mezarlıkta verdiğimiz selamı duyarlar mı?

        Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret etti ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği dini kaynaklarımızda vardır.  Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: "Ey Mü'minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız."

         Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.

         Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedir'de ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allah'ın resulü, diye soran Hz. Ömer'e "Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar"  diye cevap vermiştir. Dolayısıyla ölüler mezarları ziyaret edildiği vakit kendilerine selam verildiğinde dua ve Kur’an okunduğunda bizi duyarlar ama cevap veremezler.

 

Çocuğumuz olduğunda şükür için mevlid okutmak zorunda mıyız?

    Kişinin çocuk olduğunda bir şükür anlamında mevlit okutabilir. Ancak bu mevlidi zorunluluk anlamında okutmak zorunda değildir. Bu mevlidi okutmanın da bir vakti yoktur. Yani mevlidi çocuğun doğduğu gün ya da kırkıncı gününde okutmak zorunda değildir. Bu gibi merasimler güzel ve dinen hoş olmakla beraber dini bir vecibe ya da farz değildir. Ama yapılması halinde dinen sevap kazanılan güzel davranışlardır.

     Aynı zamanda anne ve babalar, çocukları dünyaya geldiğinde Allah’a hamd ve şükür maksadıyla isterlerse kurban keser, tatlı ikramı yaparlar. Fıkıh kitaplarında Akika adıyla geçen bu çocuk kurbanını kesme daha çok çocuğun doğumundan sonra ilk yedinci günde kesilmesi tavsiye edilmiştir. Ama daha sonra da kesilebilir. Dinen bir sakıncası yoktur.

      Buna göre Allah’a şükür babından ebeveynler çocukları olduğunda Kur’an veya mevlid okutmalarında bir sakınca yoktur. Bilakis dinen güzel bir davranıştır. Ama illaki bunu yapmak veya şu günde okutmak gerekmez. Birinci gün de olur. 40. gün de 100. günde de olur. Hiçbir fark yoktur.

 

Bulunan para ya da eşya bulan kişinin olur mu?

      Başkalarının rızası olmadan mallarını ellerinden almak caiz olmadığı gibi, kaybettikleri mal ya da eşyayı alıp sahiplenmek de caiz değildir.

     Bir kimse bir yerde bir miktar para veya eşya bulsa onu sahibine vermek üzere alabilir. Ancak kendine mal edinmek üzere alması başkasının malını gasp etmek hükmündedir. Buluntu eşya konusunda takip edilecek yöntem şöyledir:

     Bulunduğu yerde bırakıldığı takdirde telef olmasından korkulan bir şeyi sahibine vermek üzere almak vacip; telef olmayacak şeyleri almak ise mubahtır.

     Bir kimse bulduğu bir şeyi alırken, onu sahibine teslim etmek üzere aldığına çevresindekileri şahit tutar. Bulunan eşyanın sahibi çıkar ve onun kendisine ait olduğunu ispat ederse eşyayı ona teslim eder.

       Buluntu eşya, onu sahibine vermek üzere alanın yanında emanet durumundadır. Bir kusuru olmaksızın bu mal kaybolsa veya telef olsa, sahibi çıktığında bedelini ona ödemekle yükümlü olmaz.

       Buluntu eşyayı elinde bulunduran kimse bunu malın değerine göre uygun görülen bir süre ilan eder ve bekler. Sahibi çıkmazsa o malı yoksul kimselere sahibi adına tasadduk eder.

 

Günün Ayeti

Azıp dünya hayatını tercih edenlere gelince cehennem onların durak yeridir.

(Naziat, 79/37-39)

 

Günün Hadisi

Toplumun hayırlısı topluma faydalı olandır.

 

Günün Sözü

Batan güneş için ağlamayın. Yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin.

 (Dale Carnegie)

Günün Duası

Allahım bu yeni yılı bana, aileme, ülkeme, milletime, ümmet-i İslama ve de insanlığa hayırlı ve huzurlu eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Vahdaniyet Nedir?

Allah’ın zati sıfatlarından olan bir sıfattır ve Allah’ın zatında, sıfatlarında ve işlerinde tek olup, ortağı olmaması demektir.

 

Günün Nüktesi

Tek Göz yeter Bana…

Orhan Gazi izmit'in fethine giderken, silah arkadaşı Gazi Ali Bey’i Hereke'nin fethine memur etmişti. Ali Bey, Hereke Kalesi yakınlarına gelince, kuvvetine bakmadan derhal hücuma geçti. Hereke tam fethedileceği sırada kaleden atılan bir ok Ali Bey'in gözüne saplandı. Ali Bey eliyle oku gözünden çıkartırken, yanında bulunan arkadaşları çok telaşlandılar, bunu gören Ali Bey şöyle dedi:

"Bre yiğit arkadaşlarım, ne telaş edersiniz. Bir başa bir göz yeter. İki gözü arkada bırakmaktansa tek gözlü olup ileriye bakmak daha iyidir."

 

 

 

 

YORUM EKLE