Aladağ yurt yangını duruşmasında ceza kararı

Adana’nın Aladağ 11’i öğrenci toplam 12 kişinin hayatını kaybettiği yurt yangını davasının 9. duruşması Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada 18 sanıktan 8'ine 8 yıl 10 ay 20 gün ile 12 yıl 2 ay 20 gün arasında değişen hapis cezaları verildi.

Aladağ yurt yangını duruşmasında ceza kararı

BAYRAM BULUT

ADANA (İLKHABER)- Duruşma, mahkeme alanına çevrilen Kozan Ticaret Odası Toplantı Salonunda yapıldı. Duruşma öncesi yangında çocukları hayatını kaybeden aileler ve avukatları bir araya gelerek açıklama yaptı. Avukat Can Atay,     Adalete aç olduklarını ifade eden Can Atalay,   ailelerin çocuklarının hesabını sormaya devam ettiklerini dile getirdi. Sanıkların 1 yıl bile tutuklu kalmamasına tepki gösteren Atalay,  “Bu dava eğitim hakkı davası. 12 kız çocuğu şahsında bu ülkede okumak isteyen yoksul çocukların davası. Yoksul insanların kız çocuklarını okutmaya çalışma davasıdır. Bu ülkede kim ki eğitim haktır eder onun davasıdır" dedi.

Avukat Atay’ın ardından Eğitim Sen Genel Başkanı Feraye Aydoğan Aytekin de bir konuşma yaparak, bu davanın takipçisi olduklarını dile getirdi.  Aytekin; “ Kulpta, Dikili de Karaman'da Aladağ'da son olarak Aydın' da yaşanan bu dramlar olmaması için mücadelemiz devam edecektir. Aladağ davası memleket davası" şeklinde konuştu.

Açıklamanın ardından duruşma salonuna geçildi.  Duruşma kimlik tespitiyle başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan sanıklar ile Aladağlı aileler ve avukatları katıldı. 2016 yılında yanan yangında aralarında Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği yöneticileri ile kamu görevlilerinin olduğu 18 kişi, "birden fazla kişiyi taksirle öldürme ve yaralanmalarına sebep olma suçlamasıyla 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile yargılandı. Müşteki avukatları beyanlarında sanıkların "Olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmaları yönünde beyanlarını sundu.. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca duruşmaya müdahil olan avukat, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi istedi. Savunma yapan Can Atalay, akıllarıyla dalga geçildiğini, yurdun kaçak olduğunu ve davaya sahte belge konulduğu dile getirip, "Bilirkişi incelemesi yapılması sanıklar ve müdafileri tarafından engellemiştir" diyerek facianın üstünün örtülmeye çalışıldığını vurguladı. Atalay, kapıların çocukların üzerine kilitlendiğini ve çocukların kaçmamaları için kapı kollarının çıkarıldığını söyledi.

Atalay, "Bu yurt kaçak, dosyaya bu konuda sahte belge sundular. 44 yıl kaçak yurt işleteceksiniz, bütün kamu görevlileri bunu bilecek sonra illiyet bağı kesildi diyeceksiniz; bu durum vicdanla dahi bağdaşmaz. Kamu görevlilerinin fiilleri ile sonuç arasındaki illiyet bağı kesilmemiştir. Kamu görevlileri etkili denetim yapmamış, tespit ettikleri eksiklikleri gidermek için hiçbir adım atmamışlardır. Cemaatin menfaati öncellenmiştir, öngörmüşlerdir ve öngördükleri sonucun meydana gelip gelmemesini umursamamışlardır" dedi.

Adana Baro Başkanı Avukat Veli Küçük, Aydın Efeler'de aynı cemaatin yurdunda çıkan yangından bahsederek "Denetlememe göz yumma var. İlçe Milli Eğitim Müdürünün yönlendirdiği söylüyorlar. En temel hak olan eğitimi sağlamak yerine İlçe Milli Eğitim Müdürü, kendi düşüncesini taşıyan yurda yönlendirmiş. Yangın hangi nedenle başlarsa başlasın çok ciddi yaşamsal tehlike oluşturacak koşullar var. Çok önceden biliniyor. Sanıklar bunu görecek yeteneğe sahip olması gereken kişiler. Kamu vicdanını rahatlatacak ve bir daha böyle olayların olmamasını sağlayacak şekilde hüküm kurulmasını, tüm sanıkların olası kastla insan öldürmeden ve üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum." dedi.

Av. Burak Sabuncu ise "Kamu görevlilerinin sorumluluğu görevi kötüye kullanma ile sınırlı değildir. Kaçak yurda ailelerin İlçe Milli Eğitim tarafından yönlendirilmesi ve denetim görevini yapmaması söz konusudur. Bu olası kastla insan öldürmedir" diye savunma yaptı. Av. Ayşenur Demirkale, "Bu dosya bir eğitim hakkı dosyasıdır. Bir hakkın yasalarda ve uluslararası sözleşmelerde tanınması, kişiler o hakka ulaşamıyorsa bir anlam ifade etmez. Çocukların yaşama ve gelişme hakları da ihlal edilmiştir" dedi.

Savunma yapan sanık avukatları savcının mütalaasına katılmadıklarını yangın çıkış sebebinin araştırılmasını isteyerek, itfaiye ekiplerini ve TEDAŞ'ı suçladı. Ardından ise

 Duruşmada, sanıkların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, dernek başkanı İsmail Uğur’u 12 yıl 2 ay 20 gün, yurt müdürü Cuma Ali Genç’i 11 yıl 1 ay 10 gün, dernek görevlilerinden Mahmut Deniz’i 10 yıl, Mahir Kılıç, Mustafa Öztaş, Ramazan Dede ve Ramazan Keleş’i 8 yıl 10 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptırdı.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevlilerinden sanık Bayram Aydın, Cihan Ünal, Davut Gökçeli, Mehmet Aktaş ve Ramazan Arı'ya 7 ay 15'şer gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasını geri bırakan mahkeme heyeti, 6 sanığın beraatini kararlaştırdı.

 Mahkemenin verdiği kararın ardından tekrar basın açıklaması yapıldı. Avukat Evren İşler, mahkemenin verdiği kararı kamuoyuyla paylaştı. Dosya ile ilgili bilgiler paylaşan İşler, sözlerini şöyle sürdürdü;

Dosyada yangın tüpleriyle ilgili bir meselemiz vardı. Bu konuda sanık olan Mehmet ipek ve Zeki Yılmaz’ın beraatine karar verildi. İtfaiye erleri  Durmuş Gökçe, Hasan Turan Çakmak, Nihat Sarraf ve Yücel Turaç’ın delil yetersizliğinden beraatine karar verildi. Kamu görevlileri İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş ve diğer kamu görevlileri Bayram Aydın, Cihan Ünal Davut Gökçeli ve Ramazan Arı hakkında 85/2’den yani taksirle insan öldürme suçundan beraat kararı verildi. Görevi kötüye kullanma suçundan 9 ay cezalandırılmalarına karar verildi. Bunda da bir indirim yapıldı 7 ay 15 gün ceza verildi. Direk açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Süleymancılara ait Dernek Müdürü hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi. Yurt Müdürü Cumali Genç hakkında bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanması suçundan 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verildi. Yurtta çalıştığını inkar eden ama fiilen yurt müdürü yardımcılığı görevini yapan sanık Mahmut Deniz Hakkında 10 yıl hapis cezası verildi. Diğer dernek yöneticileri Mahir kılıç Mustafa Öztaş Ramazan Dede ve Ramazan Keleş hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olduğu için ceza verildi. Verilen ceza birinci taksir seviyesinde olduğu için artırıldı. 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verildi.”

Ankara Baro Başkanı Avukat Erinç Sağkan, yangının net olarak nereden çıktığının tespit edilemediğini belirterek, “Burada esas hakkında bir müteala gördük ki 2019 yılında çok acı vericidir. Diyor ki mütealada 8 ayrı rapor var, ama bu yangının net olarak nereden kaynaklandığı tam olarak tespit edilmiş değildir denildi. Az önce meslektaşım ifade etti. Yangının çıktığı yurt binası maalesef davalar başlamadan belediye kararı bile olmaksızın yıkılarak deliller alenen herkesin gözü önünde yok edildi bu dava dosyasında. Ancak meslektaşlarımız davalarını devam ettirdi.  Bir kısım sanıklar ciddi cezalar aldılar ancak asıl cezayı alması gereken kamu görevlileri ve diğerleri gerekli cezayı almadılar. Yeterli denetimi yapmayan kamu görevlileri cezalandırılmayana kadar , olası kasttan adam öldürmeyle cezalandırılmayana kadar vicdanlarda bu yara devam edecektir. O nedenle davanın bundan sonraki aşamalarının da çok büyük bir titizlikle takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Avukat Can Atalay da yangının göz göre göre geldiğini anlatarak, “Hiçbir güvenlik önlemi almadıkları, yangının göz göre göre geldiği, çocukların elektirikten çarpılmasına rağmen önlem almadıkları sayın saydıkça her şey çok açık. Kovuşturma aşamasında bilirkişi araştırma yapması gerekirken, yurt yıkıldı ve deliler karartıldı. 3 hafta da bu sanıkların hepsi tahliye edildi. Bu kararda bizim eleştireceğimiz şeyler var. İstinaf dilekçemizi hazırlamaya kafamızda başladık. Ama şunu söyleyelim Türkiye’nin hukuk tarihinde önemli bir aşama oldu bu karar özellikle dernek yöneticileri ve dernek başkanı çok ciddi cezalar aldı.” ifadelerini kullandı.  

 Adana Baro Başkanı Veli Küçük, kayda değer bir ceza verildiğini belirterek, "Bazı sanıklara bu faciada verilecek ceza olası kast çerçevesinde yapılacak değerlendirme ile çok daha ciddi çok daha vehametine uygun olmalıydı." Eğitim Sen Genel Başkanı Feraye Aydoğan Aytekin ise, "2.5 yılı aşkındır Aladağ’ın ailelerinin direncinin başarısıdır. Biz Aladağlı ailelere borçluyuz. Eğitim hakkı elinden alınan tüm çocuklarımızın sesine ses oldukları için borçluyuz. Bugün aslında Kozan’dan bütün ülkenin her yerine bir umut yayılmaya başlamıştır. Çocuklarımızın yaşadığı karanlığa karşı bir umut ışığı olmuştur. Bu karanlığa hiçbir zaman teslim olmadık ve bu karanlığa teslim olmamanın ışığı yaratıldı." dedi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Feraye Aydoğan Aytekin , “2.5 yılı aşkındır Aladağ’ın ailelerinin direncinin başarısıdır. Biz Aladağlı ailelere borçluyuz. Eğitim hakkı elinden alınan tüm çocuklarımızın sesine ses oldukları için borçluyuz. Bugün aslında Kozan’dan bütün ülkenin her yerine bir umut yayılmaya başlamıştır. Çocuklarımızın yaşadığı karanlığa karşı bir umut ışığı olmuştur. Bu karanlığa hiçbir zaman teslim olmadık ve bu karanlığa teslim olmamanın ışığı yaratıldı.” diye konuştu.  

Aladağlı ailelerden Ahmet Yetim ise," 2 çocuğum kaybolsa da sorun değil ama geride kalanlar var. Geride kalan yavrularında başına bunlar gelmesin. 10 yaşındaki yavrularımızı biz kimlere emanet edeceğiz. 3 seneden belli yayak yollardan gelerek ben bu adaletin arkasından koşuyorum. 12 tane hayatını kaybetmiş yavrumuzun hesabı sorulmadı 3 yılda. 16 tane ayakları kırılmış kolları kırılmış yavrularımız için adaletin kafası çalışmadı. Bu arkadaşlarımızın kafası çalıştı. Ben başka çocukların başına böyle bir şey gelmesin diye ben bu mücadeleyi verdim.” ifadelerini kullandı.

 Diğer aileler de yaptıkları konuşmalarda avukatlarına teşekkür ederek, " Çocuklarımızın mücadelesinde tüm Türkiye bizlerin yanında oldu. Bu gün azda olsa yüreğimize su serpildi. Cezası az ama cezalar yerini buldu. Biz köylerden yayan olarak duruşmayı takip ettik. Bu davayı kazandık ama kamuda çalışanlara cezayı az verdiler bu bizi tatmin etmedi. Milli eğitime verilen ceza olmadı. Ama adaletin dediği olur ne yapacaksın." şeklinde konuştular.

 

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2019, 17:20

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER