Parmağı kesilen kimse abdest alırken bu parmağını yıkamak zorunda mı?

       Abdest uzuvlarından birisinde yara veya hastalık bulunan kişi, bu organını yıkaması halinde organına zarar verecekse ya da hastalığı daha da artacaksa bu abdest organına yıkamayacak bunun yerine ıslak elle mesh eder.

     Bu rahatsızlık abdest veya gusül uzuvlarının çoğunluğunda ise, abdest veya gusül yerine teyemmüm edilir.

 

Ahiret gününde amel defterini sağdan ya da soldan almanın bir farkı var mı?

          Ahiret gününde insanlar hesaplarının görülmesi için toplandıktan sonra, kendilerine dünyada iken yaptıkları işlerin yazılı bulunduğu amel defterleri dağıtılır. Kirâmen Kâtibîn adı verilen melekler tarafından yazılan bu defterler hakkında Kur'an'da şöyle buyurulur: "Kitap ortaya konmuştur. Suçluların onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. Vay halimize derler, bu nasıl kitapmış. Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez" (el-Kehf 18/49).

          Amel defterleri cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan veya arkadan verilir. Defteri sağdan verilenlere "ashâb-ı yemîn", soldan veya arkadan verilenlere "ashâb-ı şimâl" adı verilir.

         Defterin sağdan verilmesi bir müjde, soldan verilmesi ise azabın habercisidir. Yani kitabını sağdan alanlar cennete soldan alanlar ise cehenneme gideceklerdir.

 

Farklı yıllarda aynı kadından süt emen kişiler süt kardeşi olur mu?

         Süt kardeşliği için aynı zamanda süt emmek gerekmez; ne zaman olursa olsun süt kardeşliği geçerli olur.  Yani bir kişi şimdi süt emse diğer bir kişi de on sene sonra aynı anneden süt emse bunlar süt kardeş olurlar. Bu süt kardeşler kız ve erkek olacak olsalar kendileri ile evlenemeyecekleri gibi artık o kadının kocası ve çocuklarıyla da evlenemezler.

         Nitekim Sevgili Peygamberimiz bu konuda bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır: ” Kan bağı ile haram olanlar aynı şekilde süt akrabalığı ile de haram olmaktadırlar.”

         Tabi sütkardeşi olmak için süt emen çocuğun 2 yaşından küçük olması lazım. 2 yaşından sonra süt emmesi halinde süt kardeşliği ortaya çıkmaz.

 

Menfaat karşılığında borç vermek caiz mi?

     İmkânlar dâhilinde kişinin ihtiyacını görmek, yardımcı olmak, borç vermek dinen hoş ve güzel olan bir davranıştır. Ancak bu yardımı yapar ya da borç verirken bir menfaat karşılığında yapmamak lazım. Hatta bir menfaat elde etmek karşılığında yapmak dinen caiz değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz: “menfaat celbeden her borç faizdir”. Buyurarak bu tarz bir borç anlayışını yasaklamıştır. 

      Fakat bir şart olmadan veya borç alırken bir fazlalık şartı koşulmadan ya da başka bir menfaat şart koşmadan ödemede verilen fazlalığın veya bir hediyenin bir sakıncası yoktur. Hatta Şafiî mezhebine göre böyle bir davranış sünnettir. Zira kişi bir iyilik yapmıştır siz de pazarlık ve şart olmadığı halde gönlünüzden gelmiş ve borç verene bir jest yapmış olduğunuzdan caizdir.

       Ancak borcu verirken başta böyle bir fazlalığı şart koşmak caiz değildir. Çünkü böyle bir fazlalık faiz olur faiz ise İslam’ın yasakladığı ve haram kabul ettiği büyük günahlardan bir günahtır.

 

Günün Ayeti

“Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan O’dur.”

Furkan, 25/47.

 

Günün Hadisi

“Her kul öldüğü hal (amel) üzere diriltilir. ”

Müslim, "Cennet", 83.

 

Günün Sözü

Sabır, yüzü ekşitmeden acıyı içine sindirmektir.

Cüneyd-i Bağdadi

 

Günün Duası

Allah’ım her Müslüman’a Kâbeyi görmeyi ve Hz. Peygamberi ziyaret etmeyi nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Kısasu’l-Kuran Nedir?

Kur'ân kıssaları, hayat öyküleri demektir. Kur'ân'da geçmiş peygamberlere ve milletlere dair kıssalar vardır. Kur'ân kıssalarının amacı, tarihi olayları anlatmak değil, insanlara ibret dersi vermektir. Bu sebeple kıssalar, bir surede değil farklı surelerde yeri geldikçe anlatılmış ve tekrar edilmiştir.

 

Günün Nüktesi

Kesinleşti…

Hz. Enes şöyle dedi:

Hz. Peygamber ile bazı sahâbîler birlikte bulunurlarken onların yanından bir cenaze geçti. Ashâptan bazıları o cenazeyi hayırla andı. Bunun üzerine Hz. Peygamber:

– “Kesinleşti” buyurdu.

Sonra bir cenaze daha geçti. Orada bulunanlar onu da kötülükle andılar. Resûl–i Ekrem yine:

– “Kesinleşti” buyurdu.

Bunun üzerine Ömer İbnu’l–Hattâb:

–        Ne kesinleşti Ya Resûlallah? diye sordu.

–        Hz. Peygamber da şöyle buyurdu:

– “Şu önce geçen cenazeyi hayırla andınız; bu sebeple onun cennete girmesi kesinleşti. Bu berikini kötülükle andınız; onun da cehenneme girmesi kesinleşti. Çünkü siz (mü’minler), yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.”

Buhârî, Cenâiz 86,

YORUM EKLE