Adana’ya kar yağmadı amaa.. o bir kitap yazdı

 Adana’ya kar yağmadı  amaa.. o bir kitap yazdı

METİN MARACI

 

İnsan hiç ummadığı bir anda yepyeni bir başlangıca imza atabiliyor yaşamda.

Ve bu imza da bazen hayattaki yerini belirlemiş oluyor insanın.

Deniz Işık da böyle bir başlangıca imza atanlardan.

İstanbul’da alınan ilk nefesin ardından Adana’da süren ve anne olduktan sonra çocuklarla iç içe olan bir yaşam.

“Hiç akılda yokken böyle bir oluşumun içinde buluverdim kendimi. Kızımın kitaplarla olan ilişini artırmak için yaptığım çalışmalar doğrultusunda, çocuklarla olan diyaloğumun kuvvetlenmesi, beni böyle bir oluşuma soktu.. hiç akılda yokken...” diyor Deniz Işık, çocuk gülümsemesini yüzüne yansıtarak.

O zaman biz de; “Tanıyalım sizi Deniz Hanım” dedik kendisine ve “Seve seve” cevabını alarak başladık sohbete...

Deniz Işık kimdir?

1980 İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Kocaeli’nde tamamladım. Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Mühendisliği bölümünü bitirdim. Sakarya Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi (ÇEKO) İnsan Kaynakları tezli yüksek lisans yaptım. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda çalıştım. 2011 yılında evlenip Adana’ya yerleştim. 2012 yılında kızım dünyaya geldi. Kızımın büyüme aşamasında kitaplara olan sevgimi ona da aşılamak için çocuk edebiyatıyla ilgilenmeye başladım. ‘Adana’da Çocuk Olmak’ platformuna düzenli olarak çocuk kitapları öneri yazıları yazmaktayım.

Arkadaşım Kar Perisi’nin doğuşu nasıl başladı?

İlk üniversite yılım Adana’da geçti. Bu süreçte arkadaşlarımdan sürekli ‘hiç kar göremedim’ hikayeleri dinliyordum. Hatta hiç unutmadığım bir anım var; Okulun sömestr tatilinde Kocaeli’ne, ailemin yanına gidiyordum. Yolun kardan kapanması nedeniyle otobüs durdu. Bir teyze yanımdaki arkadaşımdan, “Çocuğum için biraz kar getirir misin? Hiç kar görmedi” diyerek kar istemesi içimi burkmuştu.  İlerleyen zamanda evlenip Adana’ya yerleşmem ve kızımın doğması, kızımın beş yaşına kadar her kış bıkmadan, “Anne ben ne zaman kar göreceğim?” sorusu. Adana-Pozantı ne kadarlık yol? Biz bir türlü denk getirip, fırsat yaratıp götüremedik kar görmeye ve kızımın, “Bir peri gelsin de kara götürsün” sözcükleri doğurdu ‘Arkadaşım Kar Perisi’ni.

Sosyal medyanın yanı sıra kitap sunumu için çeşitli okullara da gidiyorsunuz. Çocukların size ve yaptığınız sunumlara yaklaşımı nasıl?

Özellikle kitabın kahramanı Kayla’nın erkek çocuklar tarafından da benimsenmesi ve kar görüp görmeme olgusuyla bir bağ kurabiliyorlar. Başka illerden kitabı okuyup mektup yazan çocuklar oldu. Onlara cevap yazdım. Özellikle Erzurum çevresinden çocukların benimle kurduğu iletişimi hiç unutamam. Bana sordukları soru “Deniz abla Kayla uyandığında keşke karla uyansaydı. Neden orada kar yok?” oldu. Ben okullarda çocuklarla buluşturmayı, çocuk coşkusunu hissedebilmek için istiyorum. Yoksa kitap herhangi bir kitapevinden de alınabilir. Ama sadece alınmayla kalır. Çocuk, sen ve kitap üçlüsü bir araya gelince o his bambaşka yaşanıyor.

Sunum esnasında çocuklarla aranızdaki atmosferi yaşarken ‘İyi ki çocuk kitabı çıkarmışım’ dediğiniz oldu mu? Çocuk kitabı yazmak sizin için doğru bir karar mıydı?

Evet, doğru karar aldığıma inandım. Çünkü eşimin, çocuklardan aldığım mektuplarla gözlerimin dolması ve bana dönüp “Bu kitabı çocuklarla buluşturmanın senin için ne kadar önemli ve özel olduğunu anladım” demesi, eşimin bu üçgenin, yani “ben, çocuklar, kitap” üçlemesinin dışında birisi olarak bunu hissetmesi ile doğru karar aldığıma inandım. Özellikle kitabı resimleyen Merve Övünç Hanım ile benim ilk sosyal girişimciliğimizin olması ve başarıya ulaşması daha bir gurur verici.

Yetişkin kitabı çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Belki, çok sonra…

Yetişkin kitabı yazmak mı, çocuk kitabı yazmak mı daha zor?

Zordan ziyade arada ince nüanslar var. Çocuk kitabı yazmak için ince eleyip sık dokumak gerekir. Çünkü, bir konuyu çocuğa anlatmak için onun yaşına inmeniz gerekiyor. Bu nedenle ben de kitabımda psikolojik danışman Elzem Güçlü Aslan ve pedagog Pınar Kaya Döşlü ile çalıştım.

Çocuk kitaplarında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Siz en çok hangi konuya hassasiyet gösterdiniz?

Şu an ülkemizde ve dünyada çocuk edebiyatı altın çağını yaşıyor. Nitelikli bir çocuk kitabı çıkarmak için tabi ki birtakım kriterler var. Karakterler ve çizimler etkili olmalı. Belli bir yaş dönemine kadar çocuk kitaplarında görsellik çok önemli. Anlatım dili sade ve açık olmalı, estetik cümleler içermeli. Toplumsal ve bireysel duyarlılık yaratılmalı. Çocuk edebiyatı ders kitaplarından farklı; öğreten, öğüt veren kitap modelinden farklı olmalı. Yani sadece eğlenmek, hayal gücünü geliştirmek için de çocuk kitabı okunabilir. Bırakalım çocuklar okudukları kitaplardan kendileri bir şeyler çıkarsınlar. Yaratıcı drama eğitmeni Murat Moroğlu’nun ‘Bir Bavul Kitap’ isimli eğitimine katıldım ve bu konuda çok şey öğrendim. Anneler her zaman soruyor, “Doğru kitabı nasıl seçebilirim?” diye. Bu tür eğitimlere annelerin katılması çok önemli cevaptır.

Arkadaşım Kar Perisi’ne okuyucu nasıl ulaşabilir?

İnternetteki kitap satış noktaları ve belli kitapçılarda. Ayrıca benim sosyal medya hesabım “kitapseveranneyim”de sipariş verebilirler.

Size göre çocuk kitapları, dergiler televizyon programları çocukların dünyasına girebiliyor, çocukların anlama ve kavrama yetisine ulaşabiliyor mu?

Hepsi değil. Nasıl ki çocuk kitaplarında yaratıcılığı ve Hayal gücünü destekleyen kitaplar var ise bazı çizgi filmler ve bazı çocuk dergileri oldukça başarılı. Bazı çocuklar, bu tür yayınlar esnasında, sonrasında anne ve babasına “Burada benim karakterim anlatılıyor, kendimi gördüğüm oluyor” diyebiliyor. Ben özellikle bunu kendi kızımda deneyimledim.

Çocuk kitabı çıkarmadan önce ‘Naftalin kokulu yıllar-90’lar’ isimli kitapta yer aldınız. Yer almayı düşündüğünüz başka projeler var mı?

Sıfır Yayınları’nın “65 yazar 65 pencere” isimli bir projeydi. Bu projeye de ‘Arkadaşım Kar Perisi’ni hazırlarken katılmıştım. Naftalin Kokulu Yıllar-90’lar ismiyle kitaplaşan projede ’99 Gölcük Depremi’ başlıklı yazımı paylaştım. Yine böyle bir proje kitap çalışmasında yer alacağım ve ikinci çocuk kitabı için çalışmam olacak.

Çocuklara ve ebeveynlere vermek istediğiniz mesaj var mı? Son olarak neler söylemek istersiniz?

Öncelikle bu kitabımda ismini sayamadığım ama bana kalpten destek olan, ben onlara ‘kitabımın gizli kahramanları’ diyorum, herkese çok teşekkür ediyorum.

Çocuklara mesajım; hayal kurmayı hiçbir zaman bırakmasınlar, hayallerinden hiçbir zaman korkmasınlar, gerçek hedefe ulaşacaklarına inansınlar.

Yetişkinler de çocuklara hayal kurabilecekleri zemini hazırlasınlar. Ağacı illa yeşile boyayacaksın demesinler.

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2019, 09:54

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER