Lösemi hastası çocukların umudu oldu

Bayram BULUT

ADANA (İLKHABER)-Adana'da 6 yıl önce 6 yaşındaki oğlunu kanserden kaybeden Gazeteci Kemal Yücel, lösemi hastalığına dikkati çekerek, onlara umut olabilmek için bisikletle başlattığı kalp rotasındaki Türkiye turunu tamamlayarak tekrar Adana’ya döndü.

Yaşamını lösemi ile mücadeleye adayan Gazeteci Kemal Yücel, oğlunun ismini verdiği Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği’ni kurdu. Yücel, derneğin kurulmasıyla birlikte lösemili çocukların sağlıklarına kavuşmaları için tüm varlığıyla çalışmalar yaptı. Bu uğurda kent içerisinde kampanyalar düzenleyen Yücel, konferanslara katılarak, kök hücre ve kan bağışı konusunda bilgiler verdi. Bu işi kent dışına taşıyarak tüm ülkenin lösemili çocukların farkına varmaları için, “Ne yapabilirim” konusunda düşünen Yücel, geçtiğimiz yıl lösemili çocuklar için Adana’dan İstanbul’a kadar pedal çevirmiş ve turunu başarıyla tamamlamıştı.

12 HAZİRAN’DA YOLA ÇIKMIŞTI

Bu kez yine "Her Pedal Bir Umut Olsun Projesi" kapsamında Kemal Yücel 12 Haziran tarihinde tekrar yollara düştü. Yücel’in bu kez ki rotası Türkiye’yi kalp şeklinde dolaşarak lösemili çocukların durumuna dikkat çekmek oldu.  Adana'dan başlattığı 10 bin kilometrelik bisiklet turu kapsamında çok sayıda il ve ilçeyi pedal çevirerek ziyaret eden Yücel, buralarda kök hücre  bağışının önemini anlattı. Farkındalık yaratmayı başaran Yücel, bazı çocuklarla eşleşen donörler da buldu.

CİDDİ DÖNÜŞLER

Gerçekleşen bu bisiklet turu ile ilgili acısıyla, tatlısıyla geçirdiği yol hikayeleri konusunda Kemal Yücel ile röportaj yaptık. Farkındalık yaratmak için gerçekleşen bu turda kök hücre bağışı ve kan bağışı konusunda ciddi dönüşler alan Yücel, yine birçok çocuğa umut olmayı başardı. Yolda kimi zaman komik olaylar yaşayan Yücel, kimi zaman ise kendini bilmez kişiler tarafından sözlü taciz edildi. Bisikletinin yolda lastiği parçalanan Yücel, tam 82 kilometrelik yolu yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Yolda birçok insan yaptığı faaliyeti merak ettiği için araçlarıyla Kemal Yücel’in yanında durdu. Yücel bu kişilere neden yola çıktığını anlattı. Acısıyla tatlısıyla geçen bu yolculuk ile ilgili yaptığımız röportajı şimdi sizlerle paylaşıyoruz?

Bayram Bulut: Kalp şeklinde ki farkındalık turunuza ne zaman başladınız?

Kemal Yücel: Lösemi hastası çocuklara umut olmak ve kök hücre bağışı konusunda toplumsal bilinci arttırmak amacıyla geçtiğimiz ay 12 Haziran’da Adana’dan pedal basmaya başladım. Şehir şehir gezerek insanlara kök hücre bağışının önemini anlattım. Kök hücre bağışı nedir? Nasıl yapılır? Ve kimler için nasıl bir zorunlu ihtiyaç olduğunu anlattım.

Bayram Bulut: Bu tura çıkmaya nasıl karar verdiniz?

Kemal Yücel: Hastanelerde maalesef ki acı bir gerçek her gün ölüme bir adım daha yaklaşan lösemi çocuklar var. Bu çocukların ilik bulamadıkları için ölmelerine kayıtsız kalmak istemedim ve bisikletimle Türkiye turu yapmaya karar verdim. Kalp şeklinde bir rota hazırlamıştım, ancak  yaşanan yoğun ilgiden dolayı rotamı biraz uzattım. Yaklaşık 10 bin kilometre pedal çevirdim. Nihayetinde Adana’ya geldim.  Şuanda başladığım noktadayım. Adana Atatürk Parkı’ndayım ve finalimi yaptım. Az sonra lösemi hastası çocukları hastanelerde ziyaret edeceğim. Özledim çünkü onları, onlarda beni özlemişler.

Bayram Bulut: İnsanların kök hücre ve kan bağışı konusuna duyarlılıkları nasıl oldu?

Kemal Yücel:  İnsanlara şöyle bir soru sordum, “Kalbinize sorun lösemi hastası çocukların hayatlarını kurtarmak ister mi?” diye. Yanıtı evet olanlar Kızılay’da kan örnekleri verdiler. Yapılan analizlerde eşleşmelerin çıkacağından eminim. Çünkü Adana, İstanbul Turu’nda eşleşmeler çıkmıştı. Lösemi hastası çocuklarımız hayata tutundular. 

Bayram Bulut: Sizi etkileyen yol hikayelerinden biraz bahsedebilir misiniz?

Kemal Yücel: Yol hikayeleri biriktirdik. Yolda görenler geldiler bilgi aldılar. Bunların içerisinde lösemiden dolayı hayatını kaybetmiş çocukların aileleri de yer aldı. Örneğin gece yarısı Aksaray’a ulaştığımda bir araç durdu. 8 ay önce kök hücre bulamadıkları için lösemiden dolayı çocuğunu kaybetmiş bir aileydi. Bana, “Hiç durma, asla vazgeçme. Ben evlat acısı yaşadım, senin gibi insanlar olursa lösemili çocuklarımız hayatta kalırlar” dediler. Bu içimi acıttı. Gittiğim rotalarda da lösemiden bir yakınını kaybeden insanlara rastladım. Tedavi olan çocuklarımızın aileleriyle görüştüm. Bir çocuğumuz ailesini kaybetmiş. Karadeniz Bölgesi’nde ki bu olayda o arkadaşımız anne acısı yaşamış. İlik bulamamış. Onunla tesadüfen yolda karşılaştık. Kendisiyle birlikte kök hücre bağışı için Kızılay’a gittik.

Bayram Bulut: İnsanların size ilgisi nasıl oldu?

Kemal Yücel: İnsanlar çok ilgiliydi. Ciddi sıkıntılarda yaşadım. Yolda sözlü taciz edenlerde oldu, araçlarıyla geçerken sıkıştıranlar oldu. Ben bunları çocukların hayatlarını kurtarabilmek için göze almıştım zaten. En son Kayseri’de bir festivale katıldım. Erciyes Dağı’ndaydı. Düşünün Erciyes Dağı’nda da gördüğüm insanlara, turistik amaçlı gelenlere de anlattım kök hücre bağışının önemini. Daha sonra onlarında gidip kan merkezinde kan örneği verdiler. Oldukça keyifli ve bir o kadar da yorucu bir yolculuğu Adana’da noktaladım.

Bayram Bulut: Kaç il gezdiniz?

Kemal Yücel: Yaklaşık 32 il, 20’ye yakın ilçeye gittim. Yalnız il merkezleri ile yetinmedim. İlçeleri de gezdim. Bu ilçeler merkez ilçelerdi çünkü.  Niğde’de Bor, Ulukışla gibi ilçelerdi. Ankara’da Kızılcahamam gibi ilçeleri gezdim. Rotamın üzerindeki köylere uğradım. Camilerde cami imamları ile görüştüm hutbelerde ilik bağışını anlatmaları için bilgi verdim kendilerine. Sağ olsunlar hem köylüler, hem ilçe merkezindeki duyarlı insanlar destek verdiler. Kızılay ekipleri görevlendirme yaptılar. İlçe merkezlerinde, il merkezlerinde, meydanlarda Kızılay Kan Alma Tır’ı geldi. Burada hem kırmızı kan verildi. Hastanelerde ameliyat olan, tedavi olan hastalar için insanların kan bağışı konusunda hassasiyete ulaşması gerekiyordu. Hem kırmızı kan örnekleri verildi, hem de kök hücre örnekleri alındı.

Bayram Bulut: Bisikletinizle rampalı yollardan nasıl geçtiniz?

Kemal Yücel: Çok yorucuydu. Yaklaşık 10 bin kilometrelik bir yolda pedal çevirdim. Yorucuydu özellikle Ilgaz Dağı’nı çıkarken, Zigana geçidi, Azaphane diye Ankara, Bolu arasında ki yollar inanılmaz dikey rampalardı.

Bayram Bulut: Yolda bir ayıyla karşılaştığınızı duymuştum bu doğru mu?

Kemal Yücel: Evet doğru.  Ilgaz Dağı’nı geçerken de komik bir anım oldu. Mola verdim ve dinleniyordum. Bir çeşme bulup çeşme başında dinlenirken, yanımda ekmek vardı ve ekmeğimi yiyiyordum. Orada bir boz ayıyla karşılaştım. Gerçekten çok komikti. Oda benim gibi oturdu. Sağa sola baktı, bana baktı. Korktum tabiî ki doğal olarak. Ama boz ayıların saldırgan olmadıklarını bildiğim için ona ekmek verdim. “Açıktın mı dostum” dedim ve ekmeği önüne attım.  Ekmeğe baktı, ardından bana baktı. Ekmeği aldı yedi. Ekmeği yedikten sonra kalktı gitti. Çok korksam da bu andan keyif aldım. Çok güzeldi. Geldi benim gibi oturdu. Sağa sola baktı ve kalktı yoluna devam etti. Bende molamı bitirdim ve korku kapladı içimi, olur ya başka bir ayı gelir saldırır diye yoluma devam ettim.

Bayram Bulut: Yolculuk yaparken neler yaşadınız?

Kemal Yücel: Yoldan araçlarıyla geçen vatandaşlardan beni görünce duranlar oldu. Gerek haberleri izlemişler, gerek sosyal medyada izlemişler veya formamda ki yazıları ve flamamda ki yazıları merak edenler oldu. Durdular ve onlarla konuştuk. Birçoğu cesaretimden dolayı tebrik ettiler. Kolay değil, bisikletle gece gündüz yol alıyoruz.  Kaza riski var, birçok tehlike var. Bunu göze aldığım için tebrik ettiler ama üzücü anlarda oldu. Yolda ki tacizler bunlar. Araçlarından üzerime şişe fırlatanlar oldu. Araçlarıyla yola sıfırlayıp beni sıkıştıranlar oldu. Hatta bir tanesi aracın camından çıkarak bana vurmaya çalıştı. ‘İşin gücün yok mu kardeşim?’ diyenlerde oldu. Ama daha sonra bu kişilere amaçlarımızı anlattığımda söylediklerine pişman oldular.

Bayram Bulut: İstanbul yolculuğunuzda donörler bulunmuştu. Bu yolculukta da donör olacak kişiler çıktı mı?

Kemal Yücel: Ben çocuklar yaşasın diye yollara düştüm. Bundan 6.5 yıl önce evlat acısı yaşadım. Evlat acısı nedir biliyorum. Ben benim gibi anne babaların, evlatlarının saçı yerine toprağı okşamasın diye yollara düştüm. O güzel yanakları yerine, mezar taşını öpmelerini istemedim. Bu yüzden bütün riskleri alarak yollara düştüm. Bundan mutluyum, çünkü insanlara ilik bağışını anlattım. İlik örnekleri verdiler. Eşleşenler oldu. İlik nakli bekleyen çocuklarımızın hayatlarını kurtardılar.

Bayram Bulut: Yeni farkındalık turları düzenlemeyi düşünüyor musunuz?

Kemal Yücel: Önümüzdeki aylarda veya önümüzdeki yılda. farklı rotalarla yeniden yollara düşmeyi şimdiden planladım. Umarım bu planlarımız gerçekleşir. İnsanlar kök hücre bağışı konusunda çok daha duyarlı ve çok daha hassas olurlar.

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2019, 16:22

Hande Muştu


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER