Piknikte toprağın üzerinde kılınan namaz geçerli olur mu?

Piknikte toprağın üzerinde kılınan namaz geçerli olur mu?                  

       Temiz olan her yerde namaz kılınır. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Yeryüzü bana mescit kılındı.”

       Dolayısıyla namaz kılarken illaki seccadenin üzerinde namaz kılmak zorunda değiliz. Dağda, bayırda, çimende, temiz toprakta ya da evde temiz bir halının üzerinde… Namaz kılmada hiçbir sakınca yoktur. Aynı şekilde temiz olan gazetenin de üzerinde namaz kılmak caizdir. Yeter ki namaz kılınan mekan temiz olsun, üzerinde bir pislik, necaset olmasın. 

      Durum bu olmakla beraber seccadenin üzerinde namaz kılmak daha iyi ve güzeldir. Hele evdeysek seccadenin üzerinde kılmamız daha doğru olur.

 

Korsan kitap basmak caiz mi?

        İslam dini, emeğe büyük bir önem vermiştir. İnsan emeği ile ilgili olarak yüce kitabımızda mealen şöyle buyrulmaktadır: "İnsan için ancak çalıştığı vardır. (Necm 39)

         Söz konusu bu ayette emeğin, çalışmanın, kazanmanın önemi ortaya konmaktadır. Bir kitabın veya CD'nin korsan olarak üretilip piyasaya sürülmesi emeğe saygısızlık ve gayr-i ahlakidir.

         Korsan cd veya kitap üretmek de bunları satın almak da izin olmadığı zaman kul hakkını ihlal etmek demektir.

          Kul hakkı da Allah'ın affetmediği bir hak olduğuna göre her zaman ve şartta ve de her alanda bu haktan uzak durmamız lazım.

 

Yemin kefaretinde zengin fakir ayırımı var mı?

      Yemin eden kişinin fakir ya da zengin olması neticeyi değiştirmez. Bir yemin edilmiş ise ve bu yemin bozulmuşsa onun kefaretini yerine getirmek gerekir. Bu kefareti yerine getirecek kişinin de fakir ya da zengin olması bir şey değiştirmez. Ancak bu kefaretin bir sıralaması vardır. Kişi gücüne göre o sıralamayı yerine getirecektir.

      Yemin kefaretindeki sıralama da şöyledir: “köle azad etme, güç yoksa 10 fakiri yedirme yoksa giydirme bu güç de yoksa 3 gün oruç tutmak.”

      Eğer yemin eden kişi köle azat etme, on fakiri sabah akşam yedirme ya da giydirme gücüne haiz değilse o zaman yeminine kefaret olarak üç gün oruç tutar.

      Kişi gücüne göre bu sıralamaya uyması gerekir.

 

Mesbuk kime denir?

   Cemaatle kılınan namaza baştan yetişemeyip, ilk rekatin rükuundan sonra imama uyan kimse demektir.

      İmam ile birlikte rükuu yapamayan, yani imam ile birlikte sübhanallah diyecek kadar rükuda bulunmayan kimse o rekatı kaçırmış sayılır. Mesbûk, imam selam verince, beklemeden ayağa kalkar ve cemaatle kılamadığı rekatları tek başına tamamlar.

 

 

Günün Ayeti

İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?

Beled, 90/5.

 

Günün Hadisi

"Kadınlar hakkında birbirinize İyiliği tavsiye ediniz.”

 

Günün Sözü

Belki de yalancı arkadaşlarına bir teşekkür borçlusun, Sana gerçek dostlarının kıymetini hatırlattıkları için.

VİCTOR HUGO

 

Günün Duası

Allah’ım, zalimin elinden, senden korkmayanın şerrinden sana sığınırım.

 

Bunları biliyor muyuz?

Fena Fillah Nedir?

Kalbin yalnız Allah’ı sevmesi, O'nun beğendiği şeylerde fâni olmak yani O'nun sevdiklerini sevmek O'nun sevdiklerini kendi için sevgili bilmek demektir.

 

Günün Nüktesi

Değer Bilmek…

       Mısır’da İslamiyet’ in ilk dönemlerine ünlü sufi bilge Dhu Nun yaşarmış. Dhu Nun ve diğer bilge sufiler hakkında genç cahil bir adam bilip bilmeden ileri geri konuşuyormuş. Dhu Nun adama küçük bir ders vermek için genç adamı yanına çağırmış. Parmağındaki yüzüğü çıkarıp adama vermiş ve demiş ki;

– Al bu yüzüğü pazara git ve 1 dirheme (gümüş sikke) sat!

Genç adam sufinin dediğini yapmış. Pazara gitmiş yüzüğü 1 akçeye satmaya çalışmış gel gör ki kimse yüzüğe 1 dirhem dahi vermemiş. Genç adam üzgün bir şeklide Dhu Nun’un yanına geri dönmüş ve pazarda olanları anlatmış.

Bunun üzerine Dhu Nun ona şöyle demiş:

– Şimdi bir de kuyumcuya git ve yüzüğün değerinin aslında ne kadar olduğunu sor!

Genç adam kuyumcuya gitmiş. Kuyumcu böyle değerli bir yüzüğü nerden buldun diye sormuş ve yüzüğe tam 10 dinar (altın sikke) değer biçmiş. Genç adam şaşkınlık içinde Dhu Nun’un yanına geri dönmüş ve kuyumcuda olanları anlatmış.

Dhu Nun genç adama son olarak şu sözleri söylemiş:

– Senin sufiler hakkındaki bilgin pazardaki insanların bu yüzük hakkındaki bilgisi kadardır.

    Hayatın akışında bilginiz olmadığı konularda dahi fikir yürütüp gerçek değerini bilmeden önyargılarla insanları yanlış değerlendirebilirsiniz ya da siz ne kadar bilgili de olsanız cehaletin hakim olduğu bir toplulukta size hak ettiğiniz değer verilmeyebilir.

 

YORUM EKLE