banner6

“Yabancı sınırlaması takımları baltalıyor”

Ligde yabancı kuralına dikkat çeken Adana Demirspor Kulüp Başkanı Murat Sancak, “Sahada hangi oyuncunun nerede oynayacağına bırakın da hoca karar versin. Bu yabancı sınırlaması, takımları baltalıyor. 14 yabancı kuralını kaldıracaksanız kaldır. Ancak 11 yabancı olsun. Gerekirse 11 yabancı oyuncuyu da oynatabilelim. Bu sistem yeniden gözden geçirilmeli” dedi.

“Yabancı sınırlaması  takımları baltalıyor”

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHABER) - Ligde yabancı kuralına dikkat çeken Adana Demirspor Kulüp Başkanı Murat Sancak, “Sahada hangi oyuncunun nerede oynayacağına bırakın da hoca karar versin. Bu yabancı sınırlaması, takımları baltalıyor. 14 yabancı kuralını kaldıracaksanız kaldır. Ancak 11 yabancı olsun. Gerekirse 11 yabancı oyuncuyu da oynatabilelim. Bu sistem yeniden gözden geçirilmeli” dedi.

Sancak, “Diyelim ki, ilk 11’de sahaya çıkan Yunus sakatlandı, yerine Akintole’yi sahaya almak istiyorsun ama 8+3 yabancı kuralı var, onu sahaya sürmek için 2 oyuncuyu değiştirmek zorunda kalıyorsun. O zaman da takımın tüm düzenini bozuyorsun. Bu sistem doğru değil.

Şenol Güneş Hoca’nın isteği doğrultusunda bu yabancı kuralı bu şekilde oldu. Şimdi Şenol Hoca, yarın bir takım çalıştırsın da o zaman görelim bakalım. 3 yerli oyuncu kuralıyla kendisi ne yapacak? Abdullah Avcı da Fatih Terim de zorlanıyor. Bizim hocamız da zorlanıyor. Bazen 4 yerli oyuncuyla sahaya çıkmak zorunda kalıyor. Nedenini sorduğumuzda da; ‘Birini çıkarttığımda yerine yabancı oyuncu alabileyim’ yanıtını veriyor. Haklı da. O yüzden Federasyon’a sesleniyorum; lütfen bu sınırlamayı kaldırın. 20 Süper Lig takımı bu kabul etmiyor, istemiyor. TFF de buna uysun artık. Bu çağrıyı zamanında da yapmıştık. Doğru değil çünkü. Yaşadıkça zorlukları daha iyi anlıyorsun. Değişiklik yaparken hocalar zorlanıyor” diye konuştu.

Bu sezon kaleciden yana sıkıntı yaşadıklarını belirten Sancak, “Maalesef, iyi bir yerli kaleci bulamadık. Kaleciden yana sıkıntı yaşadık. Ferhat da elinden geleni yaptı, ancak iyi bir yerli kalecimiz olsaydı ligde 5-6 puan daha fazla alırdık. Ocak ayında devre arası transfer döneminde iyi bir kaleci bulamazsınız ki. Böyle bir şey söz konusu değil. Muric iyi bir kaleci, kötü değil ama niye oynatamadık? 3 yerli oyuncu oynatma zorunluluğundan dolayı” diye konuştu.

FATİH TERİM’İN ADANA DEMİRSPOR’A BORCU VAR

Fatih Terim hakkında da konuşan Sancak, “Fatih Terim, kalender ve iyi bir adam; özgüveni yüksek bir adam. Ayrıca bir Adanalı olmasının yanında toplumun beğeni ve de sevgisini kazanmış bir teknik adam. Bu anlamda baktığımızda bizi temsil eden tek kişi de Fatih Terim. UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı alacak ya da ikinci teknik direktörü bekliyoruz ya da Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldıracak Türk hocayı..

Ben onu, o da beni sever. Hırslı bir insanın sinirli hareketleri ve tepkileri de olabilir. Bunları bir bütün olarak ele alıp, bir insanı sadece yaptığı bir hareketle değerlendirmemek lazım. Fatih Terim bir ekol. Türkiye ve Galatasaray’ın ona bir minnet borcu var. İnşallah bundan sonra da iyi hocalar çıkar. O zaman Fatih Terim’den de başka insanları da konuşabiliriz.

Takımlarda oynayan oyuncuların, formasını giydiği o kulübe bir borcu var. Buradan Fatih Terim’e mesajım olsun; Adana Demirspor’a borcun var. Adana’ya biraz daha fazla ilgilenip, desteklesin. Yunus’u istedik verdi ama bazen Galatasaray’dan bir oyuncu istediğimizde bu konuda çok zorlanıyoruz. Bu noktada biraz yardımcı olmalı.

Yunus’u çok sevdiğimiz için istedik. Onu oğlum gibi severim, o da beni baba olarak görür. Ondan çok daha iyisini alabilecek gücümüz de vardı ama kendisi buraya gelmek istiyordu. Biz de onu almak istiyorduk ve biraz uzadı ama oldu. Bonservisini istedik ama vermek istemediler. O’nun için Galatasaray’a 300 bin Euro kiralama bedeli ödedik. Az para değil. Yeri ve zamanı gelince bonservis meselesini yeniden oturup konuşuruz. İlk sezon bedava almıştık ama baktılar Adana Demirspor biraz paralandı; o zaman da 300 bin Euro verdik” sözlerine yer verdi.

Sezon başında yaptığı teknik direktör değişimi hakkında da ise, “Teknik direktörün kariyerli ve işi bilmesi önemli.. Şimdi düşünün; bir başkan, hocayla birlikte takımı kuruyor. İşi erbabına bıraktıktan sonra hocanın işine karışmak doğru değil ama bazen fikir birliğine varmak, istişare etmek sünnettir.

Bugüne kadar çalıştığım teknik adamlara maç öncesi kurdukları kadroyla ilgili olarak hiçbir müdahalede bulunmadım. Prensip olarak da karışmam. Kadroya müdahale edip, yenildiğiniz zaman da vicdanen ben rahatsız olurum. Ama benim yaptığım bir şey var; maçtan sonra hocayı çağırıp, bir başkan ve de seyirci gibi o maçın kritiğini yaparım. Bir söylerim uymaz, iki söylerim uymaz, üç söylerim uymaz ama netice itibariyle kalem bende yollarımı ayırırım.

Montella’nın beni etkileyen yönü; Adana’ya gelip önce bizi tanımak istedi. Bir saat oturup sohbet ettik. Ona dedim ki; ‘Maçtan önce kuracağınız kadroya hiçbir şekilde karışmam. Kimsenin karışmasına da müsaade etmem. Ama maçtan sonra oturup, kendi fikirlerimi dile getiririm’  dedim. O da bana; ‘Ne demek başkanım, isterseniz maçtan önce de bu sohbeti yapabiliriz. Ne kadar konuşursak; doğru yolu o kadar çabuk buluruz. Benim için fikirleriniz önemli’ yanıtı verdi.

Dedim ki, bu adamın egosu yok. Milan, Roma, Sevilla, Fiorentina’yı çalıştıran, bu kadar kariyerli bir hoca bunu söylüyorsa bu benim için çok önemli. Bütün her şeyin kararını başkan verecek ama tüm sportif kararları hoca verecek ve de yanlış yapacak, siz de buna müsaade edeceksiniz. Öyle bir dünya yok. Benim yönetim anlayışımda böyle bir dünya yok.

Samet Hoca, Adanalı ve Adana’nın bir evladı. Şimdi açık konuşalım. Samet Hoca’ya parasını vermeseydik gelir miydi? Elbette ki gelmezdi. Birbirimizi kandırmaya gerek yok gelmezdi. Parasını verirsen gelir, vermezsen gelmez. Fatih Terim’e; ‘Adanalısın, gel bedava çalış’ dersen gelmez. Hayatın gerçekleri bunlar” dedi.

Son dönemlerde yapılan hakem eleştirileri hakkında ise, “Türkiye’de bir hakem sorunu var, yok değil. Mesela Fenerbahçe ile oynadığımız maçta Lucas Castro’nun pozisyonu net penaltıydı ama hakem vermedi. Antalya maçında skor 1-1 iken, bir gol atılıyor ama hakem ‘ofsayt’ veriyor, ‘VAR’dan çağırıyorlar ve ekranda da ‘ofsayt yok’ diyor. Hakem o pozisyonu izlemesine rağmen, kararında ısrar ediyor ve ofsayt diyor. Başakşehir maçında ‘son dakika penaltısı’. Göksel Gümüşdağ ile birlikte seyrettik, o da; ‘Penaltı değil’ dedi ama hakem, ‘VAR’da izleyip pozisyona penaltı kararı veriyor. Yapmayın ortada bir emek var; emeğe saygı gösterilmeli.

Hakemler de insan, onlar da hata yapabilir ama baskı altında olmamalılar. Başakşehir’den mi korktun da penaltıyı verdin? Olmaz. Camialarda korkmayacaksın, gördüğünü çalacaksın. Ne benim için ne de başkası için de olmasın. Haksız bir penaltıyla ligde kalacaksam verilmesin ligden düşeyim. Bunun hesabını veremem. Vebali neden benim boynumda kalsın? Hakemlerden rica ediyorum. Bugüne kadar hiçbir hakemle ilgili açıklama yapmadım. Onlarda insan ve hata yapabileceğini bilen biriyim ama biraz daha dikkatli olmalılar. Biraz daha  duyarlı olmalılar. Seyirci, takıma bakmadan maçları yönetmeliler” ifadelerini kullandı.

İLKHABER GAZETESİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner42