Önceki Toplumlarda da Namaz İbadeti Var Mıydı?

            Namaz ibadeti, geçmiş peygamberlerde ve ümmetlerde de olan bir ibadettir.  Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu hususta mealen şöyle buyrulmaktadır:

"Bir zamanlar biz İsrâiloğulları’ndan, "Yalnız Allah’a kulluk edeceksiniz; ana babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diyerek söz almıştık. Sonra, içinizden küçük bir kesim dışında, sözünüzden döndünüz; hâlâ da sırt çevirmektesiniz." (Bakara, 2/83.)

"Mûsâ’ya ve kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi ibadet mahalli yapın ve namazı kılın. (Ey Mûsâ!) İnananları müjdele." (Yunus, 10/87.)

            Bu ayetlerden de anlaşıldığı gibi namaz ibadeti geçmiş toplumlara da farz olan bir ibadettir.

 

Kur'an Ayetleri Yüklenmiş Telefonla Tuvalete girmek Caiz mi?

            Allah'ın ismini tuvalette açıktan zikretmek uygun değildir. Aynı şekilde Allah isminin yazılı olduğu bir yüzükle ya da kolye ile tuvalete girmek mekruhtur. Mekruh olduğundan o şekilde girmemek gerekir. Ancak kendisine Kur'an yüklenmiş telefonla tuvalete girmek caizdir.  Çünkü kendisine Kur'an yüklenmiş telefon, mushaf hükmünde değildir. Durum bu olunca o şekilde girmek caizdir. Fakat imkan varsa Kur'an yüklenmiş telefonla tuvalete girmemek daha iyidir.

 

Televizyondan secde ayetlerini dinleyen tilavet secdesini yapmak zorunda mı?

            Tilavet secdesi demek Kur'an-ı Kerim'de bulunan ve okunduğunda secde edilmesi gereken ayetlerdir. Bu ayetlerde Kur’an-ı Kerim’de on dört yerde bulunmaktadır.  Bu ayetleri okuyan veya işiten kişinin, tilavet secdesi yapması gerekir. Tilavet secdesi, ayetteki ilâhî mesajı okuyan veya dinleyen kişinin, Yaratanına itaatinin ifadesidir.

            Bu itibarla, radyo veya televizyondan da olsa, ilahî mesajı işiten kişinin, tilavet secdesi yapması gerekir. Ancak, okunan ayetlerin tilavet secdesi olduğunu bilmeyenler, tilavet secdesi yapmakla yükümlü değildirler.

 

Hasta olan oğlum iyileşirse kurban keseceğim diyen kimse bu adağın etinden yiyebilir mi?

     Bu bir adaktır şart yerine gelirse kesilmesi vacip hale gelir. Yani çocuk memur olursa bu adak kesilmek zorundadır. Ancak adak yapan kimse, adadığı hayvanın etinden yiyemez. Etin tamamını dağıtması gerekir. Şayet bir miktar yemiş olursa, yediği etin kıymetini fakirlere para olarak vermesi gerekir

    Adak yapan, adadığı hayvanın etini, fakir olsalar bile, usul ve füruna ve geçimi üzerine bağlanmış bulunanlara yediremez. Usul, ana ve baba tarafından yükselen soya denir. Füru, evlatlardan aşağı inen soylara denir.

 

Günün Ayeti

 “İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuk yapmayı istemeyenlere nasip ederiz. Sonunda kazançlı çıkanlar, fenalıktan sakınanlardır.”

Kasas, 28/8.

 

Günün Hadisi

"Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin; içtikten sonra da «elhamdülillah» deyin."

 (Tirmizî, "Eşribe", 13


Günün Duası

Allah’ım bugün beni haramlardan sakınan helaları işleyebilen kullarından eyle.

Günün Sözü

Bir kimsede bir iyilik gördüğünüz zaman o iyiliği takdir edin ki o kişi iyiliklerini artırmaya, daha iyi olmaya istek duysun.

Zübeyr b. Avvâm

Bunları biliyor muyuz?

Teskiye Nedir?

Nefsi terbiye etmek, ruhu arındırmak demektir.

Günün Nüktesi

Üzülenlere Üç  Soru...

İbrahim Edhem Hazretleri birini çok üzgün görür, ona üç soru sorar:

''Dünyadaki bütün hadiseler takdir-i ilahî olmadan meydana

gelebilir mi?''

''Hayır!''

''Sana ayrılan rızkı başkası yiyebilir mi?''

 ''Hayır!''

''Sana verilen ömürden kısalma olabilir mi?''

''Hayır!''

''O halde niçin üzülüyorsun?''

YORUM EKLE

banner2