banner6

Bahar yorgunluğu nasıl geçer?

İlkbaharın gelmesi ile birlikte doğa yeniden canlanmaya başladı. Kışın sona ermesi ve havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birlikte insanların üzerine bir ağırlık çökmeye başlar.

Bahar yorgunluğu nasıl geçer?

(ÖZEL HABER)

Serhat Şanlı

ADANA (İLKHABER) – İlkbaharın gelmesi ile birlikte doğa yeniden canlanmaya başladı. Kışın sona ermesi ve havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birlikte insanların üzerine bir ağırlık çökmeye başlar.

Mevsim geçişleri havanın değişimi ile birlikte insanların en sık hastalandıkları dönemler arasında yer alıyor. Mevsim dönüşlerinde hissedilen bir takım ruhsal ve bedensel belirtiler ‘Bahar Yorgunluğu’ olarak bilinir ve Mart, Nisan ve Mayıs aylarında kendini daha fazla hissettirir.

Özellikle bahar mevsimine geçişlerde insanlarda bahar yorgunluğu gibi rahatsızlıklar yaşanabiliyor. Bahar yorgunluğu insanların özel ve iş yaşamını olumsuz etkiler, yaşam kalitesinde azalmalara neden olabilir.

Uzmanlar, yorgunluk hissinin her ne kadar değişen hava koşullarına bağlansa da, uzun sürmesi durumunda konunun ciddiye alınması ve başka bir sorun olup olmadığına bakılması gerektiğini söylüyor.

Gazetemize bahar yorgunluğu hakkında önemli açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, bahar aylarında hissedilen yorgunluğun etkilerinin sağlıklı beslenmeyle azaltılabileceğini söyledi.

Kış mevsiminden ilkbahar mevsimine geçiş ile birlikte soğuk havalardan sıcak havalara geçilmesi döneminde sık sık yorgunluk şikâyetlerinin olabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, “Kışın sona ermesi ve sıcak mevsim olan bahar mevsiminde, vücudumuzun daha aktif olması gerekirken, dengesiz beslenme veya vitamin eksikliğinden kaynaklı yorgunluk artar.

Bahar yorgunluğu, mevsim dönüşlerinde hissedilen bir takım ruhsal ve bedensel belirtilerdir. Özellikle kış aylarının sona ermesiyle birlikte, havaların ısınması, doğanın uyanması ve havaya salınan bin bir bitki kokusuyla birlikte birçoğumuzun üzerinde bir ağırlık oluşur” diye konuştu.

Bahar yorgunluğundan korunmak için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, şu bilgilere yer verdi;

“Güneşli ve sıcak geçen bahar aylarında hava sıcaklığı, yüksek nem ile bir araya gelince bunaltıcı bir hava olur. Hal böyle olunca da kendimizi yorgun ve bitkin hissederiz. Sabahları uyanmak çok daha zor olur. Bunun yanında çalışırken de bir isteksizlik durumu olur. Burada vitamin eksikliği veya başka bir sorun var mı ona bakmak gerekir.

Aslında her mevsim geçişlerinde, bu gibi durumla karşılaşabiliriz ancak özellikle soğuk havalardan sıcak havalara geçtiğimiz bahar mevsiminde sık sık yorgunluktan şikâyet ederiz. Bu nedenle bahar yorgunluğundan kurtulmak için sağlıklı beslenme çok önemlidir.

Şuan soğuklar halen devam ediyor ancak kış gibi değil. Baharın belirtisi cemreler düştü ve havaların ısınmasını hissetmeye başladık. Doğanın yeniden canlanmaya başladığını da görebiliyoruz. Şuanda bir yorgunluk, uyku hali, enerji düşüklüğü gibi belirtiler ortaya çıkmaya başladı bile. Bu durum karşısında neler yapabileceğimiz ile ilgili yapacaklarımızı şöyle sıralayabiliriz;

KAHVALTI ÖNEMLİ

Bahar aylarında genellikle en çok rastlanılan sabahları yataktan uyanmakta zorlanılır. Güne zinde başlamanın ilk kuralı da güzel bir kahvaltı yapmaktır. Kahvaltıda hafif ama tok tutan besinler tercih etmeli, daha rahata gelen poğaça, börek, pasta yerine hem protein hem de lif açısından zengin besinler tercih ederek vücudumuza daha uzun süren tokluklar yaşatabilirsiniz

Her zaman proteine ihtiyaç duyarız ve protein açısından zengin peynir, yumurta, süt gibi besinler kahvaltının baş tacı olmalı; lif içeriği yüksek tam tahıllı ekmek veya yulaf ezmesi ile tamamlanmalı, vitamin ve mineral için ise domates, salatalık, yeşillikler veya meyve ile zenginleştirilmelidir.

Üstünüze çöken ağırlık metabolizmanızı da yavaşlatacaktır. Yavaşlayan metabolizmanızı en iyi hızlandırma yöntemlerinden biri olarak ara öğün yapabilirsiniz. Ara öğünde meyve tercih edebilir, kahvaltı ve öğle yemeği arasına ekleyebileceğiniz ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler enerjinizi yükseltmeye ve yorgunluğunuzu gidermeye yardımcı olabilir. Ana öğünlerde sebzeyi, ara öğünlerde ise meyveyi tercih edebilirsiniz.

Beslenmede çeşitlilik çok önemlidir. Aldığınız vitamin, mineral ve antioksidan çeşitliliğini arttırarak hem vücut direncinizi arttırır, hem de yorgunlukla baş etmeyi daha kolay hale getirirsiniz.

D VİTAMİNİ ALIN

D vitamini değerleri düşük olan kişilerin, yorgunluğa meyilli olması sık görülen bir durumdur. D vitamininin en iyi kaynağı ise doğal olan güneş ışığıdır. Ayrıca D vitamini mutluluk hormonunun salgılanmasına da yardımcı olur. Güneşin yüzünü göstermeye başladığı bahar aylarında, güneşlenmeye dikkat edin. Ayrıca kandaki D vitamini değerlerine baktırarak gerekli ise takviye de yapabilirsiniz.

YAĞLI VE ŞEKERİ YÜKSEK BESİNLER YORGUNLUK YAPAR

Yağı, şekeri ve kalorisi yüksek besinler anlık mutluluk sağlasa da, bedenimizdeki yorgunluk hissini artırır. Kan şekerindeki dalgalanmalar nedeniyle, hem daha fazla yemek yememize neden olur, hem de yedikçe mutsuzluğumuzu arttırır.

PROBİYORTİKLER ÇOK FAYDALI

Mutluluk hormonlarımızın çoğu bağırsakta bulunan iyi huylu bakteriler tarafından yapılıyor. Bu faydalı bakterilerin sayısını arttıracak beslenme şeklini uygulamak gerekir. Probiyotikler sağlıklı beslenme için çak yararlı olur ve kefir veya ev yapımı yoğurt bu bakımdan bulunmaz bir kaynaktır. Beslenmenize yoğurt ve kefir ekleyerek iyi bakterilerin sayısını arttırın.

SPOR YAPIN

Spor, sağlıklı yaşamın kaynağıdır ve mutluluk hormonlarını arttırır. Günün koşturmacası içerisinde spora hiç vakit yok diyorsanız, sabah biraz erken kalkarak 20 dakikalık hafif yürüyüş yapmanız, sonraki günlerde yataktan kalkmanızı daha kolaylaştıracaktır. Bunu yapamıyorsanız gün içerisinde 20 dakikadan fazla yürüyüş yapmaya gayret edin. Günlük 10 bin adım atmayı unutmayın.

YAŞAM KAYNAĞI SU

Su, hayatımızın en önemli ve ihtiyaç duyduğu önemli bir gereksinimdir. Günlük 2-2,5 litre su tüketmek gerekir. Fakat kafein içeren gıdaların aşırı tüketiminden kaçınılması gerektiği unutulmamalıdır. Bunlar yerine metabolizmayı hızlandıran yeşil çay, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren kuşburnu çayı gibi bitki çaylarını tercih edebilirsiniz. Ayrıca tuza dikkat! Aşırı tuzun vücutta ödem yapacağı ve yorgunluk hissini arttıracağı unutmayın.

İDEAL KLİNUZU KORUYUN VE İYİ UYUYUN

Beden kitle indeksi dediğimiz kilonuzun boyun karesine (kilo / boy 2) oranı ile elde edilen değerin yaşınıza ve cinsiyetinize uygun olup olmadığını kontrol edin. Kilo kontrolü her zaman önemlidir.

Düzenli ve sağlıklı uyku vücudun kendini yenilemesine yardımcı olur. Günlük 6-8 saat uyku vücudun yeni günü daha enerjik karşılamasını sağlar. Çok geç saatlerde yatmamaya özen gösterin.”

BAYRAM BULUT

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER