Ölüler şu an cennet veya cehennemdeler mi?

Cennet ve cehennem şuan yaratılmış olmakla beraber insanlar şuan cennette ya da cehennemde değildir. Ölüler, şuan kabir aleminde cennet veya cehenneme benzer bir hayat sürüyorlar. Nitekim sevgili peygamberimiz bu hususta bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Mezar ya cennet bahçesinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur” buyurmaktadır. Yani kişi kabirde ya nimet içindedir ya da azaptadır.

Ancak mahşerden sonra hesap verme bitince insanlar cennete veya cehenneme gideceklerdir.

 

Erkeğin ipekli elbise ile kıldığı namaz geçerli mi?

Bütün ehli sünnet mezheplerine göre erkeğin saf ipek giymesi ya da yüzde elliden fazla ipek olması dinen yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Ama ipekli elbise ile kılınan namazın geçerli olup olmadığı hususu mezhepler arasında tartışmalıdır. Hanefi mezhebine göre, ipekli elbise içinde kılınan namaz sahih olup iadesi gerekmez. Ancak ipekli elbise ile namaz kılmak mekruhtur. Ayrıca bu şahıs, giyilmesi yasak olan bir şeyi giydiği için de günah işlemiş olur.    

Şâfiî mezhebine göre ise, bu kişi o anda ipekten başka bir elbise bulma imkânına sahip ise, namazını hemen iade etmelidir. Yani tekrar kılmalıdır.

Kısaca kişi ipekli elbiseyi giymekle haram, onunla namaz kılmakla da mekruh işlemiş olur. Namazı ise kimilerine geçerli kimilerine göre ise geçersizdir.                       

 

Öldükten sonra ruh ne olacak?

İslamiyet’te kabir hayatı vardır ve bu kabirde nimet ve azabda haktır. Buna delalet eden ayetler olduğu gibi tevatür derecesine varan hadis-i şerifler de vardır. Her ölü, ister bir kabre defnedilsin, ister denizlerin derinliklerinde kaybolup gitsin, isterse hayvanlar tarafından parçalanıp yenilsin, ahirette mut'aka ya nimetler içinde olacak veya azab görecektir.

Kafirler ve asî olan bazı mü'minler azab görecekler; salih mü'minler ise Allah Teala'nın dilediği şekilde nimet içinde bulunacaklardır. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Allah'ın lutuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar." ayeti ile Nuh kavmi hakkındaki: "Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe sokuldular..." (Nuh Suresi, 25) anlamındaki ayetler birer delil teşkil etmektedir. Hz. Peygamber Efendimiz de; "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur" diye buyurmuşlardır.

Kabir azabı hem ruha, hem de cesede her ikisine beraber yapılacaktır. Çünkü ölen insanın ruhunun, kabirdeki cesediyle ilişkili olacağı sahih hâdislerde belirtilmektedir. Nitekim insanın uyku halinde gördüğü güzel veya korkunç rüyalar bunu açıklamaktadır. İnsan korkulu rüya görünce elem; İyi rüya görünce de zevk duyuyor. Halbuki bu acı veya tatlı rüyayı görenlerin yanında bulunanlar, onların ne acılarına ve ne de zevklerine muttali olabiliyorlar. İşte bunun gibi ölüler de kabirlerinde ya büyük bir neşe ve zevk içindedirler, ya da çeşit çeşit azaplara maruz kalıyorlar. Fakat biz onların bu hallerine muttali olamıyoruz.

 

 

Günün Ayeti

Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.

 

Günün Hadisi

“Miskin ve yoksul bir iki lokma bir iki hurma diye kapı kapı dolaşan kimse değildir. Gerçek yoksul miskin ihtiyacını karşılayacak bir şeyi bulunmadığı halde mali durumu bilinmediği için kendisine sadaka verilmeyen ve kendisi de kalkıp insanlardan bir şey istemeyen kimsedir.”

(Buhârî, "Zekat", 25; Müslim, "Zekat", 101)

 

Günün Sözü

Yaprak ağaçtan düşünce rüzgarın oyuncağı olurmuş.

Cemil Meriç

 

Günün Duası

Allah’ım kötü ahlaktan ve kötü kimselerden sana sığınırım.

 

Bunları biliyor muyuz?

Azimet nedir?     

Azimet, ilk olarak meşru kılınan ve yapılması arızî sebeplere dayanmadığından, asıl ve genel olan hükümlerdir; bunlar herkesi ilgilendirir ve tabiî hallerinde mükelleflerin hepsi buna uymak zorundadır.

Azimet, teklifi hükümlerden olup, farz, vacip, mendub, haram, mekruh çeşitleri bulunmaktadır. Namaz, oruç, zekât ve diğer vecibeler, domuz ve ölü eti yeme, kumar oynama ve zinanın yasaklanması birer azimet hükmüdür.

 

Günün Nüktesi

Bana benden şahit istiyorum

Resûlüllah ile ashabı ile beraber bulunuyordu, bir ara gülümseyerek:

-Niçin gülümsediğimi biliyor musunuz? diye sordular. Sahabeler, 'hayır' deyince, Resûl-i Ekrem Efendimiz buyurdular ki:

-Kulun, Rabb'ine karşı kendisini müdafaasından ve Allah ile aralarında geçen (şu) konuşmadan ötürü gülümsüyorum.

Kul der ki:

-Sen, dünyada beni zulümden korumadın mı?

Allah Teâlâ:

-Evet, buyurur. Kul:

-O halde ben de yabancı şahidi kabul etmiyorum. Bana, benden şahit istiyorum, deyince Allah Teâlâ:

-Peki, senin hesabını kendi azaların görsün ve Kirâmen Katibin de şahit olsun, buyurur ve dili susturularak, azalarına, 'Konuşun' denir. Azalar da teker teker yaptıklarını haber verirler. Sonra dili açılır. Adam azalarına, 'Başımdan defolun, ben sizi korumak için uğraşıyorum, siz ise yaptıklarınızı söylüyorsunuz' der.'

YORUM EKLE