banner6

En hassas dönem: Ergenlik

Ergenlik dönemi, hem aile için hem de ergenler için çok sancılı bir süreç olarak bilinir? Peki gerçekten öyle midir? Bu süreçte neler yaşanır, neler yapılmalıdır? Sorularımızın yanıtlarını Uzm. Klinik Psikolog Sibel Dağlıkan’dan aldık

En hassas dönem: Ergenlik

En hassas dönem: Ergenlik

 .

 

 

RÖPORTAJ: MRAT YILDIRIM

 

 

Ergenlik dönemi tam olarak nedir?

 

Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne, psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir.

Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süper ego) gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde sosyal onay, bir grubun parçası olma (ego ve süper ego), kavramları gelişir. Vücut hormonlarından cinsiyet ile ilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjen pik yaptığından ergenlerin psikolojisi sebepsiz değişimler göstermektedir.

 

Kız ve erkek çocuklarda ergenlik yaşı nasıldır?

 

Ergenliğe geçiş için kesin bir yaş aralığının saptanmamasıyla birlikte, kızlarda 9-13 yaş olarak belirlenmiş ve erkeklerden daha erken ergenliğe girdikleri gözlemlenmiştir. Yani genel olarak 12-20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.

 

Ergenlik döneminde görülen en bariz değişiklikler nelerdir?

 

İnsan yaşamının en büyük dinamiği gelişim ve değişimdir. Bu dinamiğin temel taşı ise ergenliktir. Bireylerin çok hızlı şekilde büyüyen ve değişen hormonları değildir sadece bununla birlikte psikolojileri de değişkenlik göstermeye başlar. Bu değişkenliklerden bazıları şöyledir:

·                Otoriteye karşı olma,

·                Söz dinlememe,

·                Eleştirme, hata bulma, bunlardan başlıcalarıdır. Gelişmekte olan bedenine, cinsel ve duygusal gelişimlerini ayak uydurmakta zorlandığı için ‘kimlik karmaşasına’ düşebilir. Çünkü çocuklukla yetişkinlik arasında bir araftadır. Dolayısıyla hemcinsleriyle güç savaşına girme dürtüsüyle birlikte ebeveyn karşısında hala çocuk olarak değerlendirilen ergenlerin ekstra bir karmaşıklığı yaşaması durumu da göz önünde bulundurulmalıdır. Yaşanılan bu durum ergenlerde güvensizlik duygusuna kapılmasına ve haliyle atılgan, gösterişçi , çekingen  gibi belli başlı karakteristik özelliğe sahip olmasına da sebep olabilir.

 

Kişinin kimlik gelişimi de bu döneme rastlıyor sanırım öyle değil mi?

 

Ergenlikte kimlik kazanımı için gerekli olan en temel şey özdeşim kurmadır. İnsanlar doğdukları andan itibaren karşılaştıkları kişilerin bazı özelliklerinden etkilenir fakat bilişsel süreçte sadece güven algısını oluşturdukları insanı rol model alarak özdeşim kurarlar.  Bütün bu deneyimlerin sonucunda ise kimlik oluşturma yoluna giderler.

Erikson’a göre ergenlik döneminin en gelişimsel görevi; kimliğin kazandırılmasıdır. Kimlik kavramının pek çok boyutu vardır. Bunlar; cinsel, toplumsal, fiziksel, psikolojik, ahlaksal, ideolojik ve mesleksel olarak gruplanabilir. Tüm bu boyutlar benliğin bütününü oluşturur. Bireylerin fiziksel özellikleri, görünüşleri, cinsiyetleri, toplumsal etkileşim becerileri, dinsel etkileşimleri ve kişilik özellikleri kimliklerini tanımlamada etkili olacaktır.

 

Psikososyal Erteleme ( Moratoryum) nedir?

 

Erikson’un psikososyal erteleme olarak adlandırdığı dönemde, ergenin kendini biraz geri çekerek  herhangi bir rol üstlenmeden çeşitli rolleri denemesi ve incelemesi söz konusudur. Erikson’a göre bu dönemin süresi ve bu sürede yaşanacak olan duygusal çelişkilerin boyutu toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Bu dönemde kimlik geliştirmede görülen başarısızlıklar, ergenin kendisiyle ilgili kuşkular geliştirmesine  rol karmaşası yaşamasına yol açabilir.

 

Kimlik statüleri nelerdir?

 

 

 

1)  Başarılı Kimlik Statüsü

Bireyler herhangi bir kararsızlık durumunda (bunalım durumunda) etkin bir karar alarak tercih yaparlar. Verdikleri kararın doğru olduğunu kabul etmektedirler ve kararlarından memnundurlar. Diğer insanlarından kendilerini kabul ettiklerine inanırlar. Bu statüdeki ergenler kimlik krizini atlatmış ve bir kimliğe bağlanmayı gerçekleştirmişlerdir.

 

2)  Erken Bağlanmış (ipotekli) Kimlik Statüsü

 

Alınan tüm kararlar anne-baba ya da otorite olarak kabul edilen diğer kişiler tarafından alınmıştır. Ergen, kendisiyle ilgili kararı başkasının vermesini kabul etmiştir. Birey, benlik arayışına girmez. Anne- babanın ve diğer yetişkinlerin verdiği kararları koşulsuz olarak kabul eder.

 

3) Moratoryum Kimlik Statüsü

 

Kimlik bunalımı yaşayan ve çözüm yolu bulamayan bireylerin durumudur. Ergenlik döneminde görülen vurdumduymazlık ve amaçsızlık, moratoryumun başlıca belirtileridir. Özellikle bazı ergenler kimlik arama çabalarında bunalıma girince bu arayıştan vazgeçerler. Genç kızların erken yaşta evlenmek istemeleri, erkek çocuklarının askere gitmek istemeleri ya da okulu bırakıp işe girmek istemeleri moratoryum kişilik durumunda kaçınma olarak düşünülebilir.

 

4) Kargaşalı  ( Dağınık ) Kimlik Statüsü

Kargaşalı kimlik statüsündeki ergenler ise kriz yaşamazlar ve mesleki rol seçimiyle ilgili olarak da bir güdüleri yoktur. Bunlar bir kimliğe bağlanmaktan tamamen kaçınmaktadırlar. Kimlik konusunda bir girişimleri yoktur ve bu durum onları rahatsız etmemektedir. Bu tarz kişiler yönlendirmenin  ve etkileşimin çok yoğun olmadığı ailelerden yetişmiştir.

 

Marcia’nın kimlik statüleri dışında

Gölgelenmiş Kimlik: Bireyin çevresinden gelen baskıyla seçim yapmak zorunda kalmasıdır.

Not: Erken bağlanmış kimlik statüsünde ergen bu durumdan rahatsız değildir, oysa  gölgelenmiş kimlikte birey bu durumdan rahatsızdır.

Ters Kimlik:  Kimlik kargaşası yoğun olan ergen  bu rahatsızlık duygusundan kurtulmak için, toplumsal beklentilerin tam karşıtı olan rolleri ve  idealleri benimser.

 

Ergenlerde Cinsel Gelişim nasıldır?

 

Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne, psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir.

 Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süper ego) gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde sosyal onay, bir grubun parçası olma ( ego ve süper ego), kavramları gelişir. Vücut hormonlarından cinsiyet ile ilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjen pik yaptığından ergenlerin psikolojisi sebepsiz değişimler göstermektedir.

 Ergenliğe geçiş için kesin bir yaş aralığının saptanmamasıyla birlikte, kızlarda 9-13 yaş olarak belirlenmiş ve erkeklerden daha erken ergenliğe girdikleri gözlemlenmiştir. Yani genel olarak 12-20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.

Ergenlik döneminde cinsel yönelimin başarılı olabilmesi adına yapılması gereken en temel şey, anne-babadan uzaklaşmaktır. Erkek çocuğun cinsel gelişiminde anne ile bağlılık derecesi, baba ile kurduğu özdeşim önemlidir. Kız çocuklarının cinsel kimliğinin gelişmesinde anne kadar babanın da önemli bir rolünün olduğunu ve iyi bir baba-kız iletişiminin kızlarda kadın kimliğini daha rahat benimsemelerinde yardımcı olduğu gözlemlenmiştir.

 

Ergenlik dönemindeki Zihinsel Gelişim nasıldır?

 

J. Piaget’e göre bu dönemde tümevarım ve tümdengelim yöntemleriyle düşünebilecek düzeye erişir.  Zihinsel işlemler, bütünleşmiş yapılardan kaynaklanmaktadır, bu yapılar, gelişmenin tümüyle yöneldiği denge tiplerini belirler. Bunlar hem organik, hem psikolojik, hem de toplumsaldırlar; kökleri organizmanın doğal biçimlerine kadar gider. Fakat şu gerçeği de göz ardı etmemek gerekir; düşüncenin gelişimi açısından çocuklar arasında fark vardır.

Ergenin soyut düşünce niteliklerinden biri de düşünmek üzerine düşünme eğilimidir. Mesela bu süreçteki ergenlerin yakındığı konulardan biri de ‘Ne olduğumu ve kim olduğumu niye düşündüğümü düşünüyorum?’. Bu tür kompleks düşünce süreçlerine girmeleri, düşünce ve düşüncenin soyut özelliklerine ilginin arttığını göstermektedir. Bu kompleks düşüncenin ortak paydası ise olasılıklar ve idealizm üzerine olmasıdır. Böylelikle ergenler sosyal onay ve içgörü konusunda bir adım atmış sayılırlar.                                               

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017, 16:56

ilkhaber


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER