banner6

Soğuk günlere hazır mıyız?

Kış mevsimine yaklaştığımız şu günlerde havalarda yavaş yavaş soğumaya başladı. Bu yıl pandeminin de halen devam etmesi ile birlikte grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi üst solunum hastalıklarıyla benzer belirtiler vermesi ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Soğuk günlere hazır mıyız?

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Kış mevsimine yaklaştığımız şu günlerde havalarda yavaş yavaş soğumaya başladı. Bu yıl pandeminin de halen devam etmesi ile birlikte grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi üst solunum hastalıklarıyla benzer belirtiler vermesi ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Hem korona (Covid-19) pandemisi, hem de soğukların hâkim olduğu şu günlerde sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın da önemli olduğunu söylüyor.

Gazetemize bu konuda önemli açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, “Artık sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Her ne kadar gündüzleri sıcaklıkların etkisi devam etse de, geceleri bunun tam tersi soğukları görmeye başladık.  Gece-gündüz arasındaki yüksek sıcaklık farkı sağlık bakımından daha riskli olabilir. Çünkü halen sıcak yaz günlerinin etkisiyle ince kıyafetleri tercih ediyor ve bunun da bizi hasta edebileceğini düşünüyor muyuz?” Dedi.

Sağlık beslenerek bağışıklık sistemimizi güçlendirip kışa hazırlıklı girmenin önemine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, şu önerilerde bulundu;

“Sağlıklı yaşamın kaynağı, sağlıklı beslenmeden geçer. Bu bir gerçek ve bunu unutmamak gerekir. Sonbahar mevsimi ile birlikte bir yandan gündüzler kısalırken, öte yandan sıcaklıklarda düşüşler olmaya başladı.

Bildiğiniz gibi zaten sonbahar mevsiminde en çok karşılaştığımız sağlık sorunu grip, nezle gibi üst solunum enfeksiyonları.. Ayrıca bu yıl bun ek ayrı bir sorunumuz daha var. Korona (Covid-19) pandemisi..

Evet! – Geçtiğimiz 2019 Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve Dünya genelinde korkuya neden olan Corona virüsün pandemisi halen devam ediyor ve henüz kesin bir çözüm yok. Aşı çalışmaları, ilaç vs. çözüm arayışları devam ederken, bu kapsamda salgını kontrol altına almak için gerekli tedbirler alınıyor.

Yapılan incelemelere göre covid-19 virüsünün belirtileri ile grip, nezle, soğuk algınlığı gibi üst solunum enfeksiyonlarının belirtileri de benzer.. Yani bu yıl kış mevsiminde daha dikkatli olmak gerekiyor. İşte Kış mevsimine yaklaştığımız şu günlerde soğuyan havalarla birlikte grip, nezle, soğuk algınlığı gibi gribal enfeksiyonlardan kaynaklı hastalıkların yanında vücut direnci de iyice azalmaya başlar. Burada sağlıklı beslenmeye daha fazla dikkat etmek gerekiyor.

Soğuk havalarda hareketsizlik ve beslenmede günlük alınan kalori miktarındaki artış, istenmeyen kilo artışlarına da neden olabilir. Ayrıca Kış aylarında soğuk havalardan dolayı metabolizmamız yavaşlar. Bu durumda 3 ana öğün ve 3 ara öğün kuralına dikkat edersek, metabolizmamızı hızlandırmaya yardımcı oluruz. Tabi beslenmede tüketeceğimiz gıdalarda çeşitliliğe önem vermeliyiz.

Güçlü bir bağışıklık sistemi ile kış aylarını daha rahat atlatabiliriz. Bağışıklık sistemimiz bizleri mikrop diye belirttiğimiz bakteri, virüs ve parazitlerin zararlarından korur. Vücut için zararlı olan organizmaların vücuda girmesini önler ve girer ise yayılmalarına engel olur.

Kısaca vücut için zararlı olan organizmalara karşı gösterdiği savunma mekanizmasıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesidir. Besin öğelerinin vücudumuza yeterli ve dengeli miktarda alınması, kilo kontrolü, düzenli ve ağır olmayan bir egzersiz bu yaşam tarzının temel koşulları olmalıdır.

Beslenmeye dikkat etmeli ve tüketimlerimizde çeşitliliklere yer vermek yararlı olacaktır. Yani ara öğünlerde mümkün olduğunca her besin grubundan çeşitlilik sağlamak bağışıklığımızı kuvvetlendirip hastalıklara karşı korumaya yardımcı olmasının yanında, kilo kontrolüne de yardımcı olacaktır.

BOL SEBZE VE MEYVE TÜKETMELİ

Aslında bol meyve ve sebze tüketmek her zaman tavsiye ettiğimiz önemli bir konudur. Bunlarla vücut savunmamızı güçlendirecek ve vücut savunmasını güçlendirmek de bizi koruyacaktır. Burada özellikle C vitamini içeren sebze ve meyvelerin antioksidan özelliklerinden faydalanmak için öğünlerde, çeşitli yeşilliklerde hazırlanmış bol salata tüketmek çok yararlı olacağını söyleyebilirim.

Soğuk havalarda vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve tüketimi de önemli. Vitaminlerin sebze ve meyveler içerisindeki dağılımı değişiktir. Tek bir sebze ve meyveyi sık tercih etmek yerine çeşitlilik sağlanması en doğru yöntem olacaktır.

C VİTAMİNİ

C vitamini özellikle soğuklarda sağlığımız açısından çok yararlı bir vitamindir. Soğuk günlerde, ara öğünlerde C vitamini açısından zengin olan meyveleri tercih edin. Portakal, mandalina, greyfurt ve kivi C vitamini bakımından zengin ve tercih edilebilir. Bu meyveleri meyve suyu olarak da tüketebiliriz. Önemli olan bir konu da meyveler kesildiği andan itibaren C vitamini miktarı azalmaktadır. O nedenle meyvelerin kesildikten sonra hemen tüketilmesi daha doğrudur.

MEYVELERİ POSASI İLE TÜKETMEKTE FAYDA VAR

Meyvelerin posalı olarak tüketilmesi besleyiciliği açısından daha faydalı olur. Meyve suyu şeklinde tüketimi posa alımını azalttığı için, bağırsak hareketleri yavaş olan kişilerin posa alımını arttırmak açısından meyve olarak tercih etmesi metabolizmayı hareketlendirmesi açısından daha sağlıklı olacaktır.

KURU YEMİŞLER

Kış aylarında yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için ara öğünlerde kuruyemiş tercih edebilirsiniz. Ara öğünlerde meyve tercih edilebileceği gibi fındık, ceviz, badem gibi kuru yemişler tercih edilebilir. Çünkü bu kuruyemişlerde bolca bulunan E vitamini bağışıklığınızı kuvvetlendirecektir.

EGZERSİZ YAPIN

Kış aylarında hareketsiz kalmak, vücut kilo endeksimizin artmasına neden olabilir. Bunun için vücut ağırlığının kontrolünün sağlanmasında en önemli unsur hareketli olmaktır. Özellikle havanın güneşli olduğu günlerde dışarıda yapılacak yürüyüşler sağlık açısından çok yararlı olacaktır. Eğer hava şartları nedeniyle dışarı çıkamıyorsak, imkân varsa ya bir spor salonunda, ya da evde yapılabilecek basit egzersizler tercih edilebilir.

SU OLMAZSA OLMAZIMIZ

Su yaşamımız için olmazsa, olmazımızdır. Su hayattır. Su, vücut ısısını dengede tuttuğu gibi, vücuttan toksinlerin atılmasına da yardımcı olur. Bu nedenle günlük su tüketimini 2 litrenin altına düşürmemekte fayda vardır”

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER