Seher vakti evin kapısını açık bırakmak rızkı artırır inancı doğru mu?

Seher vakti evin kapısını açık bırakmak rızkı artırır inancı doğru mu?

       Seher vakti, dinen rızıkların dağıtıldığı vakittir. Bu dağıtma işlemi sırasında insanın o saatte uyanık bulunması ve bu dağıtılan rızıktan bol nasiplenmesi için kişinin hem uyanık olması hem de rızkı elde edebilmek için çalışması tavsiye edilir.

       Seher vaktinde ayakta olmak yani uyumamak bir nevi o vakitte dağıtılan rızkı istemek için bir duadır.

       Ancak İslam itikadında seher vaktinde dağıtılan rızkı elde etmek için kapının, pencerenin açık bırakılması inancı yoktur. Bilakis bu bir hurafedir.

       Zira rızık insanın çalışmasına bağlı olarak ve sebeplere müracaat etmeye göre dağıtılmaktadır. Ayrıca seher vaktinde kapıyı, pencereyi açık bırakmak hırsızlara davetiye çıkarmaktır ki daha fazla rızık elde edeyim derken kişi eldeki malından da olabilir.

 

Eski toplumlarda da oruç ibadeti var mıydı?

      Oruç, namaz, zina, adam öldürme gibi ibadet ve yasaklar bütün peygamberler döneminde vardır. Oruç ibadeti  de Hz. Peygamberin ümmetinden önceki ümmetler döneminde de vardı ve farzdı.

     Nitekim Kur'an-ı Kerim'de orucun bizden önceki ümmetlere ve şimdi de bize farz olduğunu ifade eden ayet: "Ey iman edenler oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı." (Bakara 183) vardır.

     Dolayısıyla oruç ibadeti sadece Hz. Muhammed’in ümmetine farz kılınmamıştır. Daha önceki toplumlara da farz kılınmıştır.

 

Kişi yanlışlıkla kılacağı vakitten başka vakte niyet etse bu namaz geçerli olur mu?

        Kişi yanılarak kılacağı vaktin dışındaki bir vakte niyet etmişse namazına bir zarar gelmez o namaz geçerlidir. Böyle niyet etse dahi namazını bozmamalıdır. Çünkü bilerek değil bilmeyerek ve yanılarak niyet etmiştir. Mesela kişi öğle namazını kılacağı vakitte ikindiye niyet etse ama namaza gelirken öğle namazı diye seccadenin üzerinde durursa bu namaz geçerlidir. Çünkü kalbindeki niyet öğledir.

      Velev ki dille ikindiye niyet etse de asıl niyeti kalpte olan niyettir. O da vaktin yani öğlenin niyeti olduğu için bu namaz geçerlidir.

 

Ölen kişinin taziyesi üç gün yapılmak zorunda mı?

      Taziye, ölünün yakınlarının üzüntüsünü paylaşarak, onları teselli edici, rahatlatıcı sözler söylemektir. Bu da dinimizce tavsiye edilen bir görevdir. Nitekim Hz. Peygamber, cenaze yakınlarına taziyede bulunmayı tavsiye etmiştir.

      Bu taziyenin süresi de üç gündür. Ölü yakınlarının acılarını tazelememek için, taziye üç günden sonraya bırakılmamalıdır. Ancak kişi üç gün içerisinde taziyesini bildirme imkanı bulamamışsa üç günden sonra da baş sağlığı dilemek ve taziye dileklerini sunmak için ölü sahiplerinin evine gidip taziyesini bildirebilir.

 

Günün Ayeti

Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız.

 

Günün Hadisi

Üç kişi için melekler istiğfar eder: İlim öğreten, ilim öğrenen, cömert olan.

 

Günün Sözü

Başarı hiç bir zaman tesadüf değildir. Başarılı olanlar, herşeyden önce ona inananlardır.

 Dominique Glocheux

 

Günün Duası

Allah’ım senden şifa bizden dua bekleyen kardeşlerimize şafi isminle şifa ver.

 

Bunları biliyor muyuz?

Vera nedir?

    Korunma, sakınma, şüpheli şeylerden kaçınma, mubah ve mekruhlarda bile titiz davranma demektir. Hz. Peygamber de kişinin gereksiz şeyleri terk etmesinin o kimsenin İslam’ın güzelliğinden olduğunu belirtmiştir.

 

Günün Nüktesi

Çocuğuna hiç beddua ettin mi?

Adamın biri Abdullah b. Mübarek’e gelerek, çocuğundan şikâyet eder. Abdullah:

–Çocuğuna hiç beddua ettin mi? diye sorar. Adam:

–Evet, ettim, deyince, Abdullah:

–Çocuğun ahlakını sen bozdun, buyurur.

 

YORUM EKLE