Barut, Gübre Takip Sistemi'ndeki krize acil çözüm istedi

Barut, Gübre Takip Sistemi'ndeki  krize acil çözüm istedi

ADANA (İLKHABER) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarımsal amaçlı piyasa sürülen gübrelere DNA markör, barkod ve karekod uygulaması şeklinde ortaya çıkan Gübre Takip Sistemi'nde (GTS) yaşanan krize acil çözüm üretilmesini istedi.

 

"BİR FİRMANIN MENFAATİ GÖZETİLİYOR"
GTS'de yanlış uygulamalar nedeniyle gübre sektörü ve üreticilerin büyük bir çıkmaza girdiğini anlatan Ayhan Barut, "El yapımı patlayıcıların takibi amacıyla ortaya çıkan sistem ne yazık ki tek bir firmanın kazancı üzerine kurulmuş, gübre üreticileri ve çiftçilerimiz için kaosa neden olmuştur. Tarımsal üretimimize, gübre sektörü ve üreticilerimize gereksiz yere büyük yük oluşturan bu yanlışların artın sona ermesini, sadece bir firmanın menfaatini gözeten sistemdeki arızanın yok edilmesini istiyoruz" dedi. Gübre üreticileri ve sektörü ile çiftçilerin büyük tepkisini çeken uygulamayla ilgili daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Araştırma Önergesi sunan CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, can yakan sorunun çözümü için mücadelesini sürdürüyor. Türkiye'de tarımsal amaçlı piyasaya arz edilen gübrelerin izlenmesine yönelik tebliğin değiştirilmesini isteyen Barut, büyük krize yol açan uygulamanın bakanlık, gübre üreticileri, sektör temsilcileri, çiftçiler ve uzmanların katılımıyla yeniden ele alınmasını talep etti.
"TEBLİĞ TÜM ÜRÜNLERİ KAPSIYOR"
Tarımsal gübrelerde DNA markör, barkod ve karekod uygulaması şeklinde ortaya çıkan GTS'nin el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan ürünlerin takibi için güvenlik birimlerinin isteği üzerine kurulduğunu hatırlatan Ayhan Barut, şöyle devam etti:
"Bakanlık, güvenlik birimleri, sektör temsilcileri ve konuyla ilgili sivil toplum kuruluşu yetkililerinin de katılımıyla yapılan toplantılarda GTS'de temel amacın el yapımı patlayıcıların takibi olduğu belirtilmiştir. Fakat gübrelerin takibi ile ilgili tebliğ el yapımı patlayıcı yapımında kullanılmayan, yani tüm ürünleri kapsayacak şekilde çıkmıştır. 6 Nisan 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğ, tarımın en önemli paydaşlarından olan gübre sektörünü kaosa sürüklemekte, çözümü uzun zaman alacak sorunlar oluşturmaktadır. Tebliğin çıkış noktası el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan nitrat bazlı gübrelerin takip edilmesi olmasına rağmen yönetmelik tüm gübreleri kapsayacak çıktığı için büyük bir kriz yaşanıyor."
"TEK FİRMAYA YÜZ MİLYONLARCA LİRA ÖDENİYOR"
Gübre Takip Sistemi (GTS) ile ilgili yaşanan sorunlara dikkat çeken Ayhan Barut, şunları söyledi:
"Türkiye'de ortalama yıllık 5.5 milyon ton tarımsal gübre tüketimi var. GTS ile ilgili tek yetkili olan özel firma 50 kilogramlık ambalajlı ürünlerde ton başına DNA için 59 lira, yine 50 kilogramlık ambalajlı ürünlerde barkod için de 16 lira alıyor. Bu nedenlerle GTS'nin maliyeti oldukça yüksektir. Sistem A tipi ve B tipi diye iki farklı şekilde gübrelere uygulanmaktadır. Türkiye'de satılan gübre miktarları ve sistemin birim maliyetleri üzerinden hesap yapıldığında yıllık maliyet 300 milyon lira civarındadır. B tipi uygulama geçici bir uygulama olup 2 yıl erteleme sonunda tüm ürünler A tipi olarak değerlendirildiğinde maliyet 600-700 milyon liranın üzerinde olacaktır. Üreticilerimize yıllık 540 milyon lira gübre desteği verilirken, GTS için tek bir firmaya sağlanan bu ayrıcalık dikkat çekicidir. Üstelik bu tek firmanın teknik servis yetersizliği ve sistemin sürekli bozulması nedeniyle gübre üretim kapasiteleri yüzde 25 oranında düşüyor ve gübre üreticileri için ekstra maliyetler oluşuyor. Bu maliyet artışı da ister istemez üreticilere ayrı bir yük olarak yansıyor. Çiftçiye verilen destekten daha çok paranın tek bir şirkete ödenmesi bile olayın boyutunu ortaya koyuyor. 2017 yılında 6.7 milyon tonluk gübre satışı 2018 yılında 5.3 milyon tona gerilemiştir. Çünkü oluşan yük nedeniyle gübre kullanımı azalmış, üretimde verim ve kalite kaybı yaşanmıştır. GTS işinde tek bir firma zengin edildi. Bu şirketle yapılan sözleşmenin kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz."
"PATLAMAYAN ÜRÜNLER DE YASAKLANIYORSA BİR KUŞKU OLUŞUYOR"
GTS ile birlikte patlama özelliği bulunan amonyum nitrat gübresinin satışının yasaklandığını ancak patlama özelliği olmayan ürünlerin de yasak listesine alındığını ifade eden Ayhan Barut, şunları kaydetti:
"GTS ile birlikte amacın dışına çıkılarak yasak kapsamının genişletilmesi bu alandaki tek olan firma için ticari bir kaygı gözetildiği kuşkusunu oluşturuyor. Çünkü amonyum sülfat gibi ülkenin topraklarına faydalı bir gübrenin yasak kapsamına alınması ancak bu şekilde izah edilir. Bin 200 civarında lisanslı firmanın bulunduğu sektörde tek bir yüklenici firmanın kazanç sağlayarak mutlu olması kabul edilemez. Zaten uzun zamandır büyük sorunların yaşandığı ekonomik ortamda bu maliyetler ve sorunlar gübre firmalarını daha da zora düşürüyor. GTS'de tek bir yüklenici firma olma avantajını kullanan özel firmanın her geçen gün sistemin satış şartlarında zorluklar çıkarması, kendi lehine şartlar geliştirmesi ve sektörü zorlayan tavır sergilemesi işleri daha da çıkmaza sokuyor. GTS'de kapsam dışı olan ihracata giden ürünlerin dahi tebliğe dahil edilip verilerin tüm detaylarıyla sisteme girilmesinin istenmesi, kimsenin ulaşamadığı verilere kolaylıkla ulaşmak istemesi, firmaların mahrem bilgilerinin ele geçirilmesiyle ne amaçlanıyor? Özel bir şirket tarafından toplanan tarımsal verilerin güvenliğini kim nasıl sağlayacak, ihracat ürünlerinin sisteme dahil edilmesinde kimin kazancı olacak? Bu sorulara mantıklı yanıt verilmiyor.
RİSKLERİ AKTARDI
Bitki koruma ürünlerinde uygulanan, daha kolay ve ucuz bir sistem varken gübreler için neden daha karmaşık ve pahalı bir sistemin tercih edildiğini sorgulayan Ayhan Barut, şunları vurguladı:
"Bu sistem ile gübre reçeteleri yazılacağı belirtiliyor. Yetersiz ve yanlış gübre kullanımı başta olmak üzere bir çok etmenden kaynaklı ülkemiz tarımında birim alanda verim ve kalite düşüklüğü yaşanmaktadır. Hal böyleyken her üründe çiftimize doğru reçeteyi yazmak önem arz etmektedir. Gübre tavsiyesi yapmadan önce toprak analizi, yetiştirilecek ürünün bitki besin maddesi istekleri, bölgenin iklim ve sulama şartları, sulama şekilleri ve hedeflenen verim gibi bir çok veri toplanarak uzmanlar tarafından reçete yazılmalıdır. GTS bu verileri nasıl elde edecek, neye göre reçete yazacaktır? El yapımı patlayıcı kapmasındaki ürünlerin takibi için kurulacak kamera sisteminin 15 bin civarında satış noktasına uygulanmasının yıllık maliyeti 40 milyon lira civarındadır. Bu ürünleri satmayan bayi sayısı çoğunluktayken hepsine uygulanmasının mantığı nedir? Ayrıca DNA markörün oluşturacağı olumsuzluklar tam olarak ortaya konmuş mudur? Fazlasıyla dışa bağımlı olan sektörde bir çok yabancı firma ülkeden yaşanan zorluklardan dolayı çıkarsa veya son zamanlarda artan gübre ihracatımız sistem nedeniyle kaos yaşarsa çözümü zorlaşacak sorunlar ile karşı karşıya kalacağız."
"YERLİ DENİLEN SİSTEM ÇALINTI MI?"
Yerli ve milli olarak duyurulan GTS'nin yabancı ve çalıntı olduğu yönünde iddiaların ortaya atıldığını aktaran Ayhan Barut, şöyle konuştu:
"SafeTrace isimli bir firma, gübre sektöründeki firmalara bir ihtarname göndermiştir. Bu ihtarnamede kullanılan ve yerli olarak duyurulan sistemin kendisine ait olduğunu , bu sistemi kullanan firmaların suç işlediğini belirtmiştir. Yerli ve milli olan sistem acaba yabancı ve çalıntı mıdır? Tarım ve Orman Bakanlığı GTS ile ilgili hangi firmayla ve kimle sözleşme yaptığını açıklamalıdır. İhtar çeken firma sistemin kendisine ait olup kopyalandığı, kopyalanan sistemin ise güvenlik ve kalite kriterlerini sağlamayacağını iddia ediyor. Acaba çalışmayan bir sisteme mi para ödüyoruz ? Aynı firma sistemdeki makinelerin tekniğe uygun olmadığını, hayati tehlike yaratan yangın veya patlamalara sebep olacağını, uygulamadaki makinelere el koyma hakkı olduğunu söylüyor. Gübre sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, bu durumda suç işlemeye mi teşvik edilmiş oluyorlar?"
"DAHA UCUZ VE KOLAY BİR SİSTEM KURULABİLİR"
Terörle mücadelede herkesin üzerine düşeni yaptığını ve yapmaya devam edeceğini, bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını bildiren Ayhan Barut, şunları belirtti:
"Ancak terörle mücadele gibi konunun hassasiyetinden faydalanmak isteyen varsa ona da sonuna kadar karşıyız. Tek bir yüklenici firma tarafından yapılan bu sistem maliyetlidir ve kolay uygulanabilir değildir. Ülke tarımına hiçbir katkısı yoktur. Ortada yerli ve milli bir durum da yoktur. Çok daha ucuz yazılımla mevcut kullanılan sistemlere entegre edilerek çözümler oluşturulabilir. Bu işten sadece yüklenici firma avantaj sağlıyor. GTS adı altında daha ucuz, daha kolay uygulanabilir bir sistem kurulabilir. Bu sağlanırsa gübre sektöründeki firmalarımız rahatlar, maliyetler düşeceği için çiftçilerimiz en azından gübre konusunda biraz desteklenmiş olur. Sistemde tek firmaya değil bu işi yapan başka firmaların da devreye girmesiyle oluşacak rekabet ortamında hem gübre sektörü, hem bakanlığımız ve üreticilerimiz kazançlı çıkar. Tarımsal üretimimize, gübre sektörü ve üreticilerimize gereksiz yere büyük yük oluşturan bu yanlışların artın sona ermesini, sadece bir firmanın menfaatini gözeten sistemdeki arızanın yok edilmesini istiyoruz."

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER