Saç boyası abdest ve gusle mani midir?

Saç boyası abdest ve gusle mani midir?

     Abdest alırken, yıkanması gereken uzuvlardan birinde kuru yer kalırsa, abdest sahih olmaz. Gusülde ise vücutta, suyun ulaşabildiği her yerin yıkanması gerekir.

     Buna göre abdest veya gusül alacak kimsenin, yıkanması gereken uzuvlarında, suyun altına ulaşmasına engel olacak bir tabaka bulunmamalıdır. Oje gibi vücut üzerinde tabaka oluşturup suyun bedene ulaşmasına mani olan maddeler abdest ve gusle engel olur. Bunların abdest veya gusülden önce giderilmesi gerekir.

    Buna karşılık deri üzerinde tabaka oluşturmayan saç boyası, kına gibi maddeler abdest ve gusle mani değildir.

 

Mesleği ve sağlığı olan kimsenin dilencilik yapması caiz mi?

     Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi dinen haramdır. Sıhhati yerinde olan, çalışacak ve ticaret edebilecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi uygun değildir. Ancak aç veya hasta olanın yiyecek istemesinde bir sakınca yoktur. Fakat parasını harama sarf edene sadaka verilmez. Yani fakir diye dilenci, diye birisine para veriliyorsa o da gidip bu parayla içki içiyorsa, kumar oynuyorsa ona para verilmez verilmemelidir de.

      Buna göre eli ayağı tutan, çalışabilecek sıhhatte olanın bir günlükte olsa iaşesi olanın dilenmesi dinen uygun değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz bu hususta bir hadis-i Şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.”

 

Kadınların malını nereye harcayacağına kocalarının ne kadar karışma hakkı vardır?

      İslam’da mal hürriyeti vardır. Herkesin malı kendisinedir. Dolayısıyla erkeğin malı erkeğin, Kadının malı kadınındır. Mal kadının olunca kocanın o mal üzerinde bir yetkisi yoktur.

       Kadın dileği şekilde dilediği yere harcar ne kocanın ne de bir başkasının karışma hakkı yoktur. Ama hüküm bu olmakla beraber karı koca olduklarından ve ortak bir hayatı paylaştıklarından dolayı birbirilerinin fikrini ve rızasını alarak harcama yapmaları daha doğrudur.

 

Görülen rüyayı başkasına anlatmak caiz mi?

      Görülen rüyaları başkalarına anlatmakta bir sakınca yoktur. Ancak görülen rüyaları her zaman insanlarla paylaşmamak daha evladır.

      Şayet illaki anlatılacaksa da iyi rüyalar anlatılmalı, hoş olmayan insanları kötü anlamda etkileyecek rüyaları anlatmamak daha iyidir.

 

Kadınlar abdest aldıktan sonra oje veya ruj sürerek namaz kılabilirler mi?

        Abdest ve gusülde genel ilke; her birinde yıkanması farz olan uzuvları hiçbir kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaktır.

        Dolayısıyla abdestte veya gusülde yıkanması farz olan uzuvlara, daha önceden oje, ruj ve benzeri, suyun bedene ulaşmasına engel olacak türden maddeler sürülmüşse, bunların gusül veya abdestten önce bulundukları yerlerden temizlenmeleri gerekir.

        Gusül ve abdest aldıktan sonra makyaj yapmak veya oje sürmekle abdest bozulmaz. Bu şekilde yapılan bir makyajla namaz kılınabilir.

 

Günün Ayeti

Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün.

 

Günün Hadisi

 Kulun dili dürüst olmadıkça kalbi de dürüst olmaz."

 (İbn-i Hanbel, III, 198)

 

Günün Sözü

Geçmişin keşkeleri ve geleceğin endişeleri ile oyalanma ders al ve yoluna devam et.

 

 

Günün Duası

Allah’ım ülkemizi ve milletimizi savaştan, beladan ve afetten muhafaza buyur.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Tevhid Nedir?

 Allah'‎n var ve bir olduğuna inanmaktı‎r.

 

Günün Nüktesi

 Zengin Olma Yolu...

 

        Ashaptan birinin durumu çok bozulmuştu. Bu arada karısı ona; “Resulullah’ın yanına varıp bir şey istesen” dedi. Bunun üzerine o adam bir şey istemek için Hz. Peygamber’in yanına gitti. Hazretin yanına vardığında  Resulullah onu görür görmez şöyle buyurdular:

 

“Kim bizden bir şey isterse veririz, kim de ihtiyaçsız olmaya çalışırsa, Allah onu ihtiyaçsız kılar.”

        Adamcağız Resulullah’ın bu sözünü duyunca, kendisinden başkasının kastedilmediğini anlar ve bir şey istemeden huzurlarından ayrılır; evine gelip durumu karısına anlatır; ama ihtiyaç onu zorlar ve ikinci kez Resulullah’ın huzuruna varır; fakat efendimizin yine aynı şeyi buyurduğunu görür ve bu olay üç defa tekrarlanır.

         Bunun üzerine komşusundan bir balta emanet alıp çöle çıkar, bir miktar odun toplayıp pazara getirir ve odunlarını bir buçuk kilo arpaya satar; elde ettiği arpayı ekmek yaparak ailesiyle birlikte yerler. Ertesi sabah daha fazla odun getirir ve yılmadan bu işine devam eder; ilk önce bir balta satın alır; daha sonra elde ettiği kazançtan iki genç deve ve bir köle alır; böylece durumu düzelip zenginleşir. Daha sonra Resulullah’ın yanına giderek başından geçen macerayı efendimize anlatır. Resulullah onun sözünü dinledikten sonra ona:

 “Demedim mi kim, bizden bir şey isterse ona veririz, kim de ihtiyaçsız olmaya çalışırsa, Allah onu ihtiyaçsız kılar buyurur.

 

YORUM EKLE